Magnum Photos
MUSTAFA KEMAL KASAPOĞLU

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   10 Mart 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

1947 yılında Robert Capa (asıl adı Andre Freidman), Rodger, Seymour ve Cartier-Bresson tarafından kurulan efsanevi bir ajansın adı "Magnum Photos".
Onlar, radikal derecede bağımsız, gerçeğe, habere adanmış bir kulubün ana kurucuları...
Özellikle Rodger Capa, gerçeği fotoğraf makinesi ile yakalayıp anlamaya çalışan yeni nesil fotomuhabirlerin idolü haline gelmiş bir kişi...
Çünkü herşey Capa'nın başyapıt olan tek bir fotoğraf karesi ile başlamıştı. Söz konusu fotoğraf karesi; Capa'nın 1936 yılında İspanya iç savaşında, ölümcül bir merminin isabet ettiği askerin son anını gösteren fotoğrafıyla kazanmıştı bu ününü...
İşte o günden itibaren de tarihe tanıklık etmekteler.
Onların fotoğrafları olmasaydı, birçok şeyi görmüyor, bilmiyor ve duymuyor olmayacaktık. 60 yılı aşkın bir süredir dünyada insanların nasıl, neler yaşadıklarını aktarmaktalar. Hatta bazen normal bir insanın bile dayanamayacağı acımasızlıklara, işkencelere tanık olarak yapmaktalar bunu...
İşte Budapeşte...
Prag...
Paris'teki sokak çatışmaları...
Vietnam...
Yugoslavya...
Ruanda'daki katliamlar...
Berlin Duvarı'nın yıkılışı...
ya da tarih yazmış kişilerin çöküşü gibi, demekte özetle "GEO" dergisinin son sayısı...
Keşke dergi sayfalarını karıştırırken, bin dokuz yüz otuz altıdan itibaren başlayan sürecin iki bin yedinin sonuna değin, aradaki bin dokuz yetmiş dört senesinde bizlere de yer ayırsalardı (ayırabilselerdi).
Nasıl değiştiğimizi...
Nasıl değiştirildiğimizi...
Nasıl birbirimize düşürüldüğümüzü...
Nasıl birbirimizi düşman gördüğümüzü...
Adanın cennetten cehenneme dönüştürülme yolunda nasıl can çekiştiğini...
Çıkarlar uğruna dağların, sahillerin ve alçak orman arazilerinin nasıl peşkeş çekildiğini...
Yollarda hayvanların nasıl katledildiklerini...
İnsanların nasıl vahşice öldürüldüklerini...
Nasıl içimize korkunun sindirildiğini...
Belki de bir gün, nasıl bin dokuz yetmiş dört'ten (1974) iki bin yedi'ye (2007) dek uzanan süreçte Kıbrıslıtürkler'in yavaş, yavaş kültürlerinin, gelenek ve göreneklerinin yok olduklarını görürüz "Magnus Fhotos" foto muhabirlerinin fotoğraf karelerinde.
Belki yarın, belki de yarından yakın...
Saygılarımla...

   656 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Kamuda verimlilik
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Hellim
  07 Nisan 2008, Pazartesi   Kanser
  31 Mart 2008, Pazartesi   Uygunsuz gerçek
  24 Mart 2008, Pazartesi   Köprüleri Atma Aynı nehri kaç kez daha geçmek zorunda kalacağına şaşıracaksın
  17 Mart 2008, Pazartesi   Erdem
  03 Mart 2008, Pazartesi   Örnektik
  25 Şubat 2008, Pazartesi   IV. güç basının (medya) rolü
  18 Şubat 2008, Pazartesi   İskele ve gelecek
  11 Şubat 2008, Pazartesi   Meleklerin dokunuşu