Şikâyetler
Eşref Çetinel

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   1 Nisan 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

İnsanların şikâyetleri bitmez. Öteki dünyaya giderlerken  bile Azrail'den şikâyetçi olurlar. Öyle de oldu muydu yolda belde durdururlar, "yaz" derler. Yazarız, aradan bir süre geçer. Rastlaşırız bir yerlerde, "yahu yazdın mı o söylediğimi" diye sorarlar. "Yazdık" deriz. "Hangi gün" diyerek sorarlar, hatta bazıları "varsa getir o gazeteyi de görelim" rica-sında bile bulunurlar! 
Alıştık: Şikâyet ederler, yazdırırlar, okumazlar! Buna karşılık biz yine de birikmiş şikâyetler var sütunumuza ve aktarıyoruz. At denize balık bilmezse halik bilir kabilinden…
BÜROKRASİ NANAY: Müzmin dert olarak devam edegeliyorsa şikâyetleri de devam ediyor demektir. Bizzat ellediğimizce devlet daireleri hâlâ laçka. O dairelerde işi olanların "hizmetçisi" olduklarına hiç alışamadılar. Adam anlatıyor: "Kimlik kartımı camla kesik bölmeden memura uzatacağım. Kolum kopacak memurun eline ulaştıramıyorum. İçimden "kalk be hanım yerinden de al" diyorum,  tabii duymuyor, yerinden kımıldamıyor… Neyse zar zor kimliğimizi ulaştırıyoruz!"
Bir diğeri anlatıyor: "Tam işlemin ortasındayız. Zırrr telefon. Bizim işlemler duruyor memurun telefon konuşması başlıyor. Bir dakika, beş, on dakika… Size saatler kadar uzun geliyor, arkanızda kuyruk uzuyor, bekleyin ki telefon konuşması bitsin!"
"Vakit nakittir" diyen yurttaş üst kademelerde çözülecek sorununa muhatap bulabilmek için bazen bir gününü harcadığını söylüyor. Yönlendiren, pratiğe indiren yok.  Görevlilerin kimileri toplantılarda, kimileri kahve molasında! Ve dairelerde ol alem devam ediyor.
DAÜ'NÜN SEPTİK SULARI: Araştırmadık. Doğru değilse  "açıklama" yapılır. İddia şu: DAÜ'nün atık suları Glapsides plajındaki bataklıkla gölete karışıyormuş. Zaten o bölge denize sıfır olduğundan ve Mağusa'da deniz suyu iki üç kilometrelik kıyı şeridinin içine kadar girdiğinden kanali-zasyonluk nedeniyle tüm konut ve apartmalarla tesislerin atık sularının sonuçta akıtıldıkları yerlerden Glapsides plajına karışması mümkün… Şikâyetler "sivrisinekler bizi yiyorlar" diyerek başlıyor, türlü çeşitli kirlilik örnekleri sıralanarak devam ediyor. Biz ekleyelim: Plajın yanındaki gölet tam bir pislik ve mikrop yuvası. İçinde ne ararsanız var. Ve orada insanlar balık avlıyorlar, kimselerin de umurunda olmuyor!
BU DA BİR BAŞKA GARİPLİK: Adam diyor ki bizim çocuk bir yaşındayken Mağusa Koop İktisat Bankası’na giderek yirmi yıl vadeyle adına 26.3.1983 yılında 2 bin TL yatırdıydık. 4.5.1983’te on bin TL. (Bankanın "mevduat cüzdanı" yazılı defter elimde.) Bundan bir süre önce   "yahu ne oldu bizim o para diyerek" bankaya gidiyorum,  "paran kaynadı" diyorlar. "Nasıl olur ama diyorum biz o parayı yirmi yıl vade diyerek kayıt altına almıştık," cevabı   "yok öyle birşey oluyor! Ve adam ekliyor: "O günün on iki bin TL'si deyip geçmeyin. Ben o parayı o yıllarda kazanmak için tam 1200 porsiyon kebap satmam gerekirdi. Kaldı ki bu para vadeli ve faizli olacak… Biz sadece aktarıyoruz.
BU DA BENDEN: Avrupalı kent olma yolunda hızla ilerleyen Mağusa bu konuda az zamanda ve büyük işler yaptı. Bir tanesi çöp konteynerlerinin anayollarla ötesi tüm yolların kenarlarında bile değil, içinde ve ortalarında  olması. Ki gelip giden arabalar çarpsın, trafik yavaşlasın diye! Eskiden çöp tenekeleri derdik, AB'de de bu çöp tenekeleri böyle yolların içinde midir? Yani reform, yahut AB'lileşme dediğiniz bu mudur? Ne müthiş uyumlu benzeşme!
Sonuçta "yaz" diyorlardı, şikâyetlerin bazılarını yazdık.  Yine de beni gördükte sorun: "O söylediğimi yazdın mı?"

   487 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Nail Atalay ve BM'de on buçuk yıl
  17 Nisan 2008, Perşembe   Bu ne gizlilik - su - ve pirinçle bulgur
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Yağma yok, başaramayacaksınız
  15 Nisan 2008, Salı   Gariban Rum politikası ve DAÜ ile LAÜ
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Nesine gülelim ve eğitimde yeni fasarya
  13 Nisan 2008, Pazar   Hükümet etmek zor zanaattır
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Ne büyük siyasetler
  11 Nisan 2008, Cuma   "Ne oldu ama? Bir türlü anlayamıyorum!"
  10 Nisan 2008, Perşembe   Bu hallerdir ki korkutuyor bizi
  09 Nisan 2008, Çarşamba   Eraslan'ın atraksiyonları