Ne Lokmacıymış ama...
Arman Ratip

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   9 Mart 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bir sürü sorun ortada dururken Lokmacı Sınır Kapısı’nın açılması çok önemli bir olaymış gibi geldi ve hemen gündeme oturdu. Herşeyi bir tarafa bırakalım, KKTC devletine sahip çıkmayı unutalım, iki devletli bir çözümden başka çözümün Kıbrıs Türkünü yok edeceğini, KKTC devletini ortadan kaldıracağını söylemeyelim, Kıbrıs'ı birleştireceğiz politikasıyla yola devam edelim, bağımsızlığımızdan ödün vermeyeceğimizi açıklamayalım, kesin politikamızı ortaya koymayıp biz çözümden yanayız ve çözüm istiyoruz gibi hiçbir anlam taşımayan  yuvarlak laflarla işi geçiştirelim ve sonunda "Biz Lokmacıyı açmaya hazırız"  diyelim. Ve bunun adına da diplomasi diyelim. Olacak iş değil. Ama olur tabii. Demek ki bizim  dünya görüşümüz, kapsamlı bir çözüme, KKTC'nin varolacağı ve yaşamaya devam edeceği bir kapsamlı çözüme Lokmacı ile başlamak gerekliymiş. Demek diplomasi buymuş da bizim haberimiz yok... Lokmacı Sınır Kapısının açılmasını çok önemli bir konuymuş ve Kıbrıs Sorununun en önemli parçalarından biriymiş gibi presente etmeye çalışmak  boşuna. KKTC'yi tanıtacaksınız ve KKTC'nin tanınması için politika üreteceksiniz. Yol budur. Biz KKTC olarak kendi koşullarımızı Ruma kabul ettirip Lokmacıyı açabilir miyiz?  Hayır. Rumlar bizim koşullarımızı kabul etmez. Peki biz KKTC olarak Rumun önerdiği koşulları kabul edip bu sınır kapısının açılmasına evet diyebilir miyiz? Gene Hayır. Haa. Anladım... Ortak yol bulup iki tarafın da kabul edebileceği bir Lokmacı çözümü bulunacak. Buna inanmak saflık olur. Biz ödün verdikçe Rum daha fazla ödün isteyecektir. Onların her görüşmedeki taktiği bu....
KAPSAMLI ÇÖZÜM  NE DEMEK ?
TC Başbakanı Sn. Erdoğan, Türkiye olarak BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs sorununa kapsamlı çözüm bulunmasına yönelik inisiyatif almasını samimi bir şekilde arzu ettiklerini ve bu çabalara aktif katkıda bulunmaya hazır olduklarını açıkladı. Kuşkusuz Sn Erdoğan'ın bu açıklaması iyi niyetli. Benim kafama takılan şu kapsamlı çözüm dedikleri... Ne demek kapsamlı çözüm ? Benim anladığım kadarıyla sorunun içindeki her konunun, her sorunun ayrı ayrı ele alınıp daha sonra bir bütün şeklinde Kıbrıs sorununu çözüme ulaştırmak anlamına gelir herhalde. Peki şimdi  Rumların ve bizim söylediklerimize bir bakalım:
Rum Kıbrıs Cumhuriyeti'nin yeni Cumhurbaşkanı Hristofiyas "Kıbrıs Cumhuriyeti'nin toprağını işgal ile elinde bulunduran biz değiliz, Türkiye'dir."  Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu II'nci Hrisostomos, "Federasyon değil, Birleşik Kıbrıs istiyoruz" dedi.
Bizde ise KKTC Cumhurbaşkanı Sn Talat, "Kıbrıs'ı birleştireceğiz. Benim yıllardır savunduğum şey ilgili BM kararlarında  da izah edildiği gibi çözümün siyasi eşitliğe dayandırılmasıdır. Ben  ayrı iki devletin birleşiminden oluşacak yeni ortaklıktan söz ettim, bizim Kıbrıs Cumhuriyeti'ne eklenmemizden değil." dedi. Peki Sayın Talat, Rumlar, eşitliği ve iki devletin eşit ortak bir devlet kurmasını kabul etmez ki .Sn. Talat'ın son söylediği herkesi düşündürdü. Sn Talat. "Annan Planı'nın yapı taşlarını kullanmalıyız" dedi.
KKTC'nin I'inci Cumhurbaşkanı Sn. Rauf Denktaş ise,  "Bağımsızlığımızı masaya yatırmıyoruz diyen sesler çoğalmalı." dedi. Demokrat Parti Başkanı Sn Serdar Denktaş,  "En büyük garantimiz olan devletimize sahip çıkarak yürüdüğümüz sürece biliniz ki dünya bize saygı göstermeye, saygı duymaya mecbur olacaktır. Yeter ki önce kendi kendimize saygı duyalım, kendi devletimize sahip çıktığımızı bütün dünyaya gösterelim..."
Rumları bir tarafa bırakın. Onlar hayal kurmaya devam etsin. Bizimkilerin içinde kimin doğruyu söyelediğine, kimin gerçekçi olduğuna artık siz karar verin sayın okurlar...

   1197 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  13 Nisan 2008, Pazar   Çizgiler ve statüko
  06 Nisan 2008, Pazar   "Üst düzey" (Hikaye)
  30 Mart 2008, Pazar   Ağın dışında olmuyor
  23 Mart 2008, Pazar   Potpourri
  16 Mart 2008, Pazar   Hangi politika?
  02 Mart 2008, Pazar   Bazılarının umudu
  26 Şubat 2008, Salı   Sn. Talat'a yanıt
  17 Şubat 2008, Pazar   Türkiye futbol dünyası
  10 Şubat 2008, Pazar   Milliyetçi olmak suç mu?
  03 Şubat 2008, Pazar   Bundan sonra