|
Kıbrıs sorunu ile ilgili gelinen noktada, Avrupa'ya söyleyecek sözümüz olmalıdır. İzolasyonların kaldırılması diyoruz. Maalesef duyup da duymamazlıktan, görüp de görmemezlikten gelenler, Kıbrıs gerçeklerini artık anlamalıdır. Bırakınız Kıbrıs sorununun çözümü için yapılması gereken girişimleri, olayı yerinde görmek ve Kıbrıs Türk yetkilileriyle görüşmek isteyenlerin karşısına çıkan Rum tarafı, yıllardır aynı bağnazlığı ve aynı çözümsüzlük duruşlarını sürdürmekte bir sakınca görmek istemiyorlar. Son bir örneği daha yaşanmaktadır. Kuzey Kıbrıs'a gelmesi beklenen Almanya'nın eski Başbakanı Gerhard Schröder 'ün bu ziyaretine Güney'den çirkin sesler gelmeye başladı bile. Schröder'in Kuzey gelmesi ertelenmesi halinde adeta bayram edecek olan Rum tarafında, AB üyelik avantajnı da göz göre göre kötüye kullanmaktadır. İnsan haklarının da çiğnendiği Kıbrıs'ta, Türk tarafını insan haklarından uzak tutmak ve de gelişme yollarına takoz koymak Rum tarafının büyük bir beceri olarak gördüğü de ortadadır. Almanya'nın eski Başbakanının Kuzey'i ziyaret etmesinden bu denli rahatsız olmanın altında yatan nedir biliyor musunuz ? Kıbrıs'ta çözümü engelleyen Rum idaresini elinde tutanlar, çözüm ve barış yolunda atılan adımları bile engellemekten geri durmamalarında art niyeti artık dünya da anlaşılmaktadır. Rum tarafındaki bu telaşın nedenleri artık anlaşılır hale gelmiştir. Kıbrıs'ta çözümsüzlüğün başlıca nedeni Rum tarafının Kıbrıs Cumhuriyetini işgal altında tutmasıdır. Kıbrıs Türkü'nün en doğal haklarını dahi gasbeden ve de devam etmekte de kararlı olan Rum idaresinin ne menem bir idare olduğunun anlaşılmasından elbette korkacaklardır. Kıbrıs sorununu Türklerin bir işgal sorunu olduğunu dünyaya yayan Güney Kıbrıs Rum yönetimi'nin Kıbrıs Cumhuriyetini nasıl işgal ettiğini Cumhuriyetin eşit ortaklarını silahla yok etmek için işlediği suçların hesabını vermek dururken, gaspçı zihniyetini südürmekten geri durmamaktadır. Schröder'in ziyareti için gösterilen tepki, Kıbrıs gerçeklerinin her geçen gün Avrupa'lılar tarafından da anlaşılmaya başlamasından kaynaklanmaktadır. Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos, 17 Şubat' ta yapılacak olan Başkanlık seçimi ile uğraşırken, diğer Başkan adayları da Scröder'in ziyaretinin Papadopulos'un zaafiyeti ve aksak politikalarına bağlamaktadırlar. Seçimde Rum halkın oy isteyecek olan tüm adayların Kıbrıs sorununa bakış açılarında da bir değişikliğin olmadığı da açıkca görülmektedir. Seçimlerden sonra Rum tarafında çözüm yolunda iyi niyet belirtisi yerine maalesef dünyaya gerçekdışı yayınlarını sürdürecekleri anlaşılmaktadır. Durum onu gösteriyor, Avrupa Kıbrıs Rum tarafını AB'ye üye yapmakla işlediği yanlışı düzeltmek için bir gayreti yok, aksine gerçekleri öğrenmek isteyen eski devlet adamlarının, Kuzey Kıbrıs'ı ziyaret etmelerinden bile rahatsızlık duymaktadır.
|