|
Güney Kıbrıs basınına göre, Ankara'da Kıbrıs için sınırlandırılmış iyimserlik var. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Senegal'deki İslam Konferansı'na giderken, onunla koşuşan Türk gazetecilerine söylediklerine bakılacak olursa, Dimitris Hristofyas'ın seçilmesinden sonra Ankara'da büyük bir iyimserliğin olmadığıdır. Gül'e eşlik eden gazetecilerin beyanlarına dayanan yazılarında Rum gazetecileri, Türkiye Cumhurbaşkanı'nın referandumun önemi üzerinde durduğuna da dikkat çekmektedirler. Rum basınına göre, Kıbrıs Rum tarafı ve bilhassa Rum lideri Hristofyas daha işin başında 8 Temmuz anlaşmasına değinmekle suçlanmaktadır. Türk tarafına şu sözlerin söylenmesine fırsat verdiklerini de itiraf etmektedirler. Rum tarafı 8 Temmuz sürecini uzatmakta yarar görürken, Türk tarafı ''hal böyle iken faturasını neden bize ödetmeye kalkışıyorlar?'' sorusunu soruyor. Histofyas'ın işin başından Türk askerinin çekilmesini her vesileyle açmakta yarar görmesi de geçmişe baktığımızda her başa gelen Rum liderin sözde açılımı olarak gösterilmektedir. Rum gazetelerindeki yorumlara bakıldığı zaman, bir yandan sözde çözümden yana bir lider ile yola çıkmakta olduklarını belirtmekteler, ancak değişmeyen bir nakaratla AB üyeliğini siyasi bir koz olarak kullanma yolundan da çıkmamaktadırlar. Güney Kıbrıs'ta Rum gazeteleri bir yandan Hristofyas'ın propagandasını yaparken, diğer yandan da Ankara'daki AKP ile ilgili gelişmeleri de kullanmaktan geri durmamaktadırlar. AKP ile ilgili haberin Türkiye siyasi gündemine olduğu gibi ekonomisine de bomba gibi oturduğunu "Türkiye'de kaos" başlığı altında vermekten de geri kalmadıkları da dikkati çekiyor. Rum gazetelerine göre, mahkeme eğer AKP hakkında yasaklama kararı alırsa Türkiye'de kaos yaşanacağı kesin görülmektedir. Önemli olan Rum tarafındaki gazetelerin, Türkiye'nin içinde bulunduğu durumun karışması ve kaosun daha da artması beklentileridir. Politis gazetesinin yorumu ise daha ziyade Rum tarafının beklentileri üzerine kurulmuştur. Ve manşetlerinde, "Türkiye'nin geleceği neredeyse, koşulları doğru ölçmekte ve ülkenin kaosa sürüklenmesine izin verilip verilmeyeceği konusunda Anayasa Mahkemesi'nin ellerindedir" diyorlar. Rum gazeteleri Ankara kaynaklı yorumlara dayandırdıkları haberlerde AKP'nin kapatılma olasılığının yüzde 50 olduğu görüşündeler. Çeşitli senaryoların dünden itibaren dış dünya basınında yer almaya başladığı da dikkati çekmektedir. İlk senaryo; Anayasa Mahkemesi'nin iddianameyi reddetmesi ve ülkenin ekonomisine, Avrupa sürecine ve siyasi sahneye getireceği sonuçlarını düşünerek AKP'nin yasadışı bırakılamayacağına karar vermesi görülmektedir. İkinci senaryo; AKP'nin yasadışı bırakılması ve ülkenin uzun bir zaman sürecinde dağılmaya gitmesi olasılığıdır. Ve daha çeşitli senaryoların da siyasi kulislerde konuşulduğu, yazılıp çizildiği de anlaşılmaktadır.
|