|
Eski model ağır kuruvazörlerin manevra kabiliyetini andıran, taşra politikacılarının algılama ve de uygulama hareketliliğinin net olarak ortaya çıktığı dönemler genellikle seçim zamanlarına yakın olan zamanlara rastlar. Genel seçim mi var? Seçim yasaklarının başlamasına birkaç gün kala sıkışan politikacı kuyrukları harekete geçer, ihtiyaçlıların bile isyan ettiği istihdam sistemi devreye girer. Vatandaş seçim öncesi istihdam edilir, güya devlette çalışmaya girer, seçim sonlandıktan sonra, hükümete gelenler işe alınanları kapı dışarı eder, bu kez döner o da kendine yakın olanları istihdam eder! Yerel yönetim seçimlerinin yapıldığı günlerde de segilenen davranışların bundan aşağı kalır tarafı hiç olmadı. Maalesef her dönemde, rutin alışkanlık haline gelen bir tarzda, dört yıl boyunca aksıran, tıksıran, yan gelip yatan belediye başkanı, belediye seçimlerine 5-6 ay kala hareketlenir, çukurlar doldurulur, birkaç yama, gösterişli caddelerde yeni dökümler, temizlik için adeta seferber olan işçiler. Sanki batı yakası hikayesinden de acıklı aşk masalları dillerde, uyuz bulaşığı gibi geçen saltanat günlerine binbir bahane. Seçim zamanı da geldi mi, tıpış tıpış, hiçbir sıkıntı da duymadan gelirler vatandaştan oy dilenmeye! UBP’nin son yıllarda bilhassa büyük yerleşim yerlerinde, mahalli seçim kaybına sebep olan kara talihinin altında yatan gerçek nedenlerden birinin de bunun olduğuna inanı-yorum ancak hala daha bunu algılayabilip huy değiştirdiklerini sanmıyorum! Neyse, esas konuya gelecek olursak son aylarda Lefkoşa Belediyesi'nin açmış olduğu ihaleler nihayet bizim yaşadığımız semte yakınlaştı. Bilmeyenlere duyurulur, Lefkoşa Yenişehir'in büyük bölümünde henüz kanali-zasyon yok. Birkaç kez Şemi Bora'ya, Kutlay Erk'e mahalleli toplandık gittik, ikisinde de aynı hikaye. Aldığımız cevap, "bölge yüksek, pompalama istasyonu gerekli, sık sık elektrikler kesildiğinden sizin iş rahmetli"... Davranışlarıyla ve de uygulamalarıyla görmeye alıştığımız politikacı portrelerinin dışında bir tavır sergileyen, hizmet için seçim günlerinin yaklaşmasını beklemeyen, sırasında yel değirmenlerine bile saldırmaktan çekinmeyen Lefkoşa Belediye Başkanı Cemal Bulutoğluları, "Merak etmeyin yapacağım" dedi. Belirtiler öyle ki yakında kuyu boşaltma zilletinden kurtulacağız ama şimdi de yaşanılan zorluklar bir başka açıdan ayyuka çıktı. İhaleyi alan şirketlerin halka çektirdiği, dayanılır olmaktan uzak bir hale geldi! Aynı çukur birkaç kez açılır, kapatılır, sorarsınız, aldığınız cevap toza toprağa karışır. Ne, toz-toprağı hafifletecek önlem, iğne ile kuyu kazar gibi, ne de "sürat" denilen kavram. Trafiğin en yoğun zamanlamasında yollar kapatılır, bunları gören özel sektör inşaatçıları onlardan aşağı mı kalır, inşaat olan sokaklara dozerler çekilir, keyfince yolları onlar da kapatır. Dön babam dön, dön babam dön. Boşa yakılan ve yüklüce bir milli servete mal olan akaryakıt ise işin cabası! Merak ediyorum, halka çektirilen bu işkencelerden Bulutoğluları'nın veya belediyenin ilgili birimlerinin haberi var mı? Gülü seven dikenine katlanır derler ama dikkat buyurun, uygulamalar gül dikeninin de ötesinde bir hal aldı.
|