Hristofyas ve Ankara'dan nefret edenler
Adnan Işıman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   28 Mart 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yunan Genelkurmay Başkanı Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti'ni ziyaret etti. Hristofyas'tan olumsuz ses gelmedi. KKTC'de Türkiye'ye ikide bir tavır koymak için fırsat kollayanlarda da bir hareketlilik olmadığını anımsıyoruz. Öyle ya, her zaman olduğu gibi barış adına söz söyleyebilirlerdi. 1963'te Türk kent ve köylerini basanların başını Yunan subayları ve askerlerinin çektiğini anımsayarak, hatta Akridas Plânı'nı anımsatarak o ünlü ''barışçı'' tavırlarını ortaya koyabilirlerdi. Erenköy'deki gençlerimizi yok etmek için  saldıranların Rum çetelerle birlikte Yunan askerleri olduğunu anımsatabilirlerdi.Yunan Başbakanı ve Yunan Bakanlarının ziyaretlerinde de söyleyecek söz bulabilirlerdi. Bunu yapmadılar ama Hristofyas ''Türk Genel kurmay başkanının ziyaretinden üzüntü duyduğunu'' söylerken O'nun yanında davranış sergilemekten geri durmadılar...
Çağlayan Park'a ''Ankara'' sözcüğünün eklenmesi bunları rahatsız etmiş. Girne ''İzmir Karşıyaka'' derken de rahatsız oldular ama pek konuşmadılar sanıyorum. Lefkoşa'nın Rum kesimindeki ''Elefteros Venizelos'' ismini, Lârnaka sahillerindeki Türk düşmanı Yunanlıların büst ve heykellerini ve daha nicelerini anımsayacaklarına bir parkın adının önüne ''Ankara'' isminin konmasına kırmızı çuha gören boğa gibi adeta isyan ediyorlar.Niçin? Sömürgeleşiyorlarmış... Niçin? Asimile ediliyorlarmış... Bunca yıl Rum ve Yunanlı soykırım yaptı anımsayan yok mu? Bunlar Yunan parası mı ödenmektedirler? Bunlar Atina'dan sağlanan bütçe ile mi ayaktadırlar? Bunlar Yunan ordusunun bekçiliği sayesinde mi ayakta duruyorlar? Ve de kime karşı?
Annan Plânı döneminde Kıbrıs Türkü'nün sırtına hançer saplamak için ayaklananların bir kısmının yine biti canlandı. Yine ortalara fırlayıp Türkiye'ye, Türk Ulusuna hakaretler yağdırarak, bir yerlere mesaj veriyorlar...Bir zamanlar ''Türkiye ne seni, ne memurunu, ne de paranı istemeyiz'' dedikleri gibi...Ama bu Halk, Türkiye'nin parasını alıp kimlere dua etmeyi sürdürdüklerinin  farkındadır...
&&&
Türk Ordusunun yetiştirdiği değerli Komutan Orgeneral Büyükanıt'ın ziyaret ettiği ''Mehmetçik'' köyünün bu ismi, göğsünü gere gere, şan ve zaferle aldığını bilir misiniz?  Ve de oraya gidip o ismin olduğu yaftayı indirmeye kalkarsanız başınıza gelecekleri de hesaplıyor musunuz? Gazimağusa'da Namık Kemâl'in büstü, 1954 yılında dikildi ve de o meydana Namık Kemâl Meydanı ismi kondu. Liseye de Namık Kemal Lisesi...Lefkoşa'ya Atatürk büstü, meydana da "Atatürk Meydanı" dendi. Atatürk adı Kıbrıs'ımın her tarafından da her vesile kondu...
Gazimağusa'da bir zamanlar ''Gardana'' denilen semt vardı. Hani siz baraka, baranga, andruklâ, bandabuliya demekten çok hoşlandığınız için söylüyorsunuz ya; bu da onlardan biri idi bir zaman... Bir tarafında Rumlar öte tarafında Türkler yaşıyorladı.Ama İngiliz yönetimi nedense hep Rum isimlerine onay verirdi. Ta ki EOKA çeteleri masum Türk Halkını katletmek için faaliyete geçinceye kadar... İşte o baskına karşı, orada, namusunu, çoluk ve çocuğunu, evini ve toprağını korumak için kararlı olan Mağusa halkı, eline ne geçirmişse alıp meydana çıktı. Silâhlı Rum çetecilerine karşı göğsünü siper etti. Rum çetecilerini geldikleri yere kadar kovaladı. Tıpkı ''Sakarya meydan muharebesinde'' olduğu gibi. İşte o günden beri o semtin adı ''SAKARYA'' oldu... O ismi değiştirmek de kimsenin haddine düşmedi. Onu yapmak yürek ister...Orada kan ve alınteri akıtan, şehit veren Fikriler, Selçuklar Kelâmiler ve onların yanıbaşındaki yiğitler boğazınıza çökerler...
Osmanlı döneminde olan isimler, İngiliz döneminde, Rum ve Yunan ismine dönüştürüldü diye yer, okul, bina, köy veya semt isimlerinin aslına dönüştürülerek Türkçe olarak yeniden isimlendirilmelerine kim engel ki?  Sakarya'ya ''Gardana'' demek için mi bu harekete kalkışıyorsunuz? Ankara'ya karşı kin kusmak için mi sıraya dizildiniz? Söyleyiniz sizin arkanızda kim var?...
&&&
Yunan Genelkurmay Başkanı’nın gelişine ses çıkarmayanlar; Türk Genelkurmay Başkanının tarihi KKTC ziyaretini bahane ederek, Türkiye'ye tavır koyarak, belirli amaca hızmet etmeye kalkanların, uluslararasına hitap ettiklerinin farkındayız. 
Beşparmaklardaki Türk ve KKTC bayrağı, Rum ve Yunanlının gözüne girdi diye buna haklılık kazandıracak, Kiliselerin ,üzerindeki Yunan ve Bizans bayraklarını görmezden gelecek bir zihniyetin yer bulduğuna inanmak gerçekten çılgınlık...Ne istiyorsunuz? Çıkınız ve bu halka söyleyiniz bakalım arkanızda kaç kişi bulursunuz. Annan Plânı"nda bu halkı aldatanlar bir kez daha aldatacaklarını mı sanıyorlar?
Bu topraklarda kendi devletinde bağımsız, özgür ve egemen olarak yaşamak için hayatını verenlerin, bu kıyımı uzaktan seyredeceğini sanmak gafletine düşmeyiniz...Bu toprakları kimse başkasına ihale edemez...Anavatan 40 mil mesafede, Türk ordusu da artık KKTC'dedir. Gelmesine engel olacak 6"ncı Filo da yok... Artık ufku gözlemek gerekmemektedir...Göğsümüzü kabartacak olan  F16'ları gözlemek için yollara düşeceğizo kadar...
Kıbrıs Türkü; bu davanın  masada kaybedilmeyeceğine inananların ayağa kalkması gerekmektedir. UYAN!...

   602 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   UBP’de yaklaşan kasırga
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Gaflet mi yoksa ihanet mi?
  14 Nisan 2008, Pazartesi   İş bitirici olmak önemlidir, yetenek gerektirir
  11 Nisan 2008, Cuma   Komutanım hoş geldiniz, siz bizden daha iyisini bilirsiniz
  09 Nisan 2008, Çarşamba   Çiftlik
  07 Nisan 2008, Pazartesi   Aç-kapa, aç-kapa..!
  02 Nisan 2008, Çarşamba   İster istemez biz de hapşıracağız
  31 Mart 2008, Pazartesi   Bremen mızıkacıları
  28 Mart 2008, Cuma   Lokmacıda dekorlar hazırlanırken
  26 Mart 2008, Çarşamba   Oyun içinde oyun