Duvarlar kalksın
Rauf R. Denktaş

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   24 Mart 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Lefkoşa Türkleri 1963'de "yeşil hat" anlaşması ile mutlak katliamdan  kurtulmuşlardı. Türk Alayı adada olmamış olsaydı, Makarios bu anlaşmayı yapmaz, Türk Uçaklarının ihtar uçuşu yaptıkları 25 Aralık gününe kadar canımıza çoktan okurdu. Türk Alayının karargâhından çıkıp Ortaköy-Gönyeli istikametine gelmesi ve Türk uçaklarının ihtar uçuşu sayesindedir ki Lefkoşa'da ateş kes sağlanabilmişti. O gün bugündür Lefkoşa ikiye bölünmüş durumdadır. Bu ayrılış, bu sözde "duvar" güvenliğin, insanca yaşayabilmenin nedeni ve sembolü olmuştur. 1974'de Lefkoşa'nın yeşil hattı ada sathında sınırlarımız olarak uzatılmış ve on bir yıl Rum'un zulmü altında, adanın %3'üne hapsedilmiş Kıbrıs Türk halkı, 1975 Nüfus Mübadelesi anlaşması ile, selâmete kavuşmuştur. Şimdi bu GÜVEN VE BARIŞ DUVARINI ortadan kaldırmakla Kıbrıs'ta uzlaşmanın mümkün olacağı varsayımı ile hareket edenler vardır.
Bu yanlışa düşenlerin başında Almanya'dan gelenler vardır. Nasıl ki Bayan Roth da ayni hataya düşmüştür. Bunlar ikinci Dünya Savaşının bir sonucu olarak zorla ikiye ayrılmış olan Alman MİLLETİNİ acıya boğan Berlin Duvarı ile, Kıbrıs'ta bir ortağın diğerini yok etmesini engelleyen (bir milleti bölmeyen, iki milletin arasında sınır olan) yeşil hattı ayni kefeye koymaktadırlar. Bunu, özellikle Almanya'daki dostlarımıza iyice anlatmak gerekmektedir. "Kıbrıs Milleti" diye bir millet yoktur. Bunu da pek az kişi bilmektedir. Makarios'un zamanında dediği gibi "1960 Antlaşmaları bir millet yaratmış değildir, bir devlet meydana getirmiştir". Biraz daha doğruyu söyleyebilseydi herhalde "iki millete dayalı bir devlet yaratmıştır" derdi. Halbuki "Kıbrıs Milleti yoktur" dedikten sonra kükreyerek "Biz Eleniz ve kimse beni Kıbrıslı yapamaz" demiştir. Tıpkı Hristofyas ile diğerlerinin dedikleri gibi! Bunlar sırf Türkleri kandırmak, Türkiye'den koparmak,Garantilerden kurtulmak için "biz Kıbrıslılar" diye edebiyat yaparlar. Bizi Türkiye'den bir ayırıp koparsınlar, Türk askerinden ve Garantilerden bir kurtulsunlar gerçek yüzlerini o zaman gösterecekler 1963'den 1974'e kadar gösterdikleri gibi.
Bana gelen diplomatlar ve yabancı basın men-supları "duvar konusunu" açtıklarında hep "Fransa ile Almanya arasında tarihler boyunca kanlı savaşlar oldu, fakat şimdi AB bünyesinde birleştiler" demektedirler. Çok doğru! Birbirlerinin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü (sınırlarını) tanıdılar ve dost oldular. Biz de ayni şeyi istemekteyiz. BARIŞIN KALICI OLABİLMESİ İÇİN Kıbrıs Türkleri "Rumlar yeniden, bu anlaşma da yürümedi" diyerek bizi devletten atarlar mı?" endişesinden kurtulmalıdırlar. Korku ve endişe içinde dostluk olmaz. Diğer yanda Rumlar arasında "gün gele Kuzeyi de alırız" beklentisi sona ermelidir. Bunun da yolu Çek ve Slovak usulü ayrılığı kabul etmektedir. 1960'daki "zoraki nikâh" kanla sonuçlanmıştır. Yeni bir düğüne ve derneğe gerek yoktur. Taraflar ayrılmışlardır ve bu ayrılık adaya barış getirmiştir. Her iki taraf egemenliğinin tadını çıkarmaktadır. Bunları yapay anlaşmalarla, karmaşık Anayasalarla bir araya getirerek ileride doğacak ihtilâfların seyircisi olmaktansa kalıcı bir anlaşma yaparak 1878'den bu yana kaynayan bu kazanı soğutmak akıl işidir. Rum'un Kuzeyi idare etmek hakkı yoktur; Türklerin hükümeti olmak hakkı hiç yoktur. Mal-mülk meseleleri global bir şekilde ve tüm tazminat konuları masaya yatırılarak halledilebilir fakat iki tarafı yapay anlaşmalarla yeniden bir araya getirmekten doğacak felâketi kimse halledemez ve bunun sorumluluğunu da kimse kaldıramaz.

   676 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Nereye kadar?
  17 Nisan 2008, Perşembe   Çözümsüzlük çözüm mü?
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Selamet mi, felâket mi?
  15 Nisan 2008, Salı   Çağlayan denince
  03 Nisan 2008, Perşembe   İsimsiz bir "elçi" şöyle diyor: Mantığa meydan okumak
  01 Nisan 2008, Salı   Adil ve kalıcı çözüm
  27 Mart 2008, Perşembe   Statü meselesi
  23 Mart 2008, Pazar   Başlıklara bakalım
  22 Mart 2008, Cumartesi   Dost Yunanistan !
  19 Mart 2008, Çarşamba   Tarihten bir yaprak