|
Anayasa Mahkemesi’nin, AKP’nin kapatılması istemiyle ilgili açılan davayı kabul etmesinin ardından adeta döviz çıldırdı, güven olgusu zayıfladı! Mahkemede, karar oylamasında oluşan rakamlar, AKP’nin ka-patılacağı doğrultusundaki görüşleri güçlü kılar konuma getirdi. AKP’nin işin içinden sıyrılmak için Anayasa’da değişikliğe gitmesi, yani siyasi partilerin kapatılmasıyla ilgili olarak mevcut yasada bulunan parti kapatmaya zorlaştırıcı hükümler koymaya çalışmasınında mümkün olamayacağını belirten uzmanlar "bu, anayasa ihlali olur" diyorlar. Anayasa’nın ihlali, ordunun müdahalesini dahi getirebilecek bir büyük risk taşıyacağından; AKP iki arada bir derede erken seçim yolunu zorlamak durumunda kalabilir, aksi takdirde 1960’ta meydana gelen olaylar yeniden kendini gösterebilir! Halbuki 340 milletvekiline sahip AKP’nin iktidar keyfi çok rahat bir ortamda seyretmekteydi! Bir tarafta laik Türkiye’ye alkış tutan başta ABD ve AB, diğer taraftan dini simgeler konuma getirilmeye çalışılan türbanı da be-nimser bir ortama onay vermekteydi. Bir tarafta Türkiye’yi çağdaş, laik ve müslüman bir devlet olarak takdim ederken hatta AB kapılarını "yem" mahiyetinde işaret ederken, bir taraftan da kılık kıyafette oluşturulmaya çalışılan farklılıklara alkış tutarak "bizden çok farklısınız" imajını körüklemeye çalışır bir tavır sergiliyorlardı! AKP’nin, 340 milletvekilinin getirdiği güçle, muhalefet yaptığını sananların sergiledikleri gayrı ciddi ortamların vermiş olduğu rahat soluklarla daha çok uzun yıllar iktidar konumunu muhafaza etmesi sözkonusuydu. Halbuki şimdi bu rahat ortamı tehlikeye soktu. Son zamanlarda, 1960’lı yıllarda Demokrat Parti’nin tek başınalığının getirmiş olduğu şımarıklığa benzer ortamlar sergilenir olmuştu! Ekonomik koşullar için için kemirilmekte, fert başına düşen milli gelirin 2 bin Dolar’dan, 10 bin Dolar’lara çıktığı söylenmekte, buna karşın vatandaşın yaşam düzeyi her geçen gün eksilmekte, işyerleri kapanmakla yüz yüze gelmekteydi. Ancak tüm bu olumsuzluklara karşın Türk Lirası’nda oluşan istikrar belli kesimlere rahat soluk imkanı vermekteydi. Bundan sonraki aşamalarda aynı istikrarın yakalanma ihtimali hem zayıflayacak, Türk Lirası dalgalanmaların perişanlığını yaşayacak, ülkede hüküm sürmekte olan istikrar son bulacaktır. Peki KKTC’de ne olacak ? Daha doğrusu ekonomimizin bel kemiğini oluşturan Türkiye’de meydana gelen depremden bizim etkilenmememiz mümkün mü? Esasen ada ekonomilerindeki güçlükleri misli ile yaşamakta olan KKTC ekonomisi bundan ziyadesiyle etkilenecek, var olan olum-suzluklara bunların da eklenmesiyle erken seçim hadisesi KKTC’de de kaçınılmaz bir hale gelecektir. Bu aşamada akla şöyle bir soru gelebilir; CTP’ye alternatif olabilecek siyasi oluşumlar acaba bir erken seçime hazır mı? Ben hazır olduklarını sanmıyorum ve böyle bir seçim sonrasında alınacak neticeleri de kuşkuyla karşılıyorum! Önümüzde çok çetin ve de çetrefilli günlerin var olduğunu bil-erek soluklanmakta sonsuz yararlar olduğuna inanıyorum! Hoşçakalın.
|