|
Ülkemizin büyük büyük yöneticileri, lütfen bu yazıya üç beş kıymetli dakikanızı ayırıp okuyunuz. Kaybetmezsiniz. Son zamanlarda yalanlar etrafta uçuştuğu için yazmak gereğini duydum. Yutturmacalar bunca alıcı buluyor demek, bir yerde cehalet egemen oldu demektir. Tomar tomar kâğıtlarda hayali projeler alıcı buluyor. Niçin? Kimin ensesinden kâr bırakacak göreceğiz. Bir yerden başlayalım. Altyapı yatırımlarını göstere-rek kalkınmamız için göğüs geçirmek boşunadır. Çünkü yıllardran beri KKTC'de altyapı yatırımı yapılmaktadır. Onların da astarı yüzünden pahalıdır. Ne var ki bunu denetleyen, gündeme getiren yoktur.Üretgen yatırımlar için proje hazırlayan, kaynağını yaratan insanımızı da kapı dışında beklemeye konmaktadır. Büyük adamlar içerde sen dışarda bekleyeceksin... Bir beceriksizliktir gidiyor.Uyduruk haberlerle, dayanağı olmayan uyduruk projelerle birbirimizi aldatmaya çaba harcıyoruz. Aynı kafalar, aynı düşünceler,aynı kısır döngü... Alt alta koyup toplama yapamayanların aldatılmalarını izliyoruz hep. Gazeteleri açıp bakıp, radyo ve televizyon haberlerini dinledikten sonra içime bir karamsarlık çöker. Bir kalbur samanı ikiye bölemeyecek kişilerin ortaya atılarak gündemi saptırmaları, incir çekirdeğini doldurmayan konularla kamuoyunu işgâl etmelerini kabullenemiyorum. Belki bugün de KKTC ambargo altındadır; ama unutmayınız 1963-1974 yıllarında ambargo, en büyük boyutlardaydı. Can güvenliği de sıfırdı. İşte o karanlık ormanın içinden "Kıbrıs Türk yönetimini" birlikte çekip çıkardık ama ambargoya rağmen de yatırım yaptık. Bu dönemde kamu ve özel sektörün inşa ettiği fabrikaları merak edenler varsa onu da başka yazımda anlatır, hangi mücadelenin ürünü olduğunu işaret ederim. Bugün niye bu olmuyor? Bugünkü yönetim niye buna öncelik vermiyor? Bugünkü yöneticiler ve bürokratlar, kurtuluşun yatırımda, istihdamı arttırmakta, gelir düzeyini yükseltmekte olduğunu görmüyorlar mı? Kim umutla bir yerlere atanmışsa o da o yetkiyi aldıktan sonra, o kabuğa girer ve çıkamaz. O kabuğu kıramaz. Kıbrıs'ın ikliminden midir ne?! Bir rehavet çöker. Ya da oraya kendinden önce oturanların saçma sapan kalıplarına aynen kapanıp giderler. Son yıllarda üretgen yatırımın yapıldığına tanık olduk mu? Birtakım yalancı pehlivanların ortada boy gösterdiklerine aldanmayınız. Projelerinin altı üstünü tutmaz. Çünkü yalana dayalıdır. Öte yandan "gençler" cesaretle sonuç ortaya koymaktadırlar. Bilgisayar ve enformatik alanında gençlerin attıkları adımları bir yana yığarsak, bol istihdam sağlayan, üretgen yatırıma rastlamak olası değildir. Elbette Türkiye kredisini verdiği ve de KKTC arazi sağladığı için Türkiye'den gelen bazı firmaların inşa ettikleri dev boyutlu oteller bunun dışındadır. Sanayi ve hızmete dayanan sektör, Ortadoğu'da dayanılacak yatırım alanıdır. KKTC binlerce genç yetiştirdi. Bunlar bilgili ve girişimci kişilerdir. Sermaye sağlayamadıkları için orada burada harcanmaktadırlar. Yurt dışına çıkan gençlerimiz, önce bilgi sağladılar, daha sonra bulabildikleri finansman ile kendilerini iş alanında kanıtladılar. Özel sektörde görev alanlar ise el üstünde tutulmaktadırlar. KKTC ateşin içinden geçip bugünlere ulaştı. Bırakınız Rumlarla masada anlaşmayı; onu birileri ellemeye başladı. Anlaşma olsa veya olmasa, sen kalkınmanı üretgen yatırımlara dayamadığın sürece, "İşçisin, işçi kalacaksın Rum'un kapısında"... Bu da özgürlüğün ekmek yüzünden satılmasıdır. Bugün KKTC'den Güney'e binlerce işçi, emekçi, beyin gücü vermekteyiz. Yüzlerce yıllık eğitim deneyimimize rağmen beceriksizlikten, Rum okullarına öğrenci göndermekteyiz. Bu kimin beceriksizliği? Ben sadece iktidarın demiyorum; hepimizin... Şeker, irmik ve su var da, neden helva yapamıyoruz? Bunu herkes kendisine sorsun... Ha bakanlar ötekilerinden daha da çok sorsunlar. Onca örgüt var ama "yatırım" yapmak için herkes kapıları dövmekte ama sonuç alamamaktadır. Kimsenin kimseye hatta projelere ayıracak vakti yok; ama ıvır zıvırla uğraşmak hata değil! Siz, binlerce insanımız bu adadan niye göç etti sanırsınız? Keyiflerinden mi? İş ve ekmek olmadığı için. Bilgi dağarcığı dolu olarak adaya döndükten sonra işsizlikle boğuştukları için... Çekip gidiyorlar ve de projelerini başka ülkelerde başarılı olarak ortaya koyuyorlar. Oysa bu adada bir anda 2-3 bin kişiye iş alanı yaratmak son derece kolaydır. Yeter ki becerik-sizler aşılmış olsun... Gözlüyorum. Yalanların alıcı bulduğunu görerek içim acıyor. İçim kan ağlıyor. Onca olanak var ve de biz evlâtlarımızı Rumun kapısına esir olarak gönderiyoruz. Onca genç fikir üretiyor, proje sunuyor,onca Üniversite gençliğimizi yetiştiriyor ve de bizler onların yurt dışına göç edişlerini seyrediyoruz. Elbette bu gençler ve bu topraklar size ve bize bunun hesabını soracaktır... Bu toprak üzerinde üretim yaparsan senindir. Değilse paryasın, kölesin...
|