Aç-kapa, aç-kapa..!
Adnan Işıman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   7 Nisan 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder


Lokmacı üzerine yazılanlar o kadar uzadı ki bir çoğunun canını sıktı. Öyle bir hale geldik ki son günlerde adeta Lokmacıyla yatıyor, Lokmacıyla kalkıyoruz !.
Aramızda, eline verilen yeni oyuncağından başkasını gözü görmeyen çocuklara benzeyenlerimiz var .
Halbuki Afroditin tüm özelliklerini kalıtımsal olarak yaşatan adasının'da açılıp kapamalara alışık olması gerekiyorken, Lokmacının bir açılıp, bir kapanmasını yinede yadırgıyoruz.
Dikkat buyurun,  bundan böyle Lokmacı, Kıbrıs meselesinde  çok kırılgan bir ölçü birimi olarak  algılanmalıdır.
Halbuki son dönemlerde en az Lokmacı kadar önemli iç konular yaşanmakta ancak biraz da medyanın yanlış yönlendirmeleriyle bu yaşananlar sarfı nazar olmakta.
Örneğin belediyelere inat, Lefkoşa  parklarına elektrik akımı vermeyi durduran hükümet adeta suçu davet edercesine bir tutum izliyor, aldırmıyoruz.
Gecenin ileri saatlerinde, mesela Lefkoşa’nın göbeğindeki Kumsal parkının içinden geçmek  cesaret isteyen bir olay haline geldi.
Haftalardır Lefkoşa Belediyesi ile ihtilafı nedeniyle hükümet, Elektrik Kurumuna verdiği talimatla ceryanı kestirmiş. Kumsal parkı potansiyel suç işleme mekanı haline gelmiş.
Emniyet güçlerinin personel eksikliğinin de devreye girmesiyle, al sana başıboş bir ülke !.  
Diğer taraftan tarıma ayrılan pay bütçede her yıl daha da aşağılara çekilirken, bastıran kuraklık karşısında adeta karalara bürünüyor, ağlıyoruz.
Potansiyel tarım konusunda çalışmalar yapılacağına bütçede ayrılan ödenekleri personel istihdamlarında kullanıyoruz.
Yıllardır muhtemel kuraklık tehlikesine karşı önlem almak gelenek haline gelmişti, halbuki bu konuda acemice davranışlar sergiliyoruz.
Tarım Bakanı olayları bilen, çekirdekten tarımın içinden yetişmiş, bu dalda eğitim almış ve hepsinden önemlisi fiilen meselenin meşakkatini çekmiş biri olmasına karşın kabine arkadaşlarının azizliği uğruna hem kendi, hem de tarıma mahkum insanlara zor dönemler
yaşatır olmuş.
Bununlada kalınsa iyi !.
İçine düşülen duruma genel olarak bakacak olursak, vatandaş başı boş piyasa ekonomisi karşısında perişanları yaşıyor.
Devlet, hayat pahalılığını açıklarken,  tırpanlayarak gerçekleri saklamasına göz yumuyoruz.
Hani Nasrettin hoca hikayelerindendir. Bir süre ortalıkta görülmeyen eşeğini soranlara Hoca Nasrettin, "tam açlığa alışacaktı, ölüverdi" demiş ya, iktidarın vatandaşı taşımak istediği yol da Hoca Nasrettinle aynı düzeyde.
Süte ve süt mamüllerine zam getiriliyor, cip inkar Allah kerim, tüp gaz, tüp  çocuk edinmek kadar pahalanıyor, aldıran yok, yağa, ekmeğe, akaryakıta zam üstüne zam getiriliyor, tınlayan çıkmıyor.
Hükümet adeta sağır sultanları oynuyor.
Alacağına alizavra, vereceğine kablumbağa politikası güdüyor.
Kolayını bulduk, gündemde Lokmacı kapısı .
Lokmacı açıldı, kapandı, bizim Baltacı Mehmet Paşalar sus, pus "ah Valentina ah, bütün suç senin üstüne kaldı"

   549 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   UBP’de yaklaşan kasırga
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Gaflet mi yoksa ihanet mi?
  14 Nisan 2008, Pazartesi   İş bitirici olmak önemlidir, yetenek gerektirir
  11 Nisan 2008, Cuma   Komutanım hoş geldiniz, siz bizden daha iyisini bilirsiniz
  09 Nisan 2008, Çarşamba   Çiftlik
  02 Nisan 2008, Çarşamba   İster istemez biz de hapşıracağız
  31 Mart 2008, Pazartesi   Bremen mızıkacıları
  28 Mart 2008, Cuma   Hristofyas ve Ankara'dan nefret edenler
  28 Mart 2008, Cuma   Lokmacıda dekorlar hazırlanırken
  26 Mart 2008, Çarşamba   Oyun içinde oyun