|
Yazıma başlamadan önce sizlere sendika nedir, bunu açıklamak istiyorum… Sendika sözcüğü, bir birliğin, ortaklığın veya alacaklıların haklarını korumakla görevli kimse anlamına gelen, Fransızca bir kelime olan "sendik" sözcüğünden türemiş ve "sendik"in bulunduğu yer anlamındadır. Günümüzde ise sendika genişletilmiş anlamı ile; işçilerin veya işverenlerin iş, kazanç, toplumsal ve kültürel konular bakımından çıkarlarını korumak ve daha da geliştirmek için aralarında kurdukları birliktir. Sendikalar günümüzde endüstri toplumlarının vazgeçilmez örgütleridir. Sendikalar aynı zamanda toplumları çalışma hayatı yönü ile şekillendiren ve geleceği etkileyen önemli güçlerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Birçok ülkede sendikalar, çalışan nüfusun önemli bir kısmını içinde barındırmaktadır. Özellikle sendikacılık hareketinin başladığı endüstri toplumları bu konuda önemli örgütlülük düzeyine sahiptirler. Sendikacılık, endüstrileşme hareketi ile aynı yıllara rastlamaktadır. Endüstrileşme hareketi ile birlikte üretimin artması ve çalışanların çalışma şartlarının ağırlaşması, özellikle uzun çalışma sürelerinin konulması, buna karşılık ücretlerin düşüklüğü ve çalışanların sefalet içinde yaşamaları sonucunda; işçiler birlikte hareket ederek hak ve menfaatlerini korumaya yönelik arayışlara gi-rişmişler ve endüstrileşme hareketinden kısa bir süre sonra sendika adı verilen kuruluşlarda örgütlenmeye başlamışlardır… Yani sendika; "İşçilerin veya işverenlerin iş, kazanç, toplumsal ve kültürel konular bakımından çıkarlarını korumak ve daha da geliştirmek için aralarında kurdukları birlik" anlamındadır. Bunu KKTC'de görebiliyor muyuz? Hayır… Son zamanlarda asla! Neden mi? Hak istediğini iddia eden KTOEÖS Genel Sekreteri Tahir Gökçebel, LAÜ'deki grev sırasında ne diyor biliyor musunuz? "Gerekirse LAÜ'yü kapatırız…" Bakın siz… Babasının malı ya. 'Kapatın' diyecek kapanacak… Veya bakkal dükkanı… Açıkçası 'evin kapısını kapatmak' kadar kolay, koskoca üniversiteyi kapatmak! Öyle mi? Bu mudur sendikacılık? Siz nasıl kapatırsınız bir üniversiteyi? Bu hakkı size kim verdi? Önce bunu açıklamak gerekiyor. LAÜ'yü kapattınız diyelim… Sonrasını neden açıklamıyorsunuz? O zaman LAÜ'den ekmek yiyen insanlarımız ne olacak? Onlara başka iş bulabilecek misiniz? Onların evlerine götürdükleri ekmeğin kesilmemesi için ne yapacaksınız? Diyorsunuz ya, "Üniversiteyi kapatırız…" LAÜ'de okuyan öğrencilerin hakları ne olacak? Onların ailelerinin, çocukları için harcadığı binlerce Dolar'ın hesabını kim verecek? Tahir Bey mi? Tahir Bey, acaba LAÜ kapatılırsa, sendika olarak, kendileri de maaşlarından vazgeçecek mi? Bizce bu soruların cevabını verebilen bir anlayış, gerçekten hak arıyor demektir! Sendikanın taleplerini anlıyoruz ancak hak arama mücadelesinde böylesi ifadelerin yakışık almayacağını düşünüyoruz. Yazı tamamlandığında Başbakan Sayın Ferdi Sabit Soyer'in bu konuyla ilgili açıklaması geldi önümüze… Sayın Başbakan şu açıklamayı yapmış: "Kapanacak bir üniversite demek, işsiz kalacak yüzlerce insan demektir. Kapanacak bir üniversite demek, bu noktada bölgede ve ülkede bu olaydan ekonomik olarak büyük ölçüde geçimine katkı sağlayan insanları, buradan mahrum kılmak demektir…" Sayın Başbakan bize başka söz bırakmadı. LAÜ'YLE ÜLKE KAYBEDİYOR Tahir Bey'e noktayı koyarken, şu acı gerçekleri de vurgulamak istiyorum. LAÜ'de yaratılan kaosla birlikte, ülkedeki üniversiteler de yara alıyor. Neden mi? Çünkü, LAÜ'de yaratılan kargaşa, Türkiye kamuoyunda Kıbrıs'taki üniversiteler ile ilgili olumsuzluklara neden olacaktır. DAÜ'de bunu fazlasıyla yaşamıştık. Milyonlarca Dolar yatırım yapan güzide üniversitelerimiz, sırf sendikal anlayışın 'kırma-dökme' durumuna geldiği için öğrenci alma konusunda sıkıntı yaşarsa bunun bedelini kim ödeyecektir? Sendika mı? Türkiye'den ülkemize gelecek bir öğrenci, Kuzey Kıbrıs'taki üniversiteleri bir bütün olarak görüyor! Daha önce DAÜ, şimdi de LAÜ'de yaşananlar, öğrencileri olumsuz yönde etkilemeye yetiyor da artıyor bile. Lütfen, üniversitelerimizi baltalamayalım. Lütfen, gençlerimizin öğrenim hakkına engel olmayalım. Lütfen, eğitim yuvalarını çekişmelere kurban etmeyelim. Lütfen, gençlerimiz için binlerce Dolar ödeyen ailelerin haklarını gasp etmeyelim. Lütfen, sendikacılığı sadece 'hak aramak' için kullanalım, 'tehdit' amacıyla değil! Lütfen, ama lütfen… sefakarahasan@hotmail.com
|