Olumlu gelişmeler
Rauf R. Denktaş

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   15 Mart 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

"Kıbrıs meselesi" 44 yıldır BM'nin gündeminde. BM Güvenlik Konseyi terörist Rum idaresini "meşru hükümet" mertebesine çıkarmamış olsaydı ve BM Barış Gücü Kıbrıs'a "asayişi temin ve durumun normalleştirilmesinde Kıbrıs hükümetine yardımcı olarak" gönderilmeyip "meşru hükümeti silâh zoru ile yıkan, insan haklarını çiğneyen, ülkenin anayasasını yırtıp atarak uluslararası antlaşmalara başkaldıran suçluları hizaya getirmek için" gönderilmiş olsaydı Kıbrıs meselesi çoktan halledilmiş olurdu. Tam aksi yapıldı ve halâ bugün, Kıbrıs'ta iki halkın, iki demokrasinin, iki devletin varlığını görmezlikten gelerek ahkâm kesmek marifet addediliyor, "barışa hizmet budur" deniliyor. Kanunsuzluk üzerine dayanan, gerçekleri inkâr eden 44 yıllık inatta ısrar geçerli akçe oluyor ve Hristofyas'ın seçilmesi ile derhal, kaç yıldır oynadıkları "umut pompalama" oyununu sahnelemeye başlıyorlar.
Ümit bağladıkları Hristofyas ise Milli Konsey'e bağlı Kıbrıs Rum liderliğinin 44 yıldır sergilediği taktikleri sergilemeye devam ediyor: "Suçlu Türkiye karışmasa herşey süratle normale dönecektir". Bu saçmalığı vurgulayan beyanatını Hristofyas Atina'da tekrarladı: "Türkiye, boynumuza ilmik geçirmesin, Kıbrıs Türkleri'ni serbest bıraksın"! Türkiye'siz bizi nasıl "halledeceklerini" 1963-74 yıllarını yaşayanlar bilir-hem de Türkiye'nin fiili ve etkin garantörlüğü devam ederken! Ne kadar tuhaftır ki Hristofyas Atina'da "Yunan hükümeti ile hergün ve her konuda temas etme" kararı alındığı bir günde Türkiye'ye "sen karışma" mesajı verebiliyor. Bu insanların yüz derileri çok kalın olmalı. Utanma nedir bilmiyorlar.
Yine, Hristofyas Kıbrıs Rum Ortodoks Kilisesi'nin Başpiskoposu'nu ziyaret ediyor. Kıbrıs konusunda mutabık kalıyorlar. Papaz da, Hristofyas gibi "Tek oy, tek devlet, tek hükümet" diyor, "Federasyon olmaz" diye ekliyor. Hristofyas "federasyonu Türk askerini adadan çıkarmak için gerekli" buluyor. Türk askeri çıktıktan sonra "Allah kerim" diyor. Önerilerine bakıldığında, zaten federasyonun adı var, kendisi yok bir durum yaratıyor. "AB normlarına uygunluk"ta ısrar eden Hristofyas bunun "genelde yerleşim ve dolaşım özgürlüğü" olduğunu, bunun da iki ke-simliliği ortadan kaldıracağını çok iyi biliyor. AB de, derhal açıklama yaparak "Türkler bu konularda benden kalıcı derogasyon istemesin, kalıcı derogasyon olmaz" mesajını veriyor ve tek devlet, tek oy formülünü tekrarlıyor. Hristofyas, tıpkı diğer Rum liderler gibi "muhatabım Türkiye'dir" derken, "meşru Kıbrıs hükümetinin başı" olarak Kıbrıs Türk tarafındaki temsilcilerle ancak BM'nin gözetiminde görüşebileceğini vurguluyor. Seçimden önceki "seçilir seçilmez Talat'ı ziyaret" palavrası unutuluyor.
Bütün bu gelişmelere bakmayan, Rum'u bilen veya bilmeyen, kişiler bir ümit içinde: Rum lider değişti, uzlaşma kapının arkasında! CTP iktidarı AKEL partisi ile yıllarca kol kola yürümüştür. Annan Planı'nda AKEL'in ihanetine uğramış olan CTP liderlerinin AKEL'in "KKTC'nin varlığını, ayrı egemenliği, garanti anlaşmasının devamını kabul etmediğini ve eşitliği "yasalar altında eşitlik" olarak algıladığını, Hristofyas'ın da açıkladığı gibi Türk tarafına "yeniden 1960'daki gibi ayrıcalıklı ortaklık hakları" vermek niyetinde olmadığını" pek iyi bilmektedirler diye düşünmekteyiz. Bu konularda eski yoldaş Hristofyas'tan kat'i teminat almadan masaya oturmanın bizi nereye götüreceğini herhalde onlar da görebilmektedirler. Hal böyleyken, halkımıza ümit pompalamanın anlamı nedir? Anlayamıyoruz.  

   633 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Nereye kadar?
  17 Nisan 2008, Perşembe   Çözümsüzlük çözüm mü?
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Selamet mi, felâket mi?
  15 Nisan 2008, Salı   Çağlayan denince
  03 Nisan 2008, Perşembe   İsimsiz bir "elçi" şöyle diyor: Mantığa meydan okumak
  01 Nisan 2008, Salı   Adil ve kalıcı çözüm
  27 Mart 2008, Perşembe   Statü meselesi
  24 Mart 2008, Pazartesi   Duvarlar kalksın
  23 Mart 2008, Pazar   Başlıklara bakalım
  22 Mart 2008, Cumartesi   Dost Yunanistan !