Hristofyas mı Kasulides mi?
Özcan Özcanhan

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   21 Şubat 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yarış, Pazar günü 24 Şubat 2008 akşamı erken saatlerde noktalanmış olacak.
Kıbrıs Cumhurbaşkanlığı koltuğuna AKEL Genel Sekreteri Dimitris Hristofyas mı, DİSİ’nin adayı, AB parlamenteri Ioannis Kasulides mi oturacak belirlenecek.
Oy sandıklarının açılışına kadar sonuç netleşemeyecek.
Çünkü, geçtiğimiz Pazar yapılan seçimlerde Papadopulos ekarte edilirken Kasulides ve Hristofyas arasında yarım puan fark vardı.
Oy verme işlemi tamamlanıncaya kadar her iki aday da kendilerini desteleyici partilerden gayrı diğer partilerin de oylarını toplayabilmek için çetin mücadele verecek. Bu arada, farklı düzeylerde ve merkezlerde toplantılar, pazarlıklar yapılacak. Yapılmaktadır da...
DİKO’ya, EDEK’e kaç bakanlık verileceği, Temsilciler Meclisi Başkanlığı’na kimin getirileceği ağırlıklı pazarlık konusu olacak.
Şu an itibarı ile açıklananlara bakılırsa:
DİKO, yani Papadopulos’un partisi, Hristofyas’ı destekleme kararı almış. Yapılan Merkez Yönetim Kurulu toplantısında Hristofyas’ı destekleme kararına 112 oy verilmiş, Kasulides’i desteklemek için 50 evet oyu çıkmış. Ancak, bütün DİKO’lular sandık başında oylarını bu doğrultuda mı kullanacak? Hiç belli olmaz. DİKO taraftarı seçmenler parti kararına uymayabilirler. Nedeni de açık. Hristofyas eski komünist, yani solcu. DİKO ise sağcı ve aşırı milliyetçi. Sağcılar, EOKA’cılar, cuntacılar Hristofyas’a güvenmeyip oy vermeyebilir. Ortodoks Kilisesi’nin tutumu da belli. Kilise Hristofyas’ı değil, Kasulides’i tercih ettiğini açıklamış durumda.
Sosyalist EDEK Partisi solcu Hristofyas’ı destekleme kararı almış.
Geçtiğimiz hafta alınan sonuçlara bakılırsa, adadaki en disiplinli parti olarak tanınan AKEL’in taraftarları kesinlikle Hristofyas’ı destekleyecek. Onların verecekleri oylara diğer partililerden akacak oyları da eklersek Hristofyas’ın kazanma şansı daha çoktur. Çünkü AKEL, Rum tarafındaki en büyük ve güçlü siyasi partidir.
DİSİ, eski Cumhurbaşkanlarından Klerides’in partisi, Anastasiadis liderliğinde, ikinci en güçlü ve büyük partidir. Ancak Kasulides, DİKO ve EDEK ile çevrecilerin ve Europa partisinin oylarına da muhtaçtır. Kilise, Kasulides’in yanında yer alma kararını vermiştir.
Açıklanan ve söylenenler, elbette, çok önemli ve anlamlıdır.
Ama, kanımca söylenmeyenler ve gizli taktikler daha da önemlidir. Açıklanmış olan desteklemeler hilafına son anda oylar başka tarafa kanalize edilebilir.
Avrupa Birliği, İngiltere, Amerika, Birleşmiş Milletler, sizce Hristofyas’a mı, Kasulides’e mi güvenmektedirler. Çıkarlarını hangi aday koruyabilir, hangi aday tehlikeye atabilir düşünceleri ve hesapları yapılmaktadır.
Kıbrıs Rum seçmeninin tercihine ilaveten dış güçlerin oynayacakları rol de çok önemlidir.
Kasulides de, Hristofyas da, seçildikleri takdirde izleyecekleri Kıbrıs politikasını açıklamışlardır.
Seçilirkenden Cumhurbaşkanımız, şu anki liderimiz, Mehmet Ali Talat’la derhal temasa geçeceklerini ve müzakere sürecinin canlandırılmasını isteyeceklerini duyurmuşlardır.
Fakat ilan ettikleri izlenecek yolda her ikisi de "adanın askersiz-leştirilmesini, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin adadan gitmesini, yerleşikler dedikleri Türkiyeli nüfusun Kıbrıs’tan geri ülkelerine dönmelerini, 8 Temmuz anlaşmasının yaşama geçirilmesini, Güney’e göç etmiş Rumların geri mallarına ve Kuzey’deki köylerine dönmelerini, serbest dolaşımı, adanın bütünleştirilmesini, iki bölgeli ve iki toplumlu federal bir çözüme gidilmesini..." talep edeceklerini ve gerçekleşmesi için çalışacaklarını vurgulamışlardır.
Hangisi kazanırsa kazansın, Cumhurbaşkanlığı koltuğuna otursun, kimlerle hükümet kurarsa kursun Türk tarafının arzuladıklarını daha başından kabul etmeyeceklerini de açıklamış olmadılar mı?
Açıkladılar, hem de net bir şekilde. Pekala, Cumhurbaşkanımız Talat’ın ve Türk tarafının görüş ve istekleri, kırmızı çizgileri ortada dururken, masa başında nasıl bir anlaşmaya varılabilecektir? Zıt görüşlerin yaklaşmadığı, al-ver ve iyi niyet prensiplerinin olmadığı süre Kıbrıs sorununu çözümlemek mümkün mü?
Hristofyas ve Kasulides sizce Papadopulos’tan daha değişik bir politika mı izleyecek? Türk tarafı ne isterse, "evet Paşam, kabul ettik" mi diyecek? Tersini de düşünelim, Talat Rumların yeni lide-rinin talep ettikleri ve duyurdukları istek listelerine "malista kiriye- evet efendim" mi diyecek? Asla. O halde Kıbrıs sorununun çözüm yolunda hiçbir ilerleme kaydedilmeyecek. Kasulides’in veya Hristofyas’ın seçilmesi yeni herhangi bir açılım ve formül getirmeyecektir. Hristofyas barışa, çözüme, Türklerle anlaşmaya daha yakın görüküyormuş. Olabilir. Seçilinceye kadar. Seçildikten sonra, o da, Talat gibi başka havalar çalıp, başka zeybek oyunları oynayabilir.
Kasulides’e gelince... O, şimdiden bütün Kıbrıs’ı Yunan adası, toprağı ilan etmiş durumda. Seçim mitinglerinde Kıbrıs Cumhuriyeti bayraklarından çok Yunan bayrakları boşuna mı dalgalandırıldı? Hristofyas’ın mitinglerinde de ayni manzara vardı. Tek tük Kıbrıs bayrakları ile.
Kasulides’e de Hristofyas’a da hatırlatmak ve dikkatlerini çekmek isterim. Kıbrıs Türkleri’nin ada toprakları üzerindeki, yönetimindeki, kaynaklarındaki haklarını, Rumlarla siyasi eşitliklerini, kendi kendilerini yönetme ve geleceklerini tayin etme haklarını, güvenlik ve kırmızı çizgilerini kabul etmeye yanaşmadıkları müddet Kıbrıs huzura, barışa ve istikrara kavuşmayacaktır. Şu anda, kazanma şansı daha ağır basan Hristofyas’a da,  Avrupalılaşma sözü veren Kasulides’e de başarılar dilerim. Pazar akşamı ola, hayır ola. İki adaya da iyi şanslar, Kalin tihi.

   569 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Haralambus'a kulak ver Başkan
  17 Nisan 2008, Perşembe   İngiltere garantörlük görevini tekrar mı yeniledi?
  15 Nisan 2008, Salı   Sıraya girdiler, sonu hayır getire
  13 Nisan 2008, Pazar   Bravo Talat
  13 Nisan 2008, Pazar   Bravo Talat
  11 Nisan 2008, Cuma   Geçmişi deşmeyelim geleceğe bakalım
  10 Nisan 2008, Perşembe   İngiliz-Türk-Rum kültürü karışımı
  06 Nisan 2008, Pazar   Su, lokma, barış
  03 Nisan 2008, Perşembe   Pascoe de geldi gitti
  02 Nisan 2008, Çarşamba   Medya için