Yüreği büyük kadınlar
Emine Sütcü

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   8 Mart 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kadın yüreğinde sınırsız sevgi ve sabır vardır.
Kadın, yüreğiyle bağlanıyor.
Yüreğiyle seviyor,
Çocuğuna yüreğiyle bakıyor, yüreklilikle yürüyor,
Evini, yuvasını yüreğiyle koruyor.
Kadın, yüreğiyle ağlıyor.
Kadın yüreğiyle tüm kadınların sorunlarını, acılarını taşımasını ve hissetmesini biliyor.
Çözüm bulana kadar yılmadan yüreğiyle direniyor.
Yeri geldi mi o büyük yüreğini çıkarıp uzatır kadınlar. Kalbini verir size.
Onların yüreğini ısıtmak için siz ne yaptınız?
Bugün aslında kadınların sorularını sorma günüdür?
Kadınlar gününde her zaman olduğu gibi sorunlar hakkında sadece konuşmak yetmiyor. Artık çözüm üretmek gerekir.
Neden kadınların hep "kadın olmak" gibi bir meseleleri var?
Bu sorunu çözmek için kadının iki seçeneği var. "Ya susacak ya toplumsal baskıyı göze alacak". İkisini de yapamayan, klişeleri erkeklerce belirlenmiş bir söylemi taklit eder.
Bu, "baştan yenilgidir".
O yüreği büyük kadınlara ne kadar şans verdiniz ki?  
Hangi işlere el atmalarına izin verdiniz?
Oysa herkes de biliyor ki; bir evde en iyi işi kim yapıyor?
En büyük emektar kim? Çocuklarınızı doğuran ve en iyi yetiştiren kim?
En güzel yemeği kim pişiriyor?
En güzel kahveyi size kim yapıyor?
Evinizi temiz tutan kim?
Ülkesine evlatlar veren o yüreği büyük kadınlar değil mi? Bu zor işi kadından başka kim başarabilir?
Peki o kadının kendi ülkesinde neden yeterince söz hakkı yok?
Alınacak kararlarda neden etkili olamıyor?
Kadınların titiz ve cesur yüreklerine, kapılar neden açılmıyor?
Uzun saatler boyunca ayakta duran, son derece hızlı hareket eden, eğilip kalkmayı gerektiren birçok işi yapan hep kadınlar değil mi?
Ortak bir yaşamda, neden çoğunlukla erkek hakimiyeti var?
Oysa kadın;
Sosyal hayatın esasıdır!
İnsanlık için bir prestijdir. Kadın aynı zamanda gelecektir.
Gün geldi mi caddelere, sokaklara sığmayandır.
Gün geldi mi vatan için, geleceğimiz için, çocuklarımız için ve sizin için tek ses olup haykırandır...
Tıpkı;
8 Mart 1857 günü Amerika'da meydanları dolduranlar gibi. Tam 40 bin dokuma işçisi kadındı onlar da. Böylece 8 Mart, dünyada kadınların yüzyıldır yürüttüğü özgürleşme mücadelesinin kutlandığı ve kadınların güncel taleplerinin ifade edildiği bir gün haline geldi.
Kadının, yüreğine, duygularına, hassasiyetine, zarafetine, asaletine ve güzelliğine yazılmış onca şiirler var. Peki, pozitif katkıları ile topluma katılımlarını sağlamak onları desteklemek, aralarındaki dayanışmayı, bilgi ve tecrübelerini artırmak ve ayırımcılığa uğramış bütün kadınlara gerekli yardımları ulaştırmayı temel prensip haline getirip, kadını neden hayatın tam ortasına yazmayalım.
Kadının varlığını her alanda neden görmeyelim?
Kadının özellikle de yönetimde, neden farkedici bir söz hakkı yok?
Erkekler hep ezici çoğunlukla bu "çağdışılığı" sürdürmek zorunda mı?
Oysa an ve an dünya değişiyor, dünya değişirken "kadının toplumdaki yeri" neden değişmiyor gelişmiyor, neden kadın sabit kalsın?
İşte bütün bu soruların özgürce sorulduğu, hakkını arayan kadının günü bugün.
Emin olduğumuz birşey var ki; ülkenin bu içler acısı halini kimse kadınlara borçlu olduğumuzu söyleyemez. Değil mi?
O halde kadınlara şiirler yazmanın yanında, kadınlara söz hakkı vermek yapılabilecek en doğru iş olacaktır.
Kadın, "hayatın kutup yıldızı" gibidir.
Kadınlara artık sadece gözlerinizle değil, bir de yüreğinizle bakmayı deneyin.
Üzerimizde hakkı olan tüm kadınların, Kadınlar Günü kutlu olsun.

   636 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  17 Nisan 2008, Perşembe   Tren Haziran'da yola çıkar Ağustos'da varacağı ilk istasyonda kim inecek ?
  13 Nisan 2008, Pazar   Bu gök deniz nerede var?
  12 Nisan 2008, Cumartesi   KKTC'yi ne kadar sahipleniyoruz?
  10 Nisan 2008, Perşembe   Dünyada bilim adamları çalışıyor
  06 Nisan 2008, Pazar   Ders verici hikayeler
  05 Nisan 2008, Cumartesi   Kendi gözlerimiz dururken başkalarının gözleriyle bakmamalıyız
  03 Nisan 2008, Perşembe   Aydın Kadınlar Platformu'ndan BM'ye mektup
  30 Mart 2008, Pazar   Lider kimdir?
  29 Mart 2008, Cumartesi   Liderleri tarih yaratır
  27 Mart 2008, Perşembe   Görüşmelerde güçlü olmanın yolu