Güney'e dondurma seferi
Reşat Akar

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   13 Nisan 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yukarıdaki başlık, dünkü Hürriyet'ten alınmadır...
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın, Avrupa imajına uygun olarak hareket etmesi ve Lokmacı Kapısı'nı aşarak, Ledra Caddesi'nde gezmesi, içte ve dışta büyük ilgi uyandırdı...
Ünlü İngiliz yayın kuruluşu BBC, Talat'ın gezisinden görüntüler yayınlayarak, ilk defa bir Kıbrıslı Türk liderin Güney'de gezinti yaptığına dikkat çekti...
Türkiye'nin yüksek tirajlı Hürriyet gazetesi de bu olayı birinci sayfasında "Güney'e dondurma seferi" başlığı altında yayımlandı...
Radikal ise "Talat, Lokmacı'dan geçerek Rum kahvesi içti" başlığını kullandı...
Talat'ın, Güney'e geçtiği saatlerde, Frankfurt'tan yeni havalanmış, İstanbul'a doğru uçuyordum...
O nedenle, kahveyi, dondurmadan sonra mı, yoksa önce mi içtiğini bilemiyorum...
Fakat önemli olan, dondurma yemesi, ya da kahve içmesi değil, Ledra'da gezinti yapmasıydı...
Ayrıca, bölgeyi dolaşan Kıbrıslı Rumlardan yakın ilgi görmesiydi...
Bu ziyarete karşı çıkanlar ve Sayın Talat'ı eleştirenler olabilir...
Fakat ben bunun zararlı bir yanını göremiyorum...
Tam tersi, Kıbrıslı Türklerin barış ve dostluk duygularının dünyaya iletilmesi açısından büyük yarar sağladı...
Kıbrıs konusunun BBC'de yer alması çok zordur...
Kıbrıslı Türklerin ve Kıbrıslı Rumların yıllarca yayınladıkları mesajların, bu yayın kuruluşu tarafından ciddiye alındığına tanık olmadık...
Fakat, Ledra gezisi 'Avrupalı yayıncılık' açısından önem taşıyordu ve BBC de bunun hakkını veriyordu...
Sayın Talat'ın, Ledra gezisinin olumlu olduğunu belirtmekle birlikte, kapının açılmasıyla ilgili sözlerinde 'tartı yanlışlığı' gördüğümü belirtmek istiyorum...
Şu sözleri kullandı Sayın Talat:
"Lokmacı'nın açılmasına sevinen kesimler yanında dudak bükenler oldu. Ben ikisinin ortasındayım. Yani, çok iyi, yararlı oldu, sembolik olarak önemi vardı, ama tabii Kıbrıs sorunu da devam ediyor. Kıbrıs sorununun çözülmesi hala sağlanmış değil ve kapı açmakla da sorun çözülmez..."
Evet, kapı açmakla sorun çözülmez...
Ancak, kapı açmadan çözüme de gidilmez...
Kapılar açık olmasa ve bugüne kadar milyonlarca geçiş yaşanmasaydı, Sayın Talat, Ledra'yı gezemez, Kıbrıslı Rumlarla el sıkışamazdı...
Kapıların açık olmasını istemeyenler vardır...
Kapıların açık olmasıyla çözümün gerçekleşmeyeceğine inananlar da vardır...
Onları değiştirmek kolay değildir...
Fakat yıllarca 'düşmanlık duygularıyla' yönlendirilmiş insanlara, bir anda "hadi bakalım Kıbrıs sorununu çözdük" deseydiniz neler olurdu, onu da düşünmek zorundasınız...
Kapılar açıldı, çok iyi oldu...
İki toplum arasında müthiş dostluklar yaşanmadı!
Karşılıklı güven gelişmedi...
Ama ateş küllendi...
Bundan sonra daha çok kapı açılır, iki toplum arasında daha çok temas sağlanırsa, barışa giden yol daha da kısalır...
Bahar havası güzeldir...
Böyle devam etmelidir...

   908 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Bizimkilere örnek olsun
  17 Nisan 2008, Perşembe   Bir garip memleket
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Endişelendiren gelişmeler
  15 Nisan 2008, Salı   Hristofyas çok şanslıdır
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Kemancı ve zurnacı
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Kendimiz etmişiz
  11 Nisan 2008, Cuma   Royters'e bile ambargo olur!
  10 Nisan 2008, Perşembe   Avrupa'ya kaç tercüman göndereceğiz?
  08 Nisan 2008, Salı   Uyanık olmak
  07 Nisan 2008, Pazartesi   Bir adım önde olmak var ya!..