Ardahan: İşte benim öğretmenim
İsmet Kotak

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   7 Nisan 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Pazar sabahı Genç-Tv ekranında Ardahan köyünün özverili insanlarını izledim. Aynı kanalda eşim ve benimle yapılan bir söyleşi yayınlanacaktı. Onu beklerken her  Pazar olduğu gibi KKTC topraklarında bir gezinti ve bir nefes olan ilginç programa rastladım yeniden. Adım adım gezerek, kişilerin zenginliklerini ortaya koyan Candaş Özer'i ve Yönetmen Eray Gündoğduyu'yu ve yapımcı olarak da Ertan Birinci'yi kutlarım.
Bu kez Ardahan köyü tanıtılıyor. Ardahan, Anavatan Türkiye'nin o uzak kenti değil, 1974 sonrasında Adana-Saimbeyli-Çatak'tan gelen kardeşlerimi yerleştirirken, "Ardana" adını söküp  "Ardahan" dediğim köy. Bu köyü ve halkını her zaman sevdim. Her zaman sıcak kanlı oldular. Dost kaldılar. Ardahan köçyü, Kantara'nın yamacına  yaslanmış, altında güzelim Ergazi ve Boğaz. Hemen ötede uzansanız tutacağınız GaziMağusa körfezinin uçsuz bucaksız mavilikleri...
Genç-Tv'de bu programa katkı koyan herkesi   kutlarım. Orada, uzakta Ardahan'da, ne özve-rili Öğretmenler ve gençler  olduğunu bu yayınla öğrendim. Türbana esir olmamış,bunu dert edinmemiş, çağdaş bayanlar.  İlk fırsatta eğitimci olan eşimle Ardahan'a giderek eski dostları ziyaret edeceğim. Bayan Öğretmenlerin yaptıkları gözlerimi yaşarttı. Ve de ikide bir Lefkoşa asfaltında bir bahane bulup "Grev" ilân edenler geldi aklıma. Öğleden sonra çocuklara üç beş saat kurs yapmamak için uydurulan bahaneler; milli bayram pazara düşmüşse o günü hafta arasında kutlamak gibi cinlikleri anımsadım...
İngiliz Sömürge dönemindeki Öğretmenle-rimiz  geldi aklıma. O öğretmenler ki onların saatla alıp verecekleri yoktu. Amaçları hep bizleri yetiştirmekti.. Mücadele yıllarında TMT'nin köydeki üçüncü ayağını oluşturan cesur ve dava adamı öğretmenler gözlerimin  önünden geçti.Kimi de Şehit oldu. ( Köyde genel olarak  TMT'yi Öğretmen-Kooperatif Şirket kâtibi ve Muhtar oluşturup,koruyordu)...
Pazar günkü tanıtım programında Ardahan köyündeki  öğrencileri yetiştirmek için Rabia Öğrtemen, Hacer Öğüt, M.Özge, Kevser, Tuba, Aliye ve İhsan Ali Emir neler yaptıklarını anlattılar.İsimler hatalı veya eksikse özür dilerim. Oraya gidince isimleri not edip yine yazacağım. Genç kızlarımız övünmediler. Köy çocuklarının yetişmesi için özveri gösterdiklerini bile işaret etmediler. Arzulu olarak,coşku ile onlara yardım ettiklerini anlattılar. Kimi burada doğdu, kimi burada ve Türkiye'de yüksek eğitim gördü. Kimi tarih, kimi edebiyat Öğretmeni. Kimi Öğretmen olarak atandı, kimi işsiz olarak sıra beklemede...
Bana göre en iyi "Sivil Savunmacı" bunlar...Alışılmış klâsik Sivil Savunmacı olacak değil ya her zaman.  İşte sana Atatürkçü Öğretmen yeteneğinde, diplomalı eğitmen...
Bu köyden Öğretmen çıkmış, bu köyden yargıç çıkmış...1975'de Adana'da orman içi köy olduğu için "Çatak" köyünün Kıbrıs'a göç istemi kabul edilmişti. Adana-Saimbeyli-Çatak'tan gelen  kardeşlerimizi karşıladık, kucakladık. Üç seçenek sunuldu. Onlar Ardahan'ı seçtiler. Bugün de memnun olduklarını dile getirmekteler.
Nur yüzlü hanım konuyu güzelce özetledi:" Elbette Çatak'tan geldik,orası vatandır. Ama bana göre burası daha güzel. Burası da vatan. Orada orman arazisi deyip olmadık hâller gelirdi başımıza yasak yasak diye...1975'de buraya göç ettik. Çatak'ta heryerden uzaktık. Ezan sesi bile duyulmuyordu. Burada çocuklarımız eğitildiler. Okudular, adam oldular. Oğlum yargıç oldu" dedi .
Rabia hocanım Ardahan'a olan sevgisini şöyle özetledi:" Burası işle orasının farkı belli. Orada başıboşluluk var. Elazığ'da Üniversiteye gittim ama burası, Kıbrıs'ta herşey kurallarına göre gidiyor.Düzen var. Daha iyi uyum oluyor.Orada başıboşluluk, keyfi davranış var." Dedi...
Genç kızlar, tatil günlerinde köyde kurs yapıyorlar öğrencilere. Kimsenin baskısı ile değil...Daha fazla kazanmak için hiç değil.  Kimi atanmış öğretmen, kimi sırada iş bekleyen...Çok duygulandım. Atatürk'ün "Halk Mektepleri" geldi gözümün önüne...Düşününüz bir tarfata kadrolu, geleceği garanti ama sınırlı satle bişle çalıuşlmamak için gerevlerle oyalanan; öte ytatab ra halşkını aydoın latmak için  özveirli olarak karşılık beklmeden çalılşan Atataürkçü genç kızlar...
Alınlarından öperim. KKTC Halkı silkin ve kendine dön. Sen  tarihin boyunca çalıştın, didindin, onun için bugünlere ulaştın. Onun için  varsın...Yutulmamak için davana, devletine, köyüne, köylüne ve topyekun halkına sahip çık...Bu sana özgürlüğünü, egemenliğini  verir; esaretten uzak tutar...Bu da özveri ister, özverili gençler ister...İşte sana Ardahan'lı gençler...Selâm sana Öğretmenim...

   293 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Makarios ne söyledi ve ne yaptı?
  17 Nisan 2008, Perşembe   Denktaş soruyor: Selâmet mi, felâket mi?
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Türkiye'den su
  15 Nisan 2008, Salı   Hristofyas, "tencere dibin kara" demiş
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Muhalefet partileri bu gidişe el koymalı
  13 Nisan 2008, Pazar   PAZARLIK: Dondurmalı, Carrars'lı çözüm
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Komutan Başbuğ: KKTC bir gerçektir
  11 Nisan 2008, Cuma   Komutan Başbuğ, KKTC ve kırmızı çizgilerimiz
  10 Nisan 2008, Perşembe   Yatırımı iktidar özendirir
  09 Nisan 2008, Çarşamba   Bakir doğumu da reddettiler