Marketler ve mahalle bakkalları
Özcan Özcanhan

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   27 Ocak 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Haydi iyisiniz iyi. Gözünüz aydın. Veriniz müjdeyi. Hükümet edenler sizi düşündüğünü bir kez daha sergiliyor.
Kolay (!) alışveriş yapmanıza yardımcı oluyor!!
Marketlerde çalışanları ve mahalle bakkallarını da düşünüyor.
Amma düzen kurdular ha!!
Düzensizliği ve usülsüzlüğü düzen haline getirme şampiyonu oldular. Ne tarafa baksanız huzursuzluk, şikayet, protestolar, gösteriler, siyah çelenk koymalar. Yine de bunlar yetmezmiş gibi bir de başınıza zam üstüne zam balyozu indiriyorlar.
Şimdi de tutturmuşlar mahalle bakkalarını korumak, marketlerde çalışanları korumak için önlem alacaklarmış. Hafta sonları marketleri kapatacaklar, mahalle bakkallarına fırsat yaratacaklar, mahalle bakkalları da kazanacak, ekonomimize katkıda bulunacak!! Güler misiniz, ağlar mısınız?
Gelişmiş ülkelerde insanlar çalışmak için sabahın erken saatlerinde evlerinden çıkarlar ve bir de akşamleyin evlerine dönerler. Alış verişlerini umumiyetle hafta sonları büyük marketlerden yaparlar.
Bizim ülkemizde de ,zaman içinde, şehirlerde, kasabalarda, hatta büyük köylerde marketler açıldı.
Çalışanlar, hemen hemen bütün ihtiyaçlarını bu marketlerden karşılıyorlar.
Sebzesini, meyvesini, ekmeğini, etini, deterjanını, ampülünü, ayakkabısını, elbisesini, kırtasiyesini, jiletini, çatalını, bıçağını- hemen hemen her ihtiyacını- bu marketlerden karşılıyarak evlerine dönebiliyor. Çoğu araba sahibi. Müşteriler için araba parkları da var. Park sorunu nerede ise yok. Köşe bakkalları önüne park edip ceza yeme de yok.
Marketlerde uzun saatler işci çalıştırılıyormuş. Çalışanın ve çalıştırılanın emeğinin, terinin karşılığı ödeniyorsa mesele yok. Hükümet edenler bunu kontrol etsinler.
Mahalle bakkallarında her aranan istenen bulunuyor mu? Hangi babayiğit bakkal dükkanında et, sebze, meyve, kırtasiye vs. bulundurabiliyor?
Dahası, bu bakkallar kimlerdir?
Emekli olmuş, evinin bir odasını dükkan yapmış. Veya, kendisi memur, evde hanım ve çocuklar da biraz oyalansın, birkaç kuruş da kazansın düşüncesi hakim değil mi? Hükümet bunları korumak pahasına binlerce çalışana sorunlar mı yaşatacak?
Bizde de gelişmiş ülkelerdeki gibi insanlar marketlerden alışve-rişe alışmış. Eskiden bir belediye pazarı, Arasta, Asmaaltı vardı Lefkoşa’da. Herkes, köylüler bile, gelip alışverişlerini buralardan ve de İplik Pazarı’ndan yaparlardı.
Yıllar içinde bu alışkanlık değişti. Herkes işin kolayını buldu. Marketlerden alışverişi tercihe başladı.
Kanımca bu marketleri hiç kapatmamak gerek. Yeterli kontroller yapılarak, çalışma saatları ve çalıştırılanların ücretleri ile çalışma koşulları ayarlanabilir.
Onları kapatarak halka hizmet olmaz. Köşe bakkalları halkın , müşterinin tüm ihtiyacını karşılayamaz. Hangisinde o kadar büyük sermaye vardır da herşeyi dükkanında bulundurabilecek? Olacak iş değil. Ama, büyük marketlerin böyle sorunu yok. Yığar malı mülkü, gıdayı, eti, elbiseyi, kundurayı, elektrik eşyasını bile ve müşteriye sunar.
Marketlerin çalışma saatlarını ayarlamak isteyenler hiç ilmi bir araştırma yaptı mı? Halka sordu mu? Avantajları ve dezavantajları tesbit edildi mi? Hayır. Bazı bakkallar ve esnaf şikayet etti diye böylesi düşünülen bir uygulamaya gitmek kolaylık değil zorluk ve sıkıntı getirecektir.
Günlük bir gazetemizin yerinde bir uyarısı daha olmuştur. Marketlerde gazeteler de satılmaktadır.
Her ne kadar da okuma alışkanlığımız pek yaygın olmasa bile bu marketlerde satılan günlük gazete, dergi vs. sayısı yüksektir. Alışverişini yapan müşteri gazetesini de bu marketlerden alabilmektedir. Hangi mahalle bakkalı bütün günlük gazete ve dergileri de satmaktadır?
Marketler kapanınca hafta sonları gazeteler de mi kapansın? Kapanmasın, ama, kime kaç gazete satılabilecek? Bir yerde bu uygulamaya geçilirse gazeteler de büyük darbe yemiş olmayacak mı?
Mantık diyor ki, marketlerin hafta sonları kapatılması akıllıca bir uygulama olamaz. Halka sorunlar çıkartmaktan başka bir işe yarayamaz. Zaten sıkıntılardan, zamlardan, trafik sıkışmalarından, kaldırımların işgalinden, zorluklardan ve usülsüzlüklerden gına gelmiş durumda olan insanlarımız isyana mı teşvik ediliyor?
Bir kez daha düşününüz beyler.
Varsın marketler de, köşe bakkalları da açık kalsın. Çalışma saatleri yeniden ayarlansın ,ama, halkın, müşterinin başına yeni belalar açılmasın, zorluklar yaşatılmasın.
Çalışana da, çalışma saatlerine ve verdiği emeğine karşılık adil, dengeli, ölçülü hakkaniyetçe yevmiye ödensin. Bunları ayarlamak ve uygulamak çok mu zordur?
**
Zülfiye'den

Dünya
Dünya yine kendi kendine dönüyor
Yağmursuz günler geçiyor
Toprak susuzluğu çekmiş içine
İnsanlar devam etti doğayı kirletmesine
Sürdürdü doğayı değiştirmesine
Çıkar peşinde koşarken insanlar
Bir damla su diye haykırır dağlar
Her gün yaralanır meralar ovalar
Marka servet makam peşinde insanlar
Yarınlarını düşünmüyorlar
Gencecik yaşta dünyadan göçüyorlar
Güneş yine doğup batıyor
İnsanoğlu bir türlü doymuyor
Evlatlarına torunlarına enkaz
Bırakmış olacağını düşünmüyor

   641 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Haralambus'a kulak ver Başkan
  17 Nisan 2008, Perşembe   İngiltere garantörlük görevini tekrar mı yeniledi?
  15 Nisan 2008, Salı   Sıraya girdiler, sonu hayır getire
  13 Nisan 2008, Pazar   Bravo Talat
  13 Nisan 2008, Pazar   Bravo Talat
  11 Nisan 2008, Cuma   Geçmişi deşmeyelim geleceğe bakalım
  10 Nisan 2008, Perşembe   İngiliz-Türk-Rum kültürü karışımı
  06 Nisan 2008, Pazar   Su, lokma, barış
  03 Nisan 2008, Perşembe   Pascoe de geldi gitti
  02 Nisan 2008, Çarşamba   Medya için