|
Her Pazar olduğu gibi, binlerce avcı umutla dağların, meraların, ormanların yollarını tuttu. Hava güzel, güneş çıkmak üzere, esinti-rüzgar da yok, "abi bu gün de boş dönersek bu defteri kapatacağız. Ne olur ne olmaz, etimizi de aldık yanımıza, ailemizi de, çocukları da , hiç olmazsa güzel bir piknik yaparız" diyen Ahmet, çocuklarla ilgili soruma, "onlar da alışsın, doğayı görsün, silah sesine aşina olsun. Hem birşey vurursak onlar koşup toplayacak, bizde artık koşacak hal kalmadı". Ama, dikkatsiz avcılar gelişi güzel atış yaparsa çocuklar yaralanmaz mı deyince bana küçük Berke cevap verdi. "Amca biz ortalarda dolaşmayız. Babamızın yanından ayrılmayız. Av vurursa, koş al derse, gider avı düştüğü yerde arar bulur getiririz. Yani, biz tazı görevi yaparız. Bu avda köpek yasak. Biz av köpeği değiliz, ama, onun işini yaparız. Hoşumuza da gider. İlerde büyüyünce biz de avcı olacağız. Ama, geçenlerde bir televizyonda gördüğümüz kaçak avcılar gibi av yapmayacağız.." Aferin çocuklar dedim, kola içmek için babalarıyla geldikleri kahvehanede, yetişkin avcılarla sohbet ettim. Yine aynı yakınmaları işittim. "Bu memleketin avını tükettiler. Cikla göçmen kuştur. İlk iki av günü birşeyler bulduk vurduk. Son iki kezdir, boş döneriz. Sebebi de, ilk iki gün doyumsuz avcılar, 70-80 hatta yüzden fazla vuran oldu diyorlar. Eee, böylece kuşların köküne kibrit suyu dökmüş olunur. Bu son. Artık tüfekleri silip, bu defteri kapatacağız. Seneye Allah kerim. Büyük avda da birşey bulamayacağımızı biliriz. Çünkü, daha geçen gün motosikletler üzerinde , gepe gündüz, 5-10 zırdeli yasak bölgede tavşan koşturtup yakaladılar. Bunları ihbar ettiler. Ne oldu? Yakalansalar ve ağır, örnek cezaya çarptırılsalar, belki av korunmuş olur. Avcılar Birliği Başkanı Alper Orhon bey çok uğraşıyor. Avın korunması, bilinçli, kanunlara göre avlanması için yetkililerle devamlı temas halindedir. Belki bir işe yarar" diyen Ahmete, Mustafa ve Vural da katıldı. "Yasak, sürekli ava kapalı bölgelerde, hatta, askeri bölgelerde bile, sorumsuz avcılar avlanır, topladıkları avları satarsa, hele hele, şimdi yumurtlama zamanı, keklik ve traşlar eşleşip kuluçkaya yatar. Bu kuşları vurmak hem günah hem de çok zararlı. En az 15-20 yumurta açıkta kalınca onlardan da palaz çıkmaz. Hem ana, hem baba, vurulursa hangi keklik hangi traş yavru çıkartacak, çoğalacak ve neslini sürdürecek. Bütün gerçek avcılar, kanunlara uyarsa, kaçak avlayanları da anında ihbar ederse, av belki tükenmez. Ama, bir de ovaları , ilaçlayarak, zehirle fare ve diğer haşarat öldürülsün derken, keklikler tavşanlar da yok oluyor. Su bulamazsa hayvanlar, kuşlar, kurak sezonda öyle de telef olur. Anlaycağınız, iş kötüye gidiyor. Çok sıkı denetim, kontrol ve caydırıcı cezalar verilmelidir. Yakalanana hem hapislik hem para cezası ve bir daha avlanma yasağı ile, tüfeklerinin müsaderesi uygulanırsa belki kaçak avın önüne geçilir. Rum tarafında öyledir... Gerisi laf.. İşte bu gün de hava aldık. Mangalı yakıp, çoluk çocuğunan , hiç olmazsa, bir piknik yapalım". Bendeniz de av hastasıyım. Büyük av boş geçti. Cikla avında olsun biraz tatmin oldum. Fakat , gördüklerim beni üzdü... Bazı orman arazisi içinde çöp yığınları, bazı yerlerde yanık ağaçlar, bazı yerlerde odun ve yakacak olarak kesilen ağaçlar, ovalardan toplanan ve satılan türü tükenmek üzere olan nergisler, laleler, anemonlar.... taş , kireç ocağı haline dönüştürülen dağlar.......keyfimi kaçırdı. Alper Orhonun ve ekibinin kaçak avla nasıl yürekten mücadele başlattığını görüyorum, takdir ediyorum ve candan destekliyorum. Bütün hakiki avcıların onlara yardımcı olmalarını dilerim... Belki minik avcılarımıza ilerde avlayabilecekleri, nesli tükenmemiş av hayvanı ve kuşları bırakmış oluruz.
|