Uyanık olmak
Reşat Akar

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   8 Nisan 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

İstanbul
Brüksel'e hareket için, İstanbul Atatürk Havalimanı'nda üç saatlik bekleme süresi var...
Dışarıda hava çok bulutlu ve soğuk...
Uluslararası Atatürk Havaalanı'nda, ILS (Instrument Landing System) olduğu için, çok bulutlu hava, uçakların iniş ve kalkışına engel teşkil etmiyor...
Bekleme süresinde, bu yazıyı kaleme almazdan önce CNN Türk'ün haberlerini izliyorum...
AKP'nin kapatılmasıyla ilgili gelişmelerden başlıyor...
Sonra, Akdeniz Üniversitesi'nde önceki gün yaşanan, çirkin 'kardeş kavgası'na geçiyor...
Bir zamanlar sağ-sol kavgası yaşanıyordu...
Şimdi, değişik gerekçelerle gençler yeniden savaş alanına itiliyor...
Ekranlarda, öğrenci görüntüsü vermeyen, yobaz tipli bir adam silahını çekmiş durmadan gençlerin üzerine ateş ediyor...
İnsan, düşmanına bile ateş ederken birkaç kez düşünür...
Fakat, bu tiplerin insanlıkla yakından, uzaktan ilişkisi kalmamış...
Fikir ayrılığına karşı mücadeleyi 'silahlı çartışmaya' dönüştürüyorlar...
Diğer öğrencilerin ellerinde taşlar, sopalar, hatta nacaklar var...
Türkiye'nin nereye geldiğini 'yoruma gerek bırakmadan' ortaya çıkaran çirkin görüntüler...
Bir tarafta AKP'yi kapatma davası ve herkese meydan okuyan Başbakan...
Diğer tarafta PKK ile savaş, öğrenci olayları ve hem dış, hem de iç gelişmelerden olumsuz yönde etkilenen ekonomik durum...
Yaklaşık bir ay gerilere gidelim...
Bir Euro, 1.6 YTL, bir Sterlin ise 2.3 YTL değerindeydi...
Bugün, Euro 2 YTL'yi, Sterlin de 2.6 YTL'yi aşmış durumda...
Bankaları, telekom, petrol, elektrik gibi stratejik ekonomik kuruluşları yabancılara kaptıran Türkiye'nin, global krize ilaveten içte bu kadar karmaşayı kaldıracak gücü yok...
Borsa'nın yüzde 70'ini elinde bulunduran yabancılar (ki bunların arasında Rum kilisesi de vardır), yarın 2 milyar Dolar çekseler, Türk ekonomisi yerin dibine yuvarlanmaz mı?
Ekonomistlere göre fena yuvarlanır!
Türkiye'deki gelişmelerin, Kıbrıs'ı da mutlak surette olumsuz yönde etkileyeceğini hepimiz biliyoruz...
Sadece ekonomik yönden değil, siyasi yönden de birçok olumsuzluklar bizi bekliyor...
O nedenle KKTC'de acilen, deneyimli ekonomistlerin yanı sıra, siyasilerin ve fikir adamlarının yer alacağı bir "kriz kurulunun" oluşturulması şarttır...
Böylesi tarihsel bir süreçte ülkeyi ve halkımızın geleceğini, sadece 'parti içi dengelerle' oluşturulan bir Bakanlar Kurulu'na bırakamayız...
Brüksel'e hareket ederken, bu düşüncelerimi sizlerle payulaşmak istedim...
İki gün Brüksel'de, iki gün de Frankfurt'ta, Avrupa Birliği tarafından organize edilen ve AB üyesi ülkelerden sadece 15 gazetecinin davet edildiği önemli seminerlere katılacağım...
Programda, AB'nin mali politikalarını yöneten en üst düzeydeki yetkililerle ve Avrupa Merkez Bankası Başkanı ile de görüşme var...
Avrupa'nın ekonomisini yönlendiren bu insanlarla görüşme olanağı elde edebilmek oldukça zordur...
Cyprus Dialogue Editörü olarak davet edildiğim seminer ve görüşmelerden elde edeceğim bilgileri sizlerle paylaşmaya çalışacağım...

   924 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Bizimkilere örnek olsun
  17 Nisan 2008, Perşembe   Bir garip memleket
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Endişelendiren gelişmeler
  15 Nisan 2008, Salı   Hristofyas çok şanslıdır
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Kemancı ve zurnacı
  13 Nisan 2008, Pazar   Güney'e dondurma seferi
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Kendimiz etmişiz
  11 Nisan 2008, Cuma   Royters'e bile ambargo olur!
  10 Nisan 2008, Perşembe   Avrupa'ya kaç tercüman göndereceğiz?
  07 Nisan 2008, Pazartesi   Bir adım önde olmak var ya!..