|
Geçen günkü resepsiyonda tanışma ve sohbet etme olanağı bulduğum BM nin Kıbrıstaki Basın Sözcüsü Jose Luis Diaz, 1) Mart ayı sonundan önce Cumhurbaşkanı Hristofyas ile KKTC Cumhurbaşkanı Talatı bir araya getirmek için, 2) Ledra, Lokmacı geçiş noktasının daha fazla gecikmeden açılması için BM Kıbrıs Temsilcisi Möllerin yoğun girişimlerinin sürdüğünü söylemişti. Sorduğum birkaç soruyu da açık yüreklilikle yanıtlamıştı. Liderler, ön koşulsuz bir araya getirilecekti ve de ön koşulsuz Lokmacı barikatı açılacaktı... ona göre... Halbuki, taraflar, çelişkili beyanatları ile, ön koşulları olduğunu ima ediyor..Fakat, kesinlikle şu veya bu şartlarımız vardır demekten kaçınıyor. Bilinen odur ki Hristofyas görüşmelerin 8 Temmuz Anlaşması çerçevesinde, Talat ise Annan Planının bazı esaslarına göre başlatılmasından yana. İster ön koşullu, ister ön koşulsuz müzakereler bir an önce başlasın. İki lidere de , teknik komitelere de kolay gelsin diyoruz. Kolay olmayacağını bildiğimiz halde, alışkanlıktan dolayı, kolay gelsin demeyi tercih ediyor ve kendilerine bol şanslar diliyorum. ** KADINLAR GÜNÜ Bu arada, Dünya kadınlar gününde de kadınlarımıza kolay gelsin diyorum. Bütün dünya kadınlarına daha güvenli, daha mutlu yarınlar yaşanmasında oynadıkları rolden dolayı teşekkür eder, kendilerine sağlık, refah ve başarılar dilerim. Bilmeyen yoktur. Kadınlarımız dünya üzerinde bir çok ülkede yaşayan kadınlardan daha çok özgür ve katılımcıdır. Günlük yaşamımızda özgürce hareket edebilmekte, iş hayatımızda etkin görevler üstlenmektedirler. Birçok geri kalmış ülkedeki gibi aşağılanmamakta, hor görülmemekte, eve kapatılmamakta, sosyal ve kültürel faaliyetlerden uzak tutulmamakta. Kıbrıs kadınlarının hemen hemen tümü okur yazardır, hatırı sayılır derecede de yüksek okullardan , üniversitelerden mezundur.. Siyaset meydanımızda ve politik yaşamımızda da yerlerini alıyorlar.. Yine de erkeklerle her alanda eşit muamele gördükleri söylenemez. Eksiklikler vardır, talep ettikleri ve arzuladıkları vardır.. Savaşsız bir dünya isterler; Kan dökülmemesini, anaların ağlamamasını, ağlatılmamasını.... Hukuk, adalet, eşitlik, sevgi saygı, seslerinin duyulmasını, bekaretin namus simgesi olarak görülmemesini, istediği erkekle evlenebilmeyi, erkeğinin yanında yürümeyi, kıyafet üzerinden politika yapılmamasını, emeğinin karşılığını almayı, kazandığını istediği şekilde harcayabilmeyi, barış ve aşk-sevgi dolu dünyada yaşamayı vs... isterler... isterler de isterler.. İsteme hakları yok mu? Elbette vardır.. Ama, tüm istediklerini ve dilediklerini elde etmek kolay mı? Bütün kadınlara mutlu, güvenli yarınlar... ** DİKKAT Not: gönderdiğim fotoğrafta, yaşlısı-genci, baş örtülüsü, başı açık, köylüsü-kentlisi... eşlerine, evlatlarına, torunlarına daha güzel ve güvenli yarınlar yaratılmasında fedakarlıkla çalışan kadınlarımızdan ikisi görünüyor
|