Lokmacı ve limanlar
Reşat Akar

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   31 Mart 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın "Lokmacı bölgesinden bir metre geri adım atmayız..." dediği saatlerde, Türkiye Dışişleri Bakanı Ali Babacan, AB Dışişleri Bakanları toplantısında şu mesajı verdi:
"İzolasyonlar kaldırılsın tüm limanları açalım..."
Eğer Hristofyas'ın bir milimlik aklı varsa, hiç durmadan, AB'ye ve BM'ye şu mesajı verir:
"Kıbrıslı Türklerin üzerindeki izolasyonları biz kaldırdık, siz de kaldırın..."
Bakalım o zaman neler olacak?
"Kaldırdık" dediklerinde amacınıza ulaşabilir misiniz?
"Hadi gidin maç yapın" dediklerinde ve Çetinkaya, Luton'a giderek maç yapabilecek takım bulursa ne olacak?
Rum tarafının kaybedeceği nedir?
Kıbrıslı Türklerin kazanacağı nedir?
Eğer Luton takımı sahaya çıkmayı kabul ederse ve Çetinkaya da 'Tanrının lütfuyla' galip gelirse, sevinip, birkaç duble 31 Periskan çekmekten başka ne olacak?
Kıbrıs Cumhuriyeti'nin şahsiyeti mi zarar görecek?
Hristofyas'ın Cumhurbaşkanlığı mı tartışılacak?
Bugünkü bölünmüşlük mü onaylanacak?
Hayır! Hayır! Hayır!
Bunların hiçbiri olmayacak...
Tam tersi Türkiye limanlarını açtığı zaman, Kıbrıs Cumhuriyeti'ni resmen tanımış ve resmi ilişkileri başlatmış olacak...
Limanların açılmasıyla birlikte, Ankara'da Büyükelçilik, İstanbul ve İzmir'de konsolosluklar gündeme gelecek...
Hristofyas'ın aklı varsa, hiç beklemeden, bu önerinin üzerine balıklama atlar ve Kıbrıs sorununu kısa sürede bitirir...
Hem de Makarios'un, Kiprianu'nun, Klerides'in, Vasiliu'nun ve Papadopulos'un
başaramadığını başarmış olur...
Helen tarihine altın harflerle geçer..
Kıbrıslı Türklerin ozmosisi gerçekleşmiş olur...
Türk askeri belirli bir süre daha Lokmacı'dan bir metre dahi çekilmez...
Ama limanlar ve elçilik açıldıktan sonra adanın tümünden çekilmek zorunda kalır...
Gelinen noktada akıllı olan herkesin, uyanık olması ve gelişmeleri sağlıklı bir şe-kilde takip etmesi gerekir...
Olayların üzerine kör gözle gidemeyiz...
Bugünkü durumdan büyük çıkar sağlayan üç-beş kişinin menfaati uğruna, iki bölgeli, iki toplumlu, siyasi eşitliğe dayalı, Türkiye'nin garantörlüğünde bir çözüm; Kıbrıs Türkü için en makul olanıdır...
Bunu başarabilirsek ne mutlu bizlere...
Başaramazsak, vay halimize! 

   474 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Bizimkilere örnek olsun
  17 Nisan 2008, Perşembe   Bir garip memleket
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Endişelendiren gelişmeler
  15 Nisan 2008, Salı   Hristofyas çok şanslıdır
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Kemancı ve zurnacı
  13 Nisan 2008, Pazar   Güney'e dondurma seferi
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Kendimiz etmişiz
  11 Nisan 2008, Cuma   Royters'e bile ambargo olur!
  10 Nisan 2008, Perşembe   Avrupa'ya kaç tercüman göndereceğiz?
  08 Nisan 2008, Salı   Uyanık olmak