Vakit geldi. Gitmek gerek artık
Gitme vakti geldiğinde
Sessiz bir rüzgar eser içinde
Geride kalan hayattır artık
Senin için.
   6 Nisan 2008, Pazar 14:23 Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Gitme vaktiği geldiğinde biraz hüzün vardır
Ve
Zor gelir söylemek 'Hoşçakal'
Geride bıraktığına bakarsın sessizce
Ve her ayrılık derin bir iz bırakır yüreğinde
Zaman gelmiştir artık
Yükünü almışsın sırtına
Bütün sevdiklerin yüreğinde
Geride sadece
Zaman
Vakit gelmiştir artık
Yelkovanla akrebin son tangosunu izlerken
Yanına aldıkların vardır sadece
Ve son bir kez bakarsın
Her sabah günaydın dediğin insanlara
Ve son bir kez koklarsın
Her sabah içine çektiğin havayı
Ve bir damla gözyaşı akar sessizce yanağından
Vakit gelmiştir artık
Yılların yorgunluğunu bırakıp yeni bir ben olmak
Yeniden doğmak
Yeniden başlamak
Ve
Her gün doğan güneşi görmek…

Keyifli bir Pazar dileğiyle…

Koparılmış fırtınalar

Bir bavul dolusu fırtınaydı, ayrılığın rüzgarı.
Geride bırakılan yıkılmış fidanlar.
Yaşlanmış ağacın dallarından tutarlar.
Çıldırmışçasına yüzünü yalar, ayrılık rüzgarı...

Eller kirlenmiştir artık, terlemiştir ayalar.
Ümitler dağılmıştır o yana, bu yana.
Süpürür ayrılık rüzgarı, dertleri ve ümitleri.
Öteler, alıp götürür uzaklara.

Bir bavul içinde toplanır, ayrılık rüzgarı.
Açıldığında koparılmıştır fırtınalar.
Bir şal dolamasında yaşanır, ayrılık rüzgarı.
Gizlenmek isteyen kalp atışlarında...
Çekip gidilirken görülmeyen, ufuksuz akşamlarda...
Sebepsiz savrulan, ağzı bozuk haykırışlarda...

Yağlanmamış kapı menteşesine gizlenmiştir fırtınalar.
Unutulmayan anahtar fırlatışlarında yaşanır rüzgar...
Unutulur geride bırakılan rüyalar...
Kavrulur, ateşler içinde kuruyan umutlar..

Kapı önünde çıkarılır, ayrılık rüzgarı.
Giyildiğinde sürülmüştür tüm çamurlar...

    24.02.2007  16:00     Kamil Çağlar

Zoraki tebessüm

Zoraki tebessümler
zoraki ayrılık,
serzenişim kendime.
dayanıyorum işte
kolay değil ayrılık
bayrağımın arkasında...
 
Ersu Malkoç

Ayrılık

Sen çoktan unuttun belki de beni
Aklımın ucunda yoktu ayrılık
Vurulup ölmemiş yılan misali
Tüm zehrini bana döktü ayrılık

Gayri bu ellerde duramaz oldum
Hayalini bile kuramaz oldum
Bir adim öteyi göremez oldum
Akşam sisi gibi çoktu ayrılık

Bunca yıl hasretle sınadı beni
Öz be! Öz kardeşim kınadı beni
Kimisi diyormuş bunadı beni
Felaket pimini çekti ayrılık

İstersen cahil ol istersen alim
Kalmadı savunma yapacak halim
Her bahse girerim kanlımdan zalim
Canımın talibi çıktı ayrılık

Her yolu aşılmaz sura çevirdi
Her damla yaşımı kora çevirdi
Mektubun üstünde nara çevirdi
Ocağıma incir dikti ayrılık

Bağladı gözümü göremiyorum
Elimde kelepçe çözemiyorum
Ayağım pranga gidemiyorum
Zindana katıksız tıkti ayrılık
  Nuh Karagoz

Ah ulan ayrılık gözü kör olsun

İçime dert oldu çekip de gitmen
Ah ulan ayrılık gözü kör olsun
Yakıştı mı sanki dertlere itmen
Ah ulan ayrılık gözü kör olsun

Coşturmuyor artık şarkılar beni
Kadere küsersem yargılar beni
Hasret zalim oldu kargılar beni
Ah ulan ayrılık gözü kör olsun

Her yerde gözlerim arıyor seni
Sadece yüreğim görüyor seni
Gönül bu dinlemez soruyor seni
Ah ulan ayrılık gözü kör olsun

Gönül dürbününde mercek olursun
Hayali aşarım gerçek olursun
Renklerin tümünde çiçek olursun
Ah ulan ayrılık gözü kör olsun

Sevda sürgününe gel diyen olmaz
Fırtınalar kopsa yel diyen olmaz
Çağlar göz yaşlarım sel diyen olmaz
Ah ulan ayrılık gözü kör olsun

Mikdatî, umutla ufka bakıyor
Vuslatı düşlerken firkat yakıyor
Ömür göletinden zaman akıyor
Ah ulan ayrılık gözü kör olsun
   Mikdat Bal

   212 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder
Diğer Şiir haberleri
İstanbul Girne kapısı…
Sol yanım acıyor
AKP susturulursa
67 yıldır Kıbrıs Türk toplumunun sesi olmaya devam ediyoruz
Ve Kadın
Takke