|
|
|
|
|
Bir takım özellikle kendi sahasında ne kadar iyi ve ne kadar etkili olursa olsun dünkü Yeniboğaziçi gibi saha içi disiplininden uzaklaşırsa mağlubiyet de kaçınılmaz olur. Yeniboğaziçi'nde teknik patron Emin Özkalp, okul takımı ile Türkiye'de olması neticesinde dünkü maçta takımının başında bulunamadı. Belki tüm mağlubiyeti bu eksikliğe bağlayarak Ozanköy'e haksızlık etmek yanlış olur. Ancak bu yıl Yeniboğaziçi'nin yaptığı beklenmeyen çıkışta ve özellikle kendi sahasında aldığı başarılı sonuçlarda hocasının hakkını da yemek doğru olmaz. Yeniboğaziçi'nin bu sezon bir çok maçını seyreden bir spor yazarı olarak, dünkü maçta sahadaki disiplinsizliği ve bunun yanında da gerek ofansta olsun gerekse de defansta olsun yaşanan organizasyonsuzluğu hocanın takımının başında olmamasına bağlayabilirim. Özellikle maçın kilitlendiği 65. dakikada hakemin oyuncu değişikliği için oyunu durdurduğu anda, takımın yabancı futbolcularından Patrick'i dördüncü hakemin yanında gören ve değiştirilecek futbolcunun da kendisi olacağını anlayan takımın diğer yabancı futbolcusu Mehmet Karakuş'un yaptığı Ozanköy'ün ekmeğine bal sürmüştür. Bu güne kadar Yeniboğaziçi'nin bir çok golüne imzasını atan Mehmet gibi klas bir futbolcunun hakemden izin almadan saha içinde formasını çıkaramayacağını ve oyun alanı dışına çıkama-yacağını bilmesi gerekirdi. Bu pozisyon sonrasında maçın orta hakemi Mehmet Sezener, doğru olanı yaptı ve Mehmet'i oyun alanına çağırıp formasını giymesini söyledi. Ardından da 59. dakikadaki kalkan bir ofsayt bayrağına itiraz ettiği için ilk sarı kartını gören Mehmet Karakuş'u, ikinci sarıdan kırmızı kart ile oyun alanı dışına gönderdi. Saha kenarında bekleyen Patrick de oyuna dahil olamadı. Yeniboğaziçi'ne arka arkaya gelen bu darbeler, Ozanköy için zor olmaya aday maçı bir anda kolaya çevirmeye yetti de arttı bile. Ev sahibi ekip 10 kişi kalması sonrasında atak geliştirmekte zaten zorlandığı maçta defansında da açıklar vermeye başladı. İlk devresinde temposuz ve vasat futbol nedeniyle adeta uyuduğumuz maç, ikinci devrede kırmızı kart pozisyonu sonrasında tempo kazandı. Sağ kanada Nazım'ı alan ve forveti üçleyen Kayhan hocanın ekibi 71'de kazanılan penaltıyı Hasan Göktaş ile gole çevirip maçı kontrolüne aldı. Ozanköy, en azından 1 puan için geldiği Yeniboğaziçi deplasmanından adeta elini kolunu sallayarak 3 puanı alarak evine döndü. Girne ekibi öne geçtikten sonra ayağa paslarla ve kontrollü oynayarak rakibin kurmak istediği baskıya engel olduğu gibi dört de yüzde yüzlük gol pozisyonunu maçın son 15 dakikasında kullanamadı. Uzun sözün kısası; Ozanköy, kendi futbolcularının yapamadığını biraz da Mehmet sayesinde başararak çok zorlu geç-meye aday bir deplasmandan aldığı bu galibiyetle Lapta'nın kazanması sonrasında içine düştüğü ateş çemberinden bir parça olsun uzaklaşmış oldu. Ligin rahat takımlarından Yeniboğaziçi ise maça konsantre olamamasının cezasını sahasında kaybettiği üç puanla ödedi. Bana göre bu maçtan çıkaracakları en önemli ders; ligdeki ko-numları ne olursa olsun ciddiyeti elden bırakmamak olmalıdır. Ne yapalım dost acı söyler... Maçın hakem üçlüsü iyi niyetliydi, az hata ile maçı tamamlamaya çalıştılar. Orta hakem Mehmet Sezener, verdiği penaltı ve uyguladığı kırmızı kart kararında doğru olanı yaptı. Pozisyonları yakından takip etmeye gayret etti. İki yan hakem ofsayt pozis-yonlarını doğru süzmeye çalıştılar. İki hatalı bayrakları olsa da maçın genelini doğru işler yaparak tamamladılar...
|
|
|
|
|
| |
30 Mart 2008, Pazar |
Adı var kendi yok derbisi |
| |
27 Mart 2008, Perşembe |
Şampiyonluğu yaşamak |
| |
24 Mart 2008, Pazartesi |
Ozanköy, hak ederek... |
| |
23 Mart 2008, Pazar |
Amaç yok, futbol da yok |
| |
17 Mart 2008, Pazartesi |
Antrenman maçı |
| |
16 Mart 2008, Pazar |
Mücadele var, futbol yok |
| |
13 Mart 2008, Perşembe |
Gönyeli bayram, Kaymaklı hüsran |
| |
09 Mart 2008, Pazar |
Farkı tecrübe |
| |
25 Şubat 2008, Pazartesi |
Uyuduk, uyutulduk |
| |
18 Şubat 2008, Pazartesi |
Çamurda dans |
|