2009 daha mı iyi olacak?
Ersin Tatar

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   2 Mart 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

2008 yılının kötü geçeceğini kabul eden hükümet 2009 yılına umut bağladı. Zam üstüne zamlarla her geçen gün daha da sıkıntı içerisine giren vatandaşın, aldatmacayla, tek çıkış yolunun 'beklenti' içerisine sokularak sabretmesini öğrenmesi olarak gösteriliyor. Ama KKTC'de rakamlar gidişatın hiç de bu beklentileri doğruya çıkaracak gibi gözükmediğine işaret etmektedir.
Hükümet rakamlarla alım gücünden bahsederken Dolar kullanmaktadır. Son günlerde Dolar'ın uluslararası piyasalarda daha da değer kaybetmesiyle artık Dolar bir ölçü olmaktan çıkmıştır. 2001 yılında 0.85 Euro 1 Dolar değerindeyken, şimdi 1.52 Dolar 1 Euro değerindedir. Yani son altı yılda Dolar, Euro karşısında yaklaşık yüzde yüz değer yitirmiştir.
KKTC'de kullanılmakta olan Türk Lirası'nın istikrara kavuşması ve değerlenmesine rağmen 'pahalılık' alım gücünü azaltmakta, iş dünyasının maliyetlerini artırmaktadır. Bu bakımdan asgari ücret dahil tüm ücretlerde 'artış' talepleri devam edecektir. Hükümetin öngörmekte olduğu 'hayat pahalılığı' acaba ne kadar doğruyu yansıtmaktadır? Toplumun tüketim eğilimleri değişmekte, harcama kalemleri yeni şekil almaktadır.
Hükümet kamu finansman dengesini sağlama uğraşında artan gider kalemlerini karşılamak için yeni zamlar yapmak zorunda olacaktır. Nitekim cari bütçenin 1.5 milyar YTL'yi aştığını, toplanan yerel gelirlerle açığın sadece 150 milyon YTL olduğu belirtilmiştir. 2007 yılında hedeflenen 1.4 milyar yerel gelirlerin 1.6 milyar YTL olarak gerçekleşmesi küçümsenecek bir olay değildir. Kamu ağırlığını ve hantal yapısını üretken özel sektör üzerinde dozunu artırarak hissettirmektedir.
2008 Mali Yılı Bütçe'sinin XVI. sayfasında 2008 yılı bütçesinin 155 milyon YTL iç kaynaklardan borçlanılarak dengeleneceği, 2009 yılında 193 milyon YTL, 2010 yılında ise 206 milyon YTL iç kaynaklardan borçlanılarak kamu finansman dengesinin sağlanacağı belirtilmektedir. Yani yüce Meclis'e sunulan rakamlar 2008, 2009 ve 2010 yıllarında açıkların giderek büyümekte olduğunu, böylelikle devlet bütçesinin sadece 2008 yılında değil daha sonraki yıllarda da bir sıkıntı içerisinde olduğu ortaya konmaktadır.
Daha önceki yazılarımızda da belirttiğimiz gibi bütçe tasarısında öngörülen bu rakamlar bize göre iyimserdir. Nedeni ise yanlış icraatların ve kuraklık, petrol fiyat artışları gibi bazı dış etkenlerin de etkisiyle KKTC'de enflasyonist bir ortamla karşı karşıya olmamızdır. Enflasyonun öngörülenin üzerine tırmanmasıyla çalışanların alım güçlerinin korunması için talep edilecek artışlar tahmin edilenin üzerinde gerçekleşecektir.
Ekonomiye bu açıdan bakıldığında 2009 yılında nasıl rahatlayabileceğimizi ben görememekteyim. 2003 yılında devletin tüm çalışanlarına ödediği 285 milyon YTL, 2008 yılında 900 milyon YTL'yi aşarken, cari transfer giderlerinin sadece 2007 yılında %30'un üzerinde büyüyerek 941 milyon YTL'ye, 2009 yılında ise 1 milyar YTL'nin üzerine çıkması küçük bir ada ekonomisi için korkutucu boyutlardır.
KKTC devleti büyük bir yük altına girmiştir. Devletin taahhüdleri artmış, KKTC'nin liberal ekonomi anlayışı çarpıtılmıştır. Daha müreffeh ve refah düzeyi yüksek bir yaşam hedefleniyorsa ekonomik kaynaklarımızın daha üretken hale getirilmesi kaçınılmazdır. Devlet bütçesinin 2009 yılında 2.5 milyar YTL olarak öngörüldüğü fakat enflasyonist beklentilerin tam anlamıyle taahhüd altında olunan yükümlülüklere yansıtılmadığı bir durumda 2009 yılının daha iyi olacağını belirtmek son derece yanıltıcıdır.
Diğer önemli bir husus ise 2008 yılından itibaren KİT ve kamu kuruluşlarının artık kendi kendilerine yeterli olmak zorunda olduklarının, hükümetin bu kurumların zararlarını karşılamayacağı yönündeki kesin kararı olduğu gerçeğidir. Böyle olunca şimdiye kadar sınırlı olarak yapılan fiyat artışları sürdürülemeyerek bu kurumların artan maliyetlerini tümüyle fiyat artışı olarak yansıtmaları  gerekecektir. Bu kendiliğinden enflasyonist ortamı ve hayat pahalılığını artıracaktır.
Kıbrıs Türk halkı Hristofyas'la yine yanlış bir beklenti içerisine sokulmaya çalışılmaktadır. Hep beklentilerle oyalamak olmuyor. Gerçekler kısa sürede su üstüne çıkmaktadır. Ekonomi yönetiminde de son üç yıldır yapılan yanlışlar beklentileri boşa çıkartmakta, işdünyası ve girişimci işadamının önü tıkanırken başta Türk Lirası'nın istikrara kavuşması ile artan alım gücünün Dolar olarak ifade edilmesiyle gerçeği hiç de doğru yansıtmayan açıklamalar yapılmaktadır.
Yukarıda açıklamaya çalıştığım nedenlerle 2008 ve 2009 yıllarında devlet yükümlülüklerini yerine getirebilmesi için yapmak zorunda kalacağı zamlarla ekonomik ortamın daha da sıkıntıya girmesine neden olacaktır. 2001 - 2006 yıllarında sağlanan ortalama %10 büyüme 2007 yılında  -%2.5 küçülmeyle sonuçlanmıştır. 2007 yılında başlayan daralma süreci daha da hızlanarak ekonominin küçülmesine neden olabilecektir. Bu gerçekler ışığında 2008 yılının sıkıntılı bir yıl olacağını kabul edenlerin 2009 yılının nasıl daha iyi olacağını açıklamalarını bilimsel olarak saptamaları gerekmektedir.   

   601 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Zemin KKTC
  13 Nisan 2008, Pazar   Euro'nun inanılmaz yükselişi
  06 Nisan 2008, Pazar   Lanet ile karşı
  30 Mart 2008, Pazar   Döviz geliriniz yoksa döviz borçlanmayın
  23 Mart 2008, Pazar   Ekonomik kriz öncesi görüşmeler
  16 Mart 2008, Pazar   Lokmacı açılıyorken marketler kapatılmakta
  09 Mart 2008, Pazar   KKTC üzerinde oyunlar genişletiliyor
  24 Şubat 2008, Pazar   DAÜ’de Hasan Özok Öğrenci Kompleksi Açılırken
  17 Şubat 2008, Pazar   Kalkınma Bankası KKTC için ne yapıyor?
  10 Şubat 2008, Pazar   Kamu ağırlığını sürdürürken