Hazmetmek
Levent Tezel

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   3 Şubat 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Her iki takımın da mutlak galip gelmeyi arzuladığı, zorluk derecesi çok yüksek bir karşılaşmaydı Yenicami- Mağusa Türk Gücü maçı.
MTG, geçen hafta Lapta karşısında aldığı mağlubiyet sonrasında işin ciddiyetini anlamış bir durumda Lefkoşa'ya geldi.
Geçtiğimiz hafta Cihangir önünde adeta "hiçleri" oynayan Yenicami ise, hafta arasında en sonunda seçilebilen yeni yönetiminin takımına verdiği "manevi" motivasyonla maça çıktı.
Karşılaşmaya her iki ekipte atak başladı. Konuk MTG, maçın genelinde çok iyi bir futbol sergileyemedi. Hatlar arasındaki kopukluk, isabetli paslardaki yüzdenin düşüklüğü, defanstan çıkışlarda kontrolsüz uzun pasların tercih edilmesi, MTG'nin kötü oyununun işaretleriydi. Ancak Tolgahan, Osman Çobanoğlu, Ali Oraloğlu gibi kaleye topla dikine gidebilen, kolay adam eksiltebilen futbolcuların varlığı, MTG'nin maçtaki artılarıydı. Bunun yanında geçen hafta cezası nedeniyle takımda olmayan Ernest'in de orta alana mücadele gücü anlamında takımına büyük katkılar sağlamasını da unutmamak gerekir.
Yenicami defansının dağınık ve kontrolsüz oynamasından yararlanan MTG, ilk devrede erken gelen gol sonrasında daha çok kendi alanında savunmada kaldı. Orta alanı ve defansı kalabalık tutarak kontrataklarla rakip kalede gol aradı ve son anlarda bulduğu penaltı golü ile 3 puanı cebine koyup Mağusa'ya giderken Yenicami'yi de adeta kaderi ile baş başa bıraktı...
Yenicami takımı, özellikle ilk devrede forvette etkisiz, orta alanda mücadele gücünden yoksun, defansta ise çok dağınık bir günündeydi. Geçen haftadan farklı olarak liberoda Uğur başladı. Yenicami defansı her pozisyonda rakiplerini kaçırdı. Ayrıca orta alanın da akınlarda ileri çıkarken geriye dönmekte gecikmesi ve dafansa yardıma gelme konusunda yetersiz kalmaları YAK defansının MTG forvetleri karşısında her pozisyonda az adamla yakalanmasına neden oldu...
Ancak bir türlü gelmeyen ikinci gol, MTG'nin daha çok geriye yaslanmasına neden oldu. Bu da ikinci devrede Yenicami'nin daha çok ileri çıkmasını ve pozisyonlar bulmasını getirdi.
İkinci devre Yenicami, riskler alarak oyuna başladı. Rinaldo'nun forvetin arasına sürülmesi, kanatların ilk devreye göre daha çok kullanılmaya başlanması belirli orandaki bir üstünlüğü Yenicami'ye getirdi. Ancak MTG defansının Hasan Tamel'in liderliğindeki kontrollü oyunu ve Abbas'ın havadan geçit vermemesi Yenicami'nin ataklarda boş dönmesine, gol çabalarının neticesiz kalmasına neden oldu...
Maçın hakem üçlüsü ise üzülerek belirtmeliyim ki hatalarla dolu bir karşılaşma çıkararak geçen haftaki başarılı hakem yönetimlerini adeta mumla arattı.
Hatalarını tek tek saymak istemiyorum. Yardımcı hakelerden Salih Tekirdağlı'nın kaldırdığı ofsayt bayrakları sık sık tartışma yarattı. Diğer yardımcı hakem Sertan Alkın'da maça motive değildi. Hatalı kararlara imza attı. Ancak bunlar her maçta yaşanan türden hatalardı. Fakat özellikle orta hakem Osman Özpaşa'nın ikinci devrede hatalar yapması ve hata yaptıkça da bunu başka bir hata ile tamir etmeye çalışması onun adına çok kötü oldu...
Osman Özpaşa, çok genç ve yetenekli bir hakem. Bu maçtan dolayı çok fazla yıpratılmasını yanlış bulduğumu belirtmeliyim. Ancak biz yorumcuların bir görevi de düşündüklerini spor kamuoyu ile paylaşmaktır. Bir hakem çok yetenekli olabilir. Ancak merdivenleri çok hızlı çıkarsa ve bulunduğu yeri henüz daha hazmedemeden bir üst basamağa çıkarılırsa sonunda hem kendi üzülür, hem ona güvenip bu maça atayanlar üzülür, hem de benim gibi her zaman Kıbrıs Türk hakemlerinin yetenekli olduğunu, onların üzerine çok fazla gidilmemesini savunanlar üzülüp yalnız kalır...

   514 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  30 Mart 2008, Pazar   Adı var kendi yok derbisi
  27 Mart 2008, Perşembe   Şampiyonluğu yaşamak
  24 Mart 2008, Pazartesi   Ozanköy, hak ederek...
  23 Mart 2008, Pazar   Amaç yok, futbol da yok
  17 Mart 2008, Pazartesi   Antrenman maçı
  16 Mart 2008, Pazar   Mücadele var, futbol yok
  13 Mart 2008, Perşembe   Gönyeli bayram, Kaymaklı hüsran
  09 Mart 2008, Pazar   Farkı tecrübe
  03 Mart 2008, Pazartesi   Saha içi disiplini şart
  25 Şubat 2008, Pazartesi   Uyuduk, uyutulduk