Ağın dışında olmuyor
Arman Ratip

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   30 Mart 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

İnternet'e girip 'chat'laşmıyorsanız, sanal dünyalara bağlanıp mesajlar göndermiyorsanız, istediğiniz bilgileri internette araştırıp, bulup almıyorsanız, en basiti e-mail'leşmiyorsanız, çağdışı kaldınız denilebilir. Hangi dalda profesyonelce çalışıyorsanız çalışın, ağın dışında kalırsanız internetin yaygınlaşmasından önceki yıllarda olduğu gibi mektup, fax ve telefon ile iletişim kurup veya araştırma yapıyorsanız, kütüphanelere gitmek durumunda kalırsınız. Bu bir gerçek. İnsanların cep telefonlarında masrafı düşürmek için sürekli birbirlerine mesajlar gönderdiklerini ve telefonda karşılıklı konuşmaktan bile kaçındıklarını biliyoruz. Teknoloji geliştikçe doğal pek birşey kalmadı gibi geliyor bana. Yani kısacası 'ağ'a teslim olduk sözleri pek abartılı değil. Ancak hangi meslekte olursanız olun, mutlaka kendinizi yenilemeniz ve ağın içinde olmanız gerekmektedir. Genel kanıya göre bunu yapmadığınız takdirde her işini internet kanalıyla gerçekleştiren profesyonel insanlarla ne yarışabilir nede onlara ayak uydurabilirsiniz. Ağın dışında kalan ve mesleğinde koyduğu hedeflere ulaşabilen çok az insan kaldı sanırım.
Müzisyenlerin eserlerini dünyaya tanıtmak açısından bugün yapabilecekleri en etkin çalışmalardan biri hiç kuşkusuz web siteleridir. Artık tanıtım amaçlı olarak ürettiğiniz demo-CD'leri müzik festivallerine, konser organizatörlerine, plak şirketlerine göndermenize gerek kalmadı.  Onlara e-mail atıp web sitenize girmelerini ve eserlerinizden örnekler dinleyebileceklerini ve sizi davet edip etmeyeceklerine ilişkin karar vermelerini istersiniz. O kadar. Basit değil mi? Peki bu kuruluşların web sitenize girmelerini, sizi ve müzi-ğinizi tanımalarını nasıl sağlayabilirsiniz? Sadece konserler vererek ve adınızın müzik dünyasında tanınmasını sağlayarak bu hedefe gitmeyi denersiniz. Yurt dışında sürekli konserler vermek için konser organizatörleri, müzik festivalleri ve müzik dünyasında sizin ürettiğiniz müzik türlerini ve bu işten para kazanan müzik menajerleri ile iletişim kurup kendinizi kabul ettirmeniz gerekmektedir. Bu insanlara nasıl ulaşabilirsiniz? Sadece müziğinizi onların dinlemesini sağlayarak. Peki onlar müziğinizi nasıl dinleyecekler? Ya web si-tenize girip ya da verdiğiniz konserde dinleyecekler... Yani kısacası bir fasid daire içindesiniz ve bu fasid dairenin dışına çıkmak çok zor. Devlet yurt dışındaki konserleriyle kendini kanıtlayan ve ülkesinin tanıtımına katkı sağlayan müzisyenlere destek verirse, o zaman belki bu müzisyenler daha da iyi yerlere gelebilir. Eğer bir milyarder sizi kollarının altına alıp müziğinizi dünyaya tanıtmaya karar verirse o zaman başınıza talih kuşu kondu demektir. Bir müzisyen olarak yaşadığım sorunları kaleme almak istedim. Bir yeni CD doldurmak için aylarca sponsor arar ve bulamazsanız işler daha da zorlaşır.
Bir önemli konu daha var. Bugün ABD, İngiltere, Avrupa ve Türkiye'de artık sizin müziğinizi beğenip "Gelin sözleşme yapalım ve eserlerinizi yeni bir CD ile tanıtalım" teklifinde bulunacak plak şirketi hemen hemen kalmadı. En gelişmiş ülkelerde bile bestecinin telif haklarını koruyabilmek büyük sorun. Dünyanın herhangi bir yerinde insanlar web sitenize girip sizin eserlerinizi 'download' yapabiliyor. Yeni eserleriniz web sitenizde varsa bunlar alınabiliyor. O zaman yeni CD'nizin satıp size para kazandırması da bir hayal olmaktan ileri gitmiyor. Bu da fasid dairenin başka bir parçası. Eğer büyük organizatörler ve müzik festivalleri sizin eserlerinizi dünyaya tanıtmak için kolları sıvar ve gerçekten büyük bir tanıtım çalışması yaparlarsa, o zaman hem dünya eserlerinizi tanır hemde müzikten para kazanırsınız. Bu da çok çok zor. Milli piyangoda büyük ikramiye kazanmak gibi birşey. İşte günümüz dünyasında müzik alanında yaşananlardan kısa bir özet. Ağın dışında olmuyor.

   594 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  13 Nisan 2008, Pazar   Çizgiler ve statüko
  06 Nisan 2008, Pazar   "Üst düzey" (Hikaye)
  23 Mart 2008, Pazar   Potpourri
  16 Mart 2008, Pazar   Hangi politika?
  09 Mart 2008, Pazar   Ne Lokmacıymış ama...
  02 Mart 2008, Pazar   Bazılarının umudu
  26 Şubat 2008, Salı   Sn. Talat'a yanıt
  17 Şubat 2008, Pazar   Türkiye futbol dünyası
  10 Şubat 2008, Pazar   Milliyetçi olmak suç mu?
  03 Şubat 2008, Pazar   Bundan sonra