Vergi kutsal(mı)dır?!Kutsaldır da her yerde değil
Bülent Dizdarlı

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   23 Ocak 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

"Vergi vermek vatandaşlık  ödevidir". Bu cümle on yıllardır Yurttaşlık Bilgisi dersi kitabının müfredatında yer alır. Yani nesillerdir biz bu tümceyi okuruz. Okuruz ve de benimseriz. Ancak nedense bir şekilde her zaman vergi toplamaktan sorumlu kişiler toplum olarak vergi verme bilincinin oluşmadığından yakınırlar. İlk ve ortaokullardaki dersleri yetersiz bulup, toplayabildikleri vergilerle de propaganda filmleri ve gazete ilanları vererek, okul sonrası eğitimi sürdürmeye çalışırlar.
Geçen gün şu canlı yayınlanıp, izleyicilerin telefonla katıldığı programda, bir katılımcının ilgiliye sorusu beni bu yazıyı yazmaya itti. Katılımcı  üç aşağı beş yukarı "Türkiye’den gelen ve çeşitli yerlerde sahne alan ünlü sanatçılar dünya parası alıyorlar. Peki vergi veriyorlar mı?  Yirmi bin, otuz bin Dolar’ı bir gecede götüren bu sanatçıların bir yıl içinde verdikleri vergileri öğrenmek istiyorum" diye sorguluyordu. Bununla da yetinmeyip, özel üniversitelerin   yüksek ücretlerle getirdikleri öğretim üyelerini maliyeye düşük ücretle çalışan kişiler olarak göstererek vergi kaçırdıklarını, bu yönde araştırma yapılıp yapılmadığını soruyordu. Programa katılan ilgili ise topu Maliye Bakanı’na atıyor, bu sorunun ona sorulması gerektiğini söylüyordu.
O günden beri düşünüyorum.  Acaba zaman zaman Kıbrıs şivesi ile dalga geçen Mehmet Ali Erbil bugüne kadar bizim maliyeye hiç vergi verdi mi?
Ya Hülya, Gülşen, Gülben?
Katılımcının diğer iddiasına ne demeli? Üniversitelerimiz yani, çocuklarımıza ilmi, doğruluğu öğreten irfan ocaklarımız devleti dolandırabilir mi  gerçekten? Mesela bir Doçent diş hekimi, Ankara’daki kazancını bırakarak 3-4 bin Dolar’a çalışmaya gelir mi?  Yoksa sırf vergi kaçırmak uğruna düşük ücret gösterip vergi kaçırma yoluna gider mi?
    O günden beri bu soruyu sordum önüme gelen yetkiliye. Cevap hep ayni idi. Bu soru Maliye Bakanı’na sorulmalı idi. Ona ya da Vergi Dairesi müdürüne sormak içimden gelmedi.
Neden mi ?   Korktum. Bana eveleyip geveleyerek net yanıt verememe ihtimalini düşündüğümden korktum. Sonraları başka bir Bakan’ın açıklamasını okudum gazetelerde. Küçücük ülkemde  yüz elli kaçak müteahhit  çalışıyormuş. Kuralsız yapılanmayı bunlar teşvik ediyormuş. Kuralsız çalıştığına göre vergisi ne oluyor diye kafama takıldı. Vergicilerimiz yasaların aksine çalışan herkesten vergi alıyor mu? Yani para gelsin de nasıl gelirse gelsin zihniyeti mi hakim? Böyleyse iyice yandık demektir. 
Bu verileri değerlendirdiğimde  vergi verilmediği konusunda şikayet edenlerin haksız bir yaklaşım içinde olduklarını saptamak zor olmuyor. Görevleri adil bir şekilde yasal yollardan kazanç elde edenleri vergilendirmek, gayri yasal yollardan ise çalışarak vergi mükelleflerinin kazançlarını çalanları durdurmak olanlar, işlevlerini yerine getirmiyorlar. Getirmemekle de kalmayıp vatandaşı suçluyorlar. 
 Ya işte böyle! Vergi kutsaldır. Vergiyi adaletli olarak toplamak ise daha kutsaldır
Yazımı sizi neşelendirecek bir hikaye ile bitiriyorum.

   680 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Nefret güvercini
  09 Nisan 2008, Çarşamba   "Hatırla sevgilim"
  02 Nisan 2008, Çarşamba   Lefkoşa nostaljisi üzerine
  26 Mart 2008, Çarşamba   Lefkoşa nostaljisi
  19 Mart 2008, Çarşamba   Fırtınada uyuyabilir misiniz?
  12 Mart 2008, Çarşamba   Zehra abla ve sağlık kurulu
  05 Mart 2008, Çarşamba   Köşe yazarları gazeteleri mi okutur...
  27 Şubat 2008, Çarşamba   Turizm Bakanı’nın dikkatine: Bufavento Kalesi ve bir anıt
  20 Şubat 2008, Çarşamba   1453
  13 Şubat 2008, Çarşamba   Dizimi kırdım yere. Yüzümü Güney’e döndüm. Özür diliyorum