|
Mağusa Belediyesi'nin 2008 yılında "neler yapacağız" başlığı altında plana programa girmiş tasarılarını, gazetelere yansıtılan açıklamasından öğrendik. İsterseniz beklentilerinize cevap vermediği yahut kendinize göre sorunları içermediği için "eksik" de dersiniz isterseniz inanmadığınızın inancında "hadi canım göz boyama" da dersiniz! Nitekim ben de yapılacakların özet dökümlerini okuduğumda kendime göre yığınla "yapılmayanların" acaba yapılacak mı sorusuna takılan cevabını aradım. Bulamadıklarım karşısında "yine atladı" dedim. FAKAT İTİRAF ETTİM: Çoktandır unuttuğumuz bir olaydı. Gitgide ve siyasi partiler iktidarlarının "ben yaparım olur" psikozuna düştüklerinden beridir memlekette ne plan kaldı ne de program. Seçimlerden seçimlere "yalan yanlış vaadler" sıralanıyor, "yapacağız edeceğiz" deniyor, iktidar olundukta o vaadler unutuluyor, hele plan program gibi şeffaflığın anası olması gereken ciddiyete hiç rastlanmıyor. Oysa en nâmüsaid şartlarda bile memleketin henüz devlet mertebesine ulaşmadığı, bakanlarının "üye" hükümetlerinin "yönetim" adıyla nitelendirildiği dönemlerde Kıbrıs Türk halkının kaderini yüklenen siyasi iktidar kadrolarının bırakın bir yıllığını, beş yıllık planları da vardı. Asla uygulanamamış olsalar da niçin ve nerede tıkanıp uygulanamadıklarının halk katlarında tartışmaları yapılırdı. Kader işte, devlet olduk ne plan kaldı ne program! DOLAYISIYLA MAĞUSA BELEDİYESİ "işte 2008 yılı plan programın budur" dediğinde şaşırdım! Çünkü açıklamamış da olsa kimselerin umurunda olmaz, kimseler de sormazlardı! Ta ki seçimler gelsin, meydanlara çıkılsın ve "ne vaad ettiniz ne yaptınız" diye sorulsun! Hükümet kanadına bu cümleden bakıyoruz. Geçen zamanları DP'yi kışılayıp ÖRP'le oluşturduğu koalisyon Hükümeti nedeniyle Meclisi boykot eden muhalefet partilerinin muhalefetsizliği ile yedi. Beş yıllık icraatlarının adını "reformlar" olarak koydu ama ne bir tekini kavgasız sorunsuz başarabildi ne de "başardım" dediklerinin yanına ötekilerini katabildi. Güle oynaya ve büyük destekle geldiği iktidarı "içbarışı dinamitleyen" bir siyasi erk haline getirdi, yasakçı yasalarla memleketi yönetmek sevdasına kapıldı. Muhalefet dönemlerinde yıllarca kınayıp protesto ettiği despotizmin dikalâsında "politik tutum" rotası çizdi. Ortağı ÖRP'ü zap-tedemedi, olumsuz icraatlarını hükümetin eksiler hanesine kazıdı. Ve istese de içine düştüğü açmazlarda yapamayacağı plan programlar yerine, "ben yaparım olur" dedi! OLMADIĞINI BİRLİKTE GÖRÜP YAŞIYORUZ: "Şimdi bu halk nankördür yapılanları görmüyorsa ne yapalım" mı denecek? Son sitemde duyduğumuz çığlık işte böylesi bir sestir! Eğitim Bakanı bir yana öğretmeni bir yana! Tarım Bakanı bir yana tarım sektöründe çalışanlar öte yana! Sağlık Bakanı bir yana çalışanları tam karşıda! Maliye Bakanı "battık" diyor, Başbakan "vermeyince mabut neylesin Sultan Mahmut" döktürmesinde şefaat bekliyor! Asım Vehbi istifa ediyor, Turizm Bakanı bir milyon turist gelecek halüsinasyonunda konuşuyor! Tümünün de ortak yanı bulunuyor: "Biz yaparız olur!" Son zamanlarda buna "bu yolda karşımıza çıkanları ezer geçeriz" uyarısı da ulandı… Böylesi toz dumanda plan program mı ararsınız? Neyse ki Mağusa Belediyesi "unutulanı" hatırlattı da hâlâ bir kırıntısı kalmış diyoruz!
|