Aç kapa
Özer Hatay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   6 Mart 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Aç kapa... Aç kapa...
Lokmacı Kapısı'na gelince ''Açılsın'' diyerek öncülük yapanlar, marketler konusunda kapamayı savunuyorlar.
Dün saat 16.00'yı gösterirken yılların alışkanlığıyla bir marketten alışveriş yapmak için aracımla alışveriş merkezlerine uğradım.
Adı da Metropol...
Marketçiliğin öncü girişimcisi Metropol'ün kapısına dayandığım an bir gariplik gözüme çarptı.
Alışveriş için gelen vatandaşlar günlerdir bir türlü çözüme ulaşmayan ve de hükümet edenlerin ısrarı ve bazı sivil toplum örgütlerinin de direnmesiyle, Bakanlar Kurulu kararıyla hipermarketlerin bazılarının kapalı, bazılarının ise açık kalmayı yeğlediklerini gördüler.
Dün, saat 15.00'ten sonra yasaklar yürürlüğe giriyordu.
Oldum olası yasaklara karşı sempatim yoktur. Hele de doğru dürüst bir gerekçesi olmayan yasaklara...
Bu konuda sayfalar dolusu yazı yazılır.
Herşeyden önce çalışmayı Çalışma Dairesi'nin önlemekte başı çekmesi ve çalışmanın yerine göre "Çalış(ma)ma"ya dönüşmesi ve bazı sivil toplum örgütleri, uzun zamandır Lokmacı kapısı için "Açılsın" düşüncesini savunan ve de öncüğünü yapan Esnaflar kuruluşunun söz konusu olaya gelince "kapansın"ı savunması da dikkat çekicidir.
Şahsen her zaman çalışandan yanayım... Çalışanın haklarının korunmasını da savunurum.
Maalesef söz konusu İş Yasası gündeme getirildiği günden beri iki değişik olgunun birbirine karıştırılmasını da eleştiri-yorum.
Bazı arkadaşlarımız olaya nostaljik bakmakta ve örnekler vermektedir. Bu tür olayları geriye getirmek kimsenin arzu edeceği birşey olamaz.
İş saatleri ve çalışma saatleri için düzenleme yapma başkadır.
Çarşı pazarı düzenleme başkadır.
Birisi tamamen talebe bağlı bir olgudur diğeri ise iş yaşamındaki hakların düzenlenmesidir.
Dün kapatma kararına uyan bir markete uğradım. Ancak kapalı olacağını düşünmeden olayın üzerine vurdum.
Kapılarını yılların müşterilerine kapatan hipermarketin sahibi ve bazı çalışanları müşterilerini bilgilendirmek için kapıda çene çatlatıyorlardı.
Doğrusu bu manzaraya üzüldüm.
'Ne yapıyoruz?' diye düşünürken, vatandaşın tepkisini de görmezlikten gelemedim.
Vatandaş bu yasaklar karşısında memnun değildi. Bazıları daha da ileri giderek son derece öfkeliydi.
'Paramızla alışveriş ve temaşa zevkimizi de kısıtlayanların niyetlerini anlamak imkansız' diyerek geldikleri yere geri dönerken iyi şeyler düşündüklerini söylemek olanaksızdı.
Vatandaş bunca zamandır yapılan tartışmalara karşın, böyle bir sonuç beklemediğini ifade ederken, Çalışma Bakanlığı'na yeni bir isim koyuyordu.
"ÇALIŞ MA! BAKANLIĞI"
İşin garip tarafı Çalışma Bakanı doğru yolda olduğunda ısrar ediyor ve Bakanlar Kurulu'nu da ikna ederek, yasakları  "Açalım'' diyen bir hükümetin mensubu olarak uygulması da anlaşılır cinsten değildi.
Vatandaş, 'Ne yapmak istiyorlar?'' diye kendi kendine sorarken, bunca sorunumuz yanında süpermarketlerin de sorun olması oldukça üzücü ve de düşündürücüdür.

   535 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Rum tarafının beklentisi
  17 Nisan 2008, Perşembe   Hristofyas'ın manevraları
  16 Nisan 2008, Çarşamba   YDÜ, kanser etkinliklerine dev bir adımla katılırken
  15 Nisan 2008, Salı   Hristofyas'ın hedefi Türkiye
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Lefkoşa ağlama duvarı olmamalı
  13 Nisan 2008, Pazar   Pazariyelik yazı
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Bütün hesaplar Türkiye üzerine kurulurken
  10 Nisan 2008, Perşembe   Rum yönetiminin derdine bakınız...
  09 Nisan 2008, Çarşamba   Haravgi'den al haberi
  08 Nisan 2008, Salı   Kışkırtıcı eylemlere dikkat