Ne yani bilmiyorlar mı?
Özcan Özcanhan

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   30 Mart 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Eski bir dost, bitmeyen tartışmayı kattı sohbetimize.
Biraz nostaljik...
- Öccan (hep öyle der, Özcan diyemez) nedir bunların durmadan şikayetleri? Bizler de, bizden öncekiler de yaşamadı mı bu alemleri? Her kazada, her büyük kasabalarda yok muydu? Başka memleketlerde yok mu, Türkiye’de yok mu?
- Lefkoşa’nın en meşhur mahalleleri, mekanları değil miydi, Tanzimat sokağı, Kuru Çeşme, Tahtakala, Elektrik Fabrikası Sokağı, Strovolos’daki Milk Bar, bu yerlerde değil miydi hayat kadınları, ergenlik çağına gelenlerimiz, hatta li-senin son sınıflarındaki bazı öğrencilerin, gidip ihtiyaçlarını karşıladıkları evler... Ya bazı mahallelerimizde, evlerin duvarlarına, kapılarına "aile evi" yazma ihtiyacı!? Hovardalar o evlerdeki namuslu aileleri rahatsız etmesin diye... Polis de halk da bilmez miydi o yerlerde para karşılığı bedenlerini satan kadınların olduğunu? Yani fuhuş dediklerinin yapıldığını...
Eee, ne oldu, ben hatırlarım, yetiştim o günleri.
- Ne mi oldu? Baksana kimler kimler bağırıp çağırıyor, şikayet ediyor. Gece kulüpleri varmış, fuhuş yapılıyormuş da, rahatsız olmuşlar da, kapatılsınmış bu yerler.
Sen karşı mısın kapatılmalarına?
- Elbette. Nereye gidecek bunca erkek, genç, bekarı, dulu, askeri, öğrencisi. Sonra bu "night club" dedikleri yerlere izin veren makamlar, gidip vergi toplayanlar bilmiyor mu ne yapıldığını? Biliyorlar. Ruhsat veriyorlar, gelen giden kadınları kontrol ediyorlar. Mahallelerden çıkınız dediler, ruhsat verdiler, onlar da şehir dışlarına taşındı. Hop, anayollardan görünüyorlarmış. Yahu, ruhsat verenler, o yerleri çalıştırma izni verenler kendileri, yetkili makamlar, hükümetler değil mi.
Evet, çirkin gözüküyormuş.
- Ne çirkini. Çirkinlik Lefkoşa’nın göbeğindedir, mahallelerindedir. Yalınayak, başı kabak, pis sırtlarla dolaşanlar, her yere tükürüp pisleyenler... Gizlice parklarda fuhuş yapanlar... Bunlardır asıl çirkinlik ve pislik. Çingene gibi el avuç açıp köşe başlarında dilenenleri görmezler mi? Bak Öccan kardaş, bu memlekette hayvancılık, rençberlik, konfenksiyonculuk, ticaret, turizm öldü. Ortada kala kala gece kulüpleri, bahis ofisleri, ne derler bet ofis mi ne, casinolar, kumarhaneler, meyhaneler, kahvehaneler, lokantalar, barlar kaldı. Para getiren işletmeler onlardır. Madem ki herkes ruhsatını alıyor, devlet, hükümet bunlara ruhsat veriyor, nedir be bu boşuna şikayetler, tartışmalar. Aferin poh poh dostlar alışverişte görsün. Polis bilmez mi casinolar, bahis mekanları, gece kulüplerinin ne ile uğraştıklarını? Eee, ruhsat alıp da iş yapan, işletmecileri baskınlarla rahatsız etmenin ne alemi var? Yani bu işleri durduracaklarına mı inanırlar? Yalan, onlar da bilirler, bu işler yasaklansa da devam edecek. Öyleyse bırakınız. Ama, yetkili müfettişler ciddi kont-roller yapsın. Vergi toplaması için çalışmalarına izin verilen bu yerleri ve oraya uğrayanları, ne çalışanlarını, ne de çalıştıranlarını bıktırıp usandırmasınlar da, ondan sonra, vergi toplayacak kimseyi bulamayacaklar. Yalnız maaşlı memurlardan vergi alabilecekler. Zaten bazı zenginler, tüccarlar, sanayiciler, kimler da kimler, vergi kaçır mıyorlar mı? Re’sen vergiymiş... O da maskaralık. Giderler adamdan 500 milyon vergi borcunuz var derler, ondan sonra 450 bin liraya anlaşırlar. Bu da başka rezalet değil mi?
Tamam, doğru söylüyorsun ama...
- Bırak da daha bitirmedim. Bir doktor arkadaş, sen de onu çok iyi tanırsın, o da seni, bana anlattı. Bu gece kulüplerini kapatma yönüne giderlerse, sen o zaman gör zührevi kadın hastalıklarını. Şimdi, hiç olmazsa, gece kulüplerinde çalışan, çalıştırılan kadınlar muntazaman sağlık kontrolünden geçer. Dışarıda fuhuş yapanlar ne alemde... Parklarda, köşelerde, ara sokaklarda kadın satanlar, sattıkları kadınları sağlık kontrolünden geçirir mi? Yok. Halbuki, gece kulüplerinde, barlarda çalışanları mutlaka, kanun gereği, hem adaya girişlerinde muayene ederiz hem her hafta. En ufak bir rahatsızlık tespit ederkenden geri memleketine göndeririz. Daha neler anlattı bana, ama, söylemem. İstersen söylerim ama gazeteye yazmayacaksın...
Tamam kardeşim, yeter. Ben de bilirim, yetkili makamlar da, polislerimiz de. Casinolar kumarhane nedir. Bet officeler de kumarhanedir, night clublar da, bazı barlar da fuhuş yuvasıdır. Bu yerlerden ve çalışanlarından bolca vergiler de toplarlar. Onun için onlar kulaklarını şikayetlere kapamıştır. Şikayet edenlerin çoğu da bazı ev hanımlarıdır. Eşlerinin, evlatlarının bu gibi yerlerde gidip hem zaman hem para harcamalarına dayanamıyorlar.
- Dayanırlar, dayanırlar. Ama işte bağırıp çağırırlar. Eskiden de vardı kerhaneler, şimdi de, ilerde de olacak. Şimdi kerhane demezler, abanoz, night club, bar vs. derler. Ben erkekliğimi, ilk kez Adana'da bir abanozda denedim.
Nasıldı, başarılı mıydın?
- Hem de nasıl! Ama, nerede o eski günler ve o gençlik...
 Okuyucularıma, samimi bir sohbetten kesitler aktardım. Dostumun argümanında haklı yanları yok muydu?
Şikayetçi olanlar değerlendirsin. Çünkü, hükümet, devlet, yetkili birimler neyin ne olduğunu çok iyi biliyor. Ve bilerek izin veriyor. Ama, dönüp de ondan sonra rahatsız etmelerine anlam veremiyorum. Siz ne dersiniz?
Ne yani, ben de sanki de iş yaptım da sizlere bunları aktardım. Bunları sizler de bilmiyor musunuz? Elbette bili-yorsunuz. Ama, bendeniz, sizlere ülkemizin ve halkımızın  nerelere getirildiğini hatırlatmak istedim.

   447 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Haralambus'a kulak ver Başkan
  17 Nisan 2008, Perşembe   İngiltere garantörlük görevini tekrar mı yeniledi?
  15 Nisan 2008, Salı   Sıraya girdiler, sonu hayır getire
  13 Nisan 2008, Pazar   Bravo Talat
  13 Nisan 2008, Pazar   Bravo Talat
  11 Nisan 2008, Cuma   Geçmişi deşmeyelim geleceğe bakalım
  10 Nisan 2008, Perşembe   İngiliz-Türk-Rum kültürü karışımı
  06 Nisan 2008, Pazar   Su, lokma, barış
  03 Nisan 2008, Perşembe   Pascoe de geldi gitti
  02 Nisan 2008, Çarşamba   Medya için