|
Güney Kıbrıs'ta başkanlık seçimi bitti, seçimi kazanan AKEL lideri Dimitris Hristofyas'a AB, ABD, İngiltere çözüm çağrısı yaptı. Rum lider ne yaptı? Yemin edip göreve başlar başlamaz, Türk tarafından daha ileri giderek Türkiye'den isteklerini sıralamaya başladı bile. Buradaki amaç nedir? Rum tarafı isteyecek, istedikleri de genellikle Türk tarafının ve de Türkiye'nin veremeyeceği şeyler olacak. Bunun adına da çözümden kaçma denilecek. Çocuk kandırırcasına yaklaşımlar ne ilktir ne de son olacaktır. Hristofyas, Atina ve Brüksel ziyaretlerinin ardından KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile el ense etmeyi deneyecek. Üzerindeki sorunlu gömleği atmak için girişimler yapacak. Bizim için vazgeçilmez unsurlardan başlayacak istekleri de sözde çözüm yolunda adım sayılacak. Rum tarafının yeni lideri, eski ve değişmeyen düşünceleriyle görüşmelere oturmayı tasarlarken, Türk tarafını aklınca zora sokmayı da bir marifet sanıyor. Bizden 'çözümden yanayız' açıklamaları geldikce, Rum li-derleri, bunu bir açık olarak görmekte ve Kıbrıs sorunu ile yakından uzaktan ilgilenen ülkeleri ve uluslararası kuruluşları eskisinden farksız olarak aldatmayı da hedef olarak görmektedir. KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın barışçıl yaklaşımları ve beyanlarını bir zaafiyet gibi gören Rum yeni lideri Dimitris Hristofyas, görüşme masasına oturmadan muhatap olarak Türkiye'yi almaya çalışmaktadır. Bunlar bize ve de Kıbrıs sorununun açmazlarını bilen ülkelere, hatta AB yetkililerine de yeni yaklaşımlar olarak gelmemektedir. Sözde barışçıl yaklaşımlar olarak şimdiden sıralamaya çalıştıkları, esas hedeflerini gösteren unsurlardır. Lokmacı barikatından tutunuz da diğer hususlara varıncaya kadar Rum tarafının hedefinin temel yaklaşımlarını sergilemektir.. Görülen odur ki, Cumhurbaşkanımız Mehmet Ali Talat, barışçıl çağrılar yaptıkça, 'Rum tarafına görüşmeler başlasın ben herşeyi tartışmaya açığım' noktasında görünürken, Rum tarafının daha işin başındaki tavrı endişe vericidir. Dikkat edilecek olursa, Talat'ın Kıbrıs Türk halkını bu yeni dönemde Rum tarafının yarattığı olumsuz ortam dolayısıyla nasıl motive edeceğini düşünen Birleşmiş Milletler'e de büyük sorumluluk düşmektedir. Yoksa sağ gösterip sol vurmayı bir marifet sayan Hristofyas, şartlı yaklaşımlarıyla bir yere varılamayacağını şimdiden bilmelidir. Mehmet Ali Talat, Rum tarafının kısa zamanda atıp tutuşlarına laf yetiştirmek için çalışmaktadır. Özellikle de Türkiye'ye karşı beyanları için şu açıklamalarda bulunduğu da dikkati çekmektedir: "Dünya alem, Türkiye'nin Kıbrıs'a niçin gelmek zorunda kaldığını bilmektedir. Enosis'i önlemek ve uluslararası Garanti ve İttifak Anlaşmaları gereği adaya müdahale etmiştir. Kıbrıs'ta çözüme ulaşılması için de elinden geleni yapmış ve bugün de yapmaktadır. Yine dünya alem biliyor ki çözümsüzlüğün sorumlusu Rum yönetimidir. Ve onu destekleyen Yunanistan'dır. Görüşmeler için muhatabı da Kıbrıs Türkleri'dir." Hristofyas'ın barış ve çözümden yana görünüp, daha işin başında içinden çıkılmaz şartlar getirmesi, hakkında umut besleyenleri de hayal kırıklığına uğratmaktadır. Rum tarafına göre çözüm, kendi hedeflerine ulaşma yolunda atılacak adımları elde etmektir. Kuzey'deki umutları da başlamadan sönme istidadı içine girmiş bulunuyor.
|