|
Bu yazıda Türkiye'de oynanan futboldan değil, sadece Türkiye medyasında futbola ilişkin yorumlar ve Türkiye futbol dünyasındaki acayip olaylardan söz edeceğim. 'Hepsi bitti de şimdi de futbola mı takıldın', demeyin. Benimkisi sadece bir merak değil. Müthiş bir futbol tutkusu. O kadar ki A'sından Z'sine kadar futbol oyununu yıllar boyu etüd ettim. KKTC futbo-lundan söz etmeyeceğim. Nedeni ortada. Gelmiş geçmiş Kıbrıs Türk Futbol Federasyonları maalesef ve özellikle 1983'den (yani KKTC'nin bağımsız, egemen bir devlet olmasından bu yana) beri KKTC futbolunu temsil edemiyor. Yıllar boyu bizim federasyon yöneticileri KTFF'nin UEFA'ya en azından provisional üyeliği için mücadele edecekleri yerde (Tabii TFF'nin desteğini de alarak) yok Rum'un KOP'u, yok yabancı takımların KKTC'de maç yapması gibi üçüncü hatta dördüncü derecedeki konuları gündeme getirmişler ve istenilen düzeyde temas kurup en önemli konuyu çalışmamışlardır. İşte bu yüzden KKTC futbolu için şimdilik bir yorum yapmak gereksiz. Biz şimdi Türkiye'deki olayiara bakalım. 1. Türkiye'nin gelmiş geçmiş en başarılı TFF Başkanı Haluk Ulusoy neden bu görevden uzaklaştırıldı? Türk ulusal futbol takımının en büyük başarıları elde ettiği dönemde başkan olan ve görevini gittiği güne kadar başarı ile yerine getiren Sn. Haluk Ulusoy neden sessizce gitti? Bazı güçler onun gitmesini istediler de ondan. Kim bu güçler? Türkiye'de futbolun ileri gitmesini engelleyen bu insanlar kimler ve Türkiye futbol dünyasındaki dürüst insanlar böyle bir gelişmeye nasıl seyirci kaldılar? Bunu anlamak mümkün değil. 2. Galatasaray teknik direktörü Feldkamp için neler söylendi, neler yazıldı... Yok adam 74'e merdiven dayamış, yok yaşlıymış ve bu işi götüremezmiş. İşte size Türk mentalitesi. Avrupa'da profesyonel insanlar 70'den sonra yeni kariyere başlarlar. Türkiye'de ise 'Yaş yetmiş iş bitmiş' sözcüklerine takılıp kaldılar. Yok efendim falan futbolcuyu kadro dışı bırakmış, yok hastaymış ve bir maça gelememiş. Bazıları 'Feldkamp Almanya'ya gitmişken orada kalsın, geri gelmesin' gibi anlamsız, saçma ve hiçbir dayanağı olmayan sözlerle adama hücum etmişler. Sonunda ne olmuş? Kaili geri gelip görevinin başına geçmiş. Galatasaray 9-10 eksiğe rağmen sadece genç Türk futbolcuları ile başarılı futboluna devam etmiş ve li-derlik koltuğunda. İnanılmaz bir tempo ve pres ile rakiplerini sürklase etmiş. Lig şampiyonluğunun en büyük favorilerinden biri olarak yoluna devam ediyor. Tüm bu gerçeklere rağmen Hıncal Uluç, "Başka oyuncu olmadığı için mecburiyetten bu kadro ile oynatmış Galatasaray'ı ve başarıda hiçbir katkısı yok..." gibi yersiz yorumlarla sahnede... 3. Gelelim transferlere; 'falan takım şu futbolcuyu alacak, işi bitirdi' gibi aslı astarı olmayan haberlerle dolu futbol sayfaları. Bir sürü uyduruk haber. Sansasyon yaratmak için yazılmış haberler... Dedikodu üzerine kurulan haberler bu kadar olur. 4. Bir de acayip saplantılar var. Efendim Galatasaray Fenerbahçe'yi Kadıköy'de 9 senedir yenemiyormuş. Ehh, ne olmuş yani? Manchester United da Arsenal'i Arsenal'in sahasında 10 yıldır yenemiyor. İngilizlerin bu konuyu konuştuklarını hiç duymadım. 5. Fenerbahçe teknik direktörü Zico'nun genç tercümanı var. Zico 5 kelimelik bir cümle söyler. Tercüman söyler söyler bitirmez. Bunlar çok komik şeyler. Adam gibi tercüme yapsana kardeşim. Herkes senin değil Zico'nun düşüncelerini almak istiyor... 6. Hakan Şükür Türkiye'nin gelmiş geçmiş en büyük golcüsü. Rekorlar hep onda. Dünya Karması'na çağrılan o. Hakan Şükür sadece golcü değil. Komple futbolcu. Bütün kafa toplarını alan, asist yapan, pres yapan, defanstan gelip top çıkaran, diğer golcülere pozisyon yaratan müthiş bir futbolcu. İşte böyle bir futbolcuya söylemediklerini bırakmıyorlar. Yok artık yaşlandı, bıraksın. Hele bir gol kaçırsın, o zaman bakın siz sözde futbol yorumcularının söylediklerine. Artık ayağında güç kalmadı, yaşlandı, oynamamalı gibi Hakan Şükür'ü kötülemeye yönelik sözler. Ancak bu efendi sporcu kendine çok iyi bakarak futbolunu oynamaya ve gollerini atmaya devam ediyor. Türkiye Milli Takımı'na çağrılırsa Avrupa Şampiyonası'nda da başarılı olacak. Tüm bu eleştirilere rağmen Türkiye futbol dünyasında aklı başında yorum yapan futbol adamlarının da var olduğunu belirtmek lazım. Bunu inkâr edemeyiz. Türkiye futbol dünyasında beyinleri ile (kalpleriyle değil) düşünüp yorum yapanlar çoğaldıkça işler iyiye gidecek.
|