Rum'un seçimini bırak Kosova'ya bak
İsmet Kotak

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   11 Şubat 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Lidra Barikatı'na dayanan üç-beş kişi "Türk Ordusu'na " yönelik yafta taşıyıp, slogan atarken, EOKA tetikçisi Tasos Papadopulos, "Türk askeri gitmeden çözüm olmaz" diyor. Ben bu türküyü yıllardan beri dinliyorum. Siz de sık sık rastlayıp, okuyup, dinliyorsunuz. Lissaridis de "Kıbrıs sorunu bir işgâl sorunudur. Türk askeri çıkar gider, işgâl biter ve de sorun sona erer" diyordu. Bugün de Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti'nin temel sloganı budur. Yunan ordusundan, Yunan işgâlinden söz etmeden, 44 yıl önce Türk'ü silâhla Cumhuriyet yönetiminden attıklarını anımsatmadan "Türk tehdidinini savuşturmak" temel dayanaklarıdır.
Özetle Papadopulos bunu söylüyor da, AKEL'in kaptanı  Dimitris Hristofyas farklı mı konuşuyor?! Uluslararası tehdit oluşturarak, KKTC'nin ortadan kalkmasına çalışacağını, iki devlet olamayacağını, iki devletten hareket ederek tek yapı oluşturulamayacağını, Türk askerinin çekip gitmesi gerektiğini o söylüyor. DİSİ adına Kasulidis ise "Kıbrıs'ta tek bir Türk aske-rine bile hayır" diyerek postunu bu söylem üzerine sermeye çalışıyor. Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti'nde kim seçilirse seçilsin bizim için farketmez. Politikaları farklı değildir, olamaz. Orada Yunan işgâli hüküm sürmektedir. Aksi politika izleyemezler. AKEL bile... Zamanında ayrı yol izlemeye kalkan İçişleri Bakanı Yorgacis'in Değirmenlik yolunda bunun hesabını hayatı ile verdiği unutulamamalıdır.
İşte bir tarafta bizim aymazlar, Rum'un hık deyicileri, öte tarafta Rum'un has adamları. Arkalarında Yunanistan. Adaya Yunan egemenliğini yaymaya tek engel Türkiye ve Türk Ordusu olduğuna göre, ne yapıp yapmak ve de bu engeli aşmak gerektiğini biliyorlar. Çünkü adada Türk askeri olmayınca 21 Aralıkları yeniden yaşamak çok kolay olacaktır. Hele AB içinde oyun daha kolay ve de kansız (!) oynanabilecektir.
KKTC Cumhurbaşkanlığı basın sözcüsü dostum Hasan Erçakıca, haklı olarak, Rum'un rezilliğini görmek istemeyen ve savunma durumunda konuşan KKTC Cumhurbaşkanı'na veya KKTC'nin öteki yetkililerine saldıranları eleştiriyor. Çünkü dış destekli bir azınlık gerçekten, Annan Plânı'nın aldatılarak bu halka yutturulduğu dönemde olduğu gibi yeni tezgâh peşindedirler. Olabileceğine inanıyorlar. Rum'la ortak olarak, sözde dış güçlerle savaşır görünüyorlar. Özde AB tandaslı politik oyun tezgâhlıyorlar.
Erçakıca, haklı ama hedefte hatalı bir politikanın savunmasında olduğu için Cumhurbaşkanı ve temsil ettiği politikanın saha dışı olduğunu görmelidir. Ben her an yapılan açıklamaları, temaslar sonucunda ortaya konanları alt alta koyuyorum ama ne murad edildiğini bağlayamıyorum. Geçmişte Türk politikasını mehtere benzetenlerin arasında Erçakıca da vardı. Oysa şimdi bu mehter adımlarına bugünkü iktidar da uymaktadır... Şu olmazsa, bu olmazsa, "Ayrılığı savunurum ha" diyenlerin, ellerinde kurusıkı tabanca olduğunu bilenler, korkup çekin-mezler.
Bence bugün eksik olan gerçekçi politika ve iradedir. Çözüm iradesi palavra. Çünkü Rum tarafına baktığınızda da ortaya konan çözüm iradesi değildir. Orada Türk'ü yama yapmak ve AB içinde eritme politikası ana politikadır. Ya KKTC? KKTC'de iktidar kanadında, "Ben bu politikayı savunuyorum "diyene rastlamıyoruz. Burada gri bir politika vardır. Yani söylenenle, yapılmak istenen  arasında uçurum görüyoruz. Herkese mavi boncuk dağıtma ve şirin görünme hevesi vardır... Bu konu temize çıkmadıkça, arkada destek olamaz. Burada KKTC halkının ezici çoğunluğunun güven eksikliği görünmektedir.
Oysa Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti'nde Kosova'dan ötürü korku dağları sardı. Kim ne derse desin, Kosova bağımsızlığına  kavuşacaktır. Ama buna dayanarak, aynı dönemde KKTC'yi kabul ettirmek için ciddi, samimi irade gerekir. Her yanı dökülen, karnı yumuşak politikalarla Kosova'ya rağmen ortada kalmak, ancak bu zayıf tutumun eseri olacaktır.
Geliniz Kosova olayına bir kez daha bakalım. İşte son haber:   "Seçimleri kazanan Sırbistan Devlet Başkanı Boris Tadiç, Kosova'nın statüsü konusundaki müzakerelerle ilgili olarak, "Çoğunluğu Arnavut bu bölgenin tek yanlı bağımsızlık ilan etmesi durumunda, herkesin "çok ağır bedel ödeyeceğini" savundu. Almanya'nın Münih kentindeki uluslararası güvenlik konferansının açılışında konuşan Tadiç, "Kosova konusunda şimdi ciddi müzakerelerin yapılması gerektiğini, Kosovalı Sırpları ve Sırpların dini mekânlarını korumak için görüşmeler yapılmasının zorunlu olduğunu" söyledi ve "Eğer bu yapılmazsa, üç taraf çok ağır bedel öder. Bu kimsenin izin verebileceği bir şey değil" diye ekledi.
Ancak buna rağmen Kosova cephesinde bağımsızlık hazırlığı sürmektedir. Her durumda 2008 yılının ilk yarısında orada "Kosova Cumhuriyeti" ilân edilecek, bunu birçok AB ülkesi tanıyacaktır. İslâm ülkelerinin de tanıyacakları kesindir. Anglo-Sakson grubundaki hareketlilik en son olabilir ama onlar da Sırbistan'a dur deyip adım atacaklardır.
İşte bu sırada KKTC tanınma istiyorsa, hazırlıklı olmalı ve dünya sahnesine dalmalıdır. Çünkü Yunan lobisinden ötürü, başta ABD ve Fransa, KKTC'yi gündeme getirmemek için harekete geçecekler, burada "tek devlet" oyununa devam ederek Yunanlının ekmeğine bal sürmek isteyeceklerdir. Oysa slogan basittir: Bunca zaman anlaşmaya yanaşmadılar. KKTC tanınmalı ve Türkiye ile birlikte AB üyesi olmalıdır. O güne kadar iki ayrı devlet adada varlığını sürdürebilir...
Politika her tarafa gülücükler dağıtmak ve de eski sosyalist ayakları ile bugünkü dünya gerçeklerini kucaklamak değildir... 

   417 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Makarios ne söyledi ve ne yaptı?
  17 Nisan 2008, Perşembe   Denktaş soruyor: Selâmet mi, felâket mi?
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Türkiye'den su
  15 Nisan 2008, Salı   Hristofyas, "tencere dibin kara" demiş
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Muhalefet partileri bu gidişe el koymalı
  13 Nisan 2008, Pazar   PAZARLIK: Dondurmalı, Carrars'lı çözüm
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Komutan Başbuğ: KKTC bir gerçektir
  11 Nisan 2008, Cuma   Komutan Başbuğ, KKTC ve kırmızı çizgilerimiz
  10 Nisan 2008, Perşembe   Yatırımı iktidar özendirir
  09 Nisan 2008, Çarşamba   Bakir doğumu da reddettiler