İnsanlar doğaları gereği bilmek isterler der, Aristoteles.
Içinde yaşadığımız dünya birçok değişmenin yaşandığı, birçok sorunların ortaya çıktığı bir dünyadır. Bunlara bağlı olarak günümüz insanı, geleceğe ve insana; yani, insanın insanca yaşamına ilişkin konularda gerçekten de kaygı duymaktadır.
Ancak insan, bu kaygının yanı sıra eskiye göre yaşamını denetleyebilecek daha iyiye götürebilecek olanaklara da sahiptir. Birçoğumuz, gelecekte değişmenin yönü ne olacak, dünya nasıl bir yaşama doğru gidiyor, geçmişe göre yaşam koşullarımızdaki farklılıklar neden kaynaklandı, nasıl ortaya çıktı gibi sorular sormaktayız ve cevaplar aramaktayız.
Fakat bunların cevapları ülkelere göre farklılık gösterse de, bulunduğumuz coğrafya yani; Akdeniz bizleri de ayni kaderi paylaşmaya zorluyor.
Çünkü bu coğrafyaya kan sinmiş yüzyıllardır...
Savaş sinmiş...
Baskı sinmiş...
Yönetme, yönetilme sinmiş...
İşgal sinmiş...
Asimilasyon sinmiş...
Ta 2500 yıllık Filistin sorunu ile başlayan bir süreçle...
Birer, birer yok olup gitmişler tarih sayfalarından...
Günümüzde böylesi yok olmalar yok artık. Ancak moden dünyanın yeni yok etme anlayışları gelivermiş yerlerine...
Kültürüyle...
Ekonomisiyle...
Askeri gücüyle...
O açıdan aslolan direnebilmektir.
Kültürünle...
Sonra da kültürünün ekonomik değerlerle birleştirilip yapılanmasıyla...
Zira bilinmelidir ki var olmak, o ülkenin çoğrafi küçüklüğüyle ya da büyüklüğüyle ilgili değildir. Ancak ve ancak üretmekle, kendine has üretmekle ilgilidir.
Sosyal çözülmenin önüne geçme yönteminin en önemli basamağıdır bu...
Hatta sosyal bütünleşmenin bile...
Çünkü sosyal değişmenin içinde, sosyal bütünleşme ve sosyal çözülmeyi önleme de mevcuttur. Bunu yapmanın yegane yolu da,
Toplumuna saygı duymakla...
Toplumunu gerçekten sevmekle...
Toplumunun değerlerine sahip çıkmakla mümkündür.
Zor günlerden geçtiğimiz şu günlerde, zamların yağmur yağmış olmasa da yağarmışcasına şimşekler ve yıldırımlar gibi üzerimize düştüğü...
Toplumsal barışın yerine toplumsal çatışmanın ön planda tutulduğu...
Hakkaten de sağ-sol felsefelerin birbirine girdiği...
Manevi çıkarların yerine, maddi çıkarların göz önüne alındığı...
Ve benzeri diğer olumsuzluklara son vermek bizlerin elinde.
Yeterki inanın...
Saygılarımla