Antrenman maçı
Levent Tezel

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   17 Mart 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Böyle maçları futbolcu için oynamak, spor yazarı için yazmak, seyirci için seyretmek her zaman zordur. Maça çıkan Küçükkaymaklı ve Gençler Birliği takımlarının da maça konsantre olamadıkları, maçı angarya gördükleri her hallerinden belliydi.
Tribünler boştu. Maçı izlemeye gelen az sayıdaki seyirci, tam 13 gol gördü. Gördü görmesine ama sahada futbol anlamında ne vardı? diye sorarsanız cevabım hiç bir şey yoktu olurdu.
Her iki takım da bitse de gitsek havasında bir maç oynadılar.
Kenar yönetimler de maçın çok fazla havasında değildi. Küçükkaymaklı'da Hamis, Sedat, Nazım, Kanu, Bülent ilk 11'de yoktu. Gençler Birliği'nde ise Eser, Murat, Mehmet Maraba, Doğuş gibi her zaman ilk 11'de görmeye alıştığımız futbolcular ya kadroda yoktu ya da yedekler sırasındaydı.
Onların yerine gençlere şans vermeyi uygun görmüştü teknik patronlar. Ancak bu maçın gençlere hiç de iyi bir tecrübe olmadığı gibi üstüne üstlük bir de kötü örnek de teşkil ettiğini düşünüyorum.
Maça daha fazla değinmeye gerek yok. Zaten ne izleyen, ne oynayan ne de yazan zevk aldı. Kısaca herhangi bir takımın antremanını izlemeye gitseniz yine dünkü maça benzer görüntüler izleyebilirdiniz deyip maçın yorumunu bitirmeyi istiyorum.
Çünkü dünkü maçı analiz etmekten çok Küçükkaymaklı ve Gençler Birliği camialarının içine düştüğü durumun analiz edilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Küçükkaymaklı'nın kadrosunda yer alan futbolculara tek tek baktığımızda oldukça kaliteli ve klas fuıtbolculardan kurulu bir ekip karşımıza çıkar. Küçükkaymaklı bu yıl şampiyonluk hedefi ile ülkemiz liglerinde mücadele eden birbirinden değerli futbolcuları maddi ve manevi fedakarlıklar yaparak kadrosuna katmıştı. Hatta kadro genişliği nedeniyle Ufuk Fırat gibi bir değeri başka takımlara kiralamakta sakınca görmemişti. Rakibi Gönyeli de güçlü bir kadro kurdu. Ancak Gönyeli koca sezona ilk 11 dışında sonradan oyuna giren 2 bilemediniz 3 adamla devam ederken Küçükkaymaklı'nın kadrosundaki birbirine denk 17-18 futbolcu ile en azından ligin son haftasına kadar lig yarışının sürdürememiş olması cevabının bulunması gereken önemli bir sorudur. Küçükkaymaklı'da seyirci de var, maddi güç de var ancak başarı yok.
Ligdeki iddialarının bitmesi sonrasında tek hedef kalan kupadan elenmenin faturasının da sezon sonunda birilerine kesileceği kesin gibi.
Küçükkaymaklı'da başta başkan ve yönetim olmak üzere teknik yönetim ve futbolcular, kalan 5 haftada kendi özeleştirilerini yapmalı ve gelecek senenin planlarını ortaya koymalıdırlar. Yoksa gelecek sene başarı yine hayal.
Gençler Birliği'nin duruma da Küçükkaymaklı'dan aşağı değil. Geçen yıl birinci lige terfi eden İskele ekibi, küme çıkmayı kutla-yacağı maçı 40 bilemediniz 50 seyirciye oynamıştır. Üstelik bunların 20 tanesi genç takım futbolcusuydu. İskele'nin nüfusunun 3000'i aştığı düşünülürse ne demek istediğim kolayca anlaşılır sanırım.
Yaklaşık 10-15 yıl önceki Gençler Birlği maçlarında sadece tribünleri doldurmakla kalmayan İskele'liler tellerin boyuna sıralanarak takımlarına destek verirlerdi. Hatta bir futbolcu olarak telin boyuna gitmekten korkardınız. Şimdi bu seyircinin yerinde yeller esiyor. Ara ki bulasın...
O yıllarda adeta İskele'den çıkış yoktu. Gelen mağlup olur öyle giderdi. Ama ya şimdi. Bu hafta da dahil olmak üzere Gençler Birliği oynadığı 21 maçta sadece 2 galibiyet alabildi. Artık İskele camiasının, İskele'yi sevenlerin elini taşın altına koyma zamanı gelmiş ve belki de geçmeye başlamıştır. Düşüş ve çözülme önümüzdeki sene de devam ederse bir anda kendilerini daha alt liglerde de bulabilirler. Bir dost uyarısı...
Maçın hakem üçlüsü de maçın havasına uygun bir yönetim gösterdi. Rahat maçta motive olmadıkları için zaman zaman olmadık hatalar yaptılar...

   317 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  30 Mart 2008, Pazar   Adı var kendi yok derbisi
  27 Mart 2008, Perşembe   Şampiyonluğu yaşamak
  24 Mart 2008, Pazartesi   Ozanköy, hak ederek...
  23 Mart 2008, Pazar   Amaç yok, futbol da yok
  16 Mart 2008, Pazar   Mücadele var, futbol yok
  13 Mart 2008, Perşembe   Gönyeli bayram, Kaymaklı hüsran
  09 Mart 2008, Pazar   Farkı tecrübe
  03 Mart 2008, Pazartesi   Saha içi disiplini şart
  25 Şubat 2008, Pazartesi   Uyuduk, uyutulduk
  18 Şubat 2008, Pazartesi   Çamurda dans