|
Büyük Britanya'nın, Kıbrıs Özel Temsilcisi Bayan Joan Ryan, Kıbrıs Rum Haber Ajansına verdiği demeçte, "İngiltere, Kıbrıs’ın garantörü sorumluluğunu kabule isteklidir..." demiş. Kıbrıs Haber Ajansı’nın ingilizce bülteninden aldığım bu ifade üzerine, Bayan Ryan'a ısrarla sorular sordum. İngiltere’ye vageçmesi mi önerildi? Maalesef hiçbir yanıt alamadım. "Elimde, Kıbrıs Haber Ajansı’nın bülteninde size atfen, garantörlükle ilgili beyanatınız var. Rum medyasına konuştunuz. Kıbrıs Türk medyasına da neden konuşmuyorsunuz? Bu ayrımcılık değil mi? Lütfen, doğrularmısınız, veya yalanlarmısınız. Basın haberlerine göre Yunanistan Dışişleri Bakanı Bayan Bakoyannis ve Rum Cumhurbaşkanı Hristofyas, 'artık garantörlere gerek yok. Çünkü Avrupa Birliği bizzat kendisi Kıbrıs’ın garantörüdür ifadelerini kullanmışlar. Şimdi mi hatırladı garantörlüğü? 1974’te Yunan cuntası kanlı bir darbe ile Makarious EOKA tetikçisi Nikasamsun’u Cumhurbaşkanı ilan ettiğinde İngiltere garantör değilmiydi? O zaman Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Bülent Ecevit diğer garantör ülkenin yani Türkiye Cuhuriyeti’nin garantör İngiltere ile birlikte adaya müdahale etme talebini İngiltere neden reddetti? Garantör değilmiydi? Ve şimdi Bayan Joan Ryan KKTC’nin bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü garanti etmekteistekliyiz diyor. Sizce inandırıcı olabilir mi? İngiltere, garantörlük görevini AB’ye mi devretti?" soruma da yanıt vermedi. Başbakanımız Soyerle hem görüşmesi öncesi hem de sonrası, "kaba davranmak istemiyorum ama ısrarla cevap ve beyanat isti-yorum. Gazeteci olarak ekmek paramı çıkartmak zorundayım. Siz ne dersiniz Sayın Yüksek Komiser, Peter Millet" şeklinde bastırmama rağmen, dilsiz rolü oynadılar. Halbuki daha önceki ingiliz yüksek komiseri Lynn Parker bizim medyaya çok daha yakın ve sıcak davranırdı. Peter Millet acaba Yunanistan’a ve Rum yönetimine çok daha fazla yakın ve sempati mi duyuyor, gibi bir düşünce içimden geçmedi değil. ** Başbakanımız Sayın Soyer’e de görüşme ile ilgili açıklama yapacakmısınız diye sordum. Şu anda herhangi bir açıklama ve demeç yok, dedi. Bayan Ryan, Hristofyas ile görüşmesinden sonra, Kıbrıs’ın bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü garantör olarak garanti etmeye istekli olduklarını vurgulamış. Ve de şu anda Kıbrıstaki havanın geçtiğimiz ekim ayındakinden adamakıllı farklı olduğunu da söylemiş. Kıbrıs Haber Ajansı, Hristofyas’ın demecinde de, Bayan Ryan'ı uzun zamandan beri, İşci Partisi milletvekili olarak tanıdığını onunla çok kez görüştüğünü da belirtmiş ve "ingiltere’nin, kendisinden istediğimiz, pozitif rolü oynamasını bekliyoruz. Bütün tarafların bizim Kıbrıs Türk lideri Mehmet Ali Talat’ın ve Türkiye’nin tutarlı davranışlarını umut etmekteyiz..." demiş. Bayan Ryan'ın ziyareti, Hristofyas ile Rum siyasileri ile Cumhurbaşkanı Talat, Başbakan Soyer, Dışişleri Bakanı Avcı ile görüşmelerinde mutlaka İngiltere’nin yaklaşımını ve politikasını dile getirmiş, "yardımcı olmaya hazırız. Sizler iyi niyetle Kıbrıs sorununu çözmeye bakınız" dediğini sankide işitir gibiyim. Yararlı görüşmeler oldu, dinledim, bilgi aldım, karşılıklı görüşleri-mizi ortaya koyduk... Tekerlemeleri her toplantıdan sonra duyduklarımız olduğundan bunca yıldan sonra medyaya önemli açıklamalar yapılmayışını yadırgamıyorum. Bayan Ryan da kendisinden evvelki Kıbrıs koordinatörleri, elçileri, uzmanları, danışmanları, özel temsilcileri hangi diplomatik yolu izlemişlerse onu yaptı. Tek farkı, Rum ve Kıbrıs Türk medyası arasında diskriminasyon uyguladı. Rum medyasına konuştu. Bize konuşmaktan kaçındı. Israrlı sorularımı yanıtsız bıraktı, anlamsız bakışlar ve soğuk bir tebessümle sırtını çevirdi. Bundan da sorumlu, acaba, hemen arkasında, ensesine basarcasına yürüdüğünü hissettiren Peter Miller mi idi? Tekrar bu sütunlarda soruyorum. İsterseler İngiliz Yüksek komiserliğinden yazılı açıklama yapsınlar. Kıbrıs’ın garantörlerinden biri olan İngiltere Bakoyannis ve Hristofyas’dan, "sizelere gerek yok. Kıbrıs’ın garantörü artık Avrupa Birliğidir, o nedenle siz İngiltere olarak çekilirseniz, Yunanistan ve Türkiye de garantörlük görevlerinden ayrılabilirler. Garantörlüğü AB’ye devretmekte önderlik etmez misiniz" önerisini aldılar mı, almadılar mı? Ve İngiltere hükümetinin bu konudaki pozisyonu nedir? Buyursun, arzu ederse, Bayan Joan Ryan açıklasın.
|