|
Egemenlik haklarımızın ısrarla inkar edildiği bir Dünya düzeninde şimdi de KKTC'nin ekonomik yapısını bozmak için bir takım sinsi oyunlar oynanmaktadır. Kıbrıs sorununun uzaması zaten ekonomik gelişmemizi engellemekte, mülkiyet sorununa ilişkin belirsizlikler dış yatırımcının önünde en büyük engel olarak KKTC'ye sermaye akışını yavaşlatmaktadır. Bir çok ülkenin Bankalar Birliği veya Banka'larının üye oldukları Finansal Önlemler Görev Kuvveti ( Financial Action Task Force - FATF ) 29 Şubat tarihli açıklamasında büyük bir sorumsuzluk göstererek KKTC Bankacılığını Uzbekistan, İran, Pakistan, Sao Tome ve Türkmenistan gibi ülkelerle ayni kategoriye koyarak kara para aklanmasında ve terorizmin finanse edilmesinde kullanılmakta olabileceğini iddia etti. İran, Pakistan, Sao Tome, ve Türkmenistan ile ilgili somut yasal boşluklardan bahsedilen raporda KKTC ile ilgili Yasal Mevzuatımızda alınan önlemleri takdir ettiklerini belirtirken yine de uluslararası banka ve finans kuruluşlarına KKTC ile yapmakta oldukları işlemleri ve para hareketlerini dikkatle izlemelerini önermektedir. Konu ile ilgili Bankalar Birliği Başkanı Bülent Berkay ile görüştüm. Rapordan son derece rahatsız olduğunu, geçen hafta İngiliz Elçiliğinde devam etmekte olan bir eğitim semineri esnasında yayınlanan bu Rapor'a gerekli tepkiyi koyduğunu belirtmiştir. Bülent Berkay'a göre KKTC uluslararası örgütlerle her türlü işbirliğini samimiyetle sürdüren 'compliant' bir ülkedir. İşbirliğinden kaçınan 'non compliant' bir hayli ülke varken KKTC'nin bu raporda yer almasına anlam verememektedir. KKTC Meclisi'nde AB uyum çalışmaları çerçevesinde ve FATF'ın öngördüğü tavsiyeleri dikkate alarak 15 Ocak 2008 tarihinde 55/1999 sayılı Karaparanın Aklanmasının Önlenmesi Yasasının yeniden düzenlenerek Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Yasa Tasarısı olarak hazırlanmasına rağmen FATF yapılanları yeterli bulmamıştır. Bülent Berkay'a göre Serious Organised Crime Agency'nin bulgularına göre geçen yıl İngiltere'de 25 milyar Sterling aklanmış. Güney Kıbrıs AB'ye girmesine rağmen 10 binlerce off-shore şirketleri barındırmakta, 80 binin üzerinde yabancı işçinin 40 bininin kaçak olduğu bilinmektedir. Bir çok ülkede yasal boşluk ve zaafiyetin olduğu bilinirken uluslararası örgütlerle hiç bir işbirliğinden kaçınmayan KKTC'nin FATF raporunda yer alması akla başka soru işaretleri getirmektedir. İki ay kadar önce 2001 yılında İngiltere'de gerçekleşti-rilen bir soygundan 5 milyon Sterling'in KKTC'de aklandığı, hatta suçlunun Çatalköyde ikamet ettiği İngiliz basınında manşetten duyurulmuştu. KKTC Polis ve makamlarının İngiliz Polisi ile her türlü işbirliği içerisinde olduğu hatırlandığında bu gibi olayların sadece spekülatif fakat ciddi habercilikten uzak olduğu görülebilmektedir. KKTC üzerinde bazı ciddi oyunlar oynanmaktadır. AB içerisinde olmayan fakat AB uyum yasalarını ve uluslararası anlaşmaları titizlikle uygulamaya hazır demokratik ve çağdaş yönetim anlayışımız bazılarını rahatsız etmektedir. Bankalar Birliği Başkanı Bülent Berkay FATF'ın yayınladığı 40 + 9 tavsiye ve standardları titizlikle uygulamakta olduklarını, 1992 yılından beri personelin 'şüpheli işlemler tesbiti' ve 'müşterini tanıma' gibi uygulamalar hakkında eğitim almakta olduğunu belirtmektedir. İngiliz Koloni devrinden bu yana Banka'cılık alanında önemli deneyimleri olan Kıbrıs Türk halkı son yıllarda sektörü daha da geliştirmeyi başarmış, Merkez Banka'sının da başarılı uygulamalarıyle KKTC'de güvenilir bir sistem oluşturulmuştur. Mevduatların 5 milyar Dolar'ın üzerine tırmanması, ithalatımızın 1.5 milyar Dolar'ı aşmasında güvenilir bankalarımızn önemli katkıları vardır. Başarılarımıza gölge düşürerek bazı siyasi oyunlarla sistemi zayıflatmak ve uluslararası finans sisteminin dışına itmek Kıbrıs Türk halkına büyük sıkıntı verebilecektir. Konunun önemi itibarıyle yasal mevzuatımızı güçlendirerek, banka ve tüm finans kuruluşlarımızın öngörülen standartlara hassasiyetle uymalarını sağlamamız gerekmektedir. Tepki koyarken bazı eksiklikleri-mizin de süratle giderilmesi için çalışmalarımıza devam etmeliyiz. Örneğin, sağlıklı çalışan bir Mali İstihbarat Biriminin oluşturulması sistemin geleceği açısından son derece yararlı olacaktır.
|