İki kardeş parti iktidarda
Reşat Akar

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   25 Şubat 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kim ne söylerse söylesin, dünden itibaren Kıbrıs'ın tarihinde yeni bir sayfa açıldı...
1974 Barış Harekatı öncesinde, Kıbrıslı Türklerle, Kıbrıslı Rumların 'yeniden birleşmesi' yönündeki girişimleri sadece iki parti üstlenmişti: AKEL ve CTP...
1974 sonrasında da bu iki partinin yetkilileri arasında görüşmeler devam etti...
Kıbrıs'ta buluşamadıkları zamanlarda, yurt dışında bir araya geldiler...
Dünyaya verdikleri mesaj şuydu:Kıbrıs sorununu biz  çözebiliriz!
2003 yılına kadar 'konjektür', iki partinin iktidara gelmesi açısından uygun değildi...
Fakat, AK Parti'nin Türkiye'de iktidara gelmesi sonrasında, birçok şey değişmeye başladı...
Sadece Türkiye'de değil, Kıbrıs'ta önemli değişiklikler yaşandı...
Bunların en önemlisi, sınır kapıularının açılmasıydı...
Ardından yönetimdeki değişiklik...
Kıbrıs Türkleri'nin yarım asırlık lideri Rauf Denktaş, Türkiye'nin desteğiyle görevinden uzaklaştırılıyor, yerine CTP'nin üçüncü lideri Mehmet Ali Talat geliyordu...
Üçüncü önemli gelişme ise 24 Nisan 2004 referandumuydu...
Kuzey'de iktidara gelen kardeş partilerden CTP üze-rine düşeni yapmış, ortak bir vatan için Kıbrıs Türkleri'ni 'evet'e yönlendirmişti...
AKEL ise Güney'de koalisyonun ortağı olmakla birlikte liderlik koltuğunda Tasos Papadopulos oturuyordu...
"En iyi Türk ölü Türk" sloganına sıkı sıkıya bağlı Papadopulos'un, iki toplumun siyasi eşitliğine dayalı, birleşik bir Kıbrıs'a onay vereceğini beklemek saflık olurdu...
Nitekim, referanduma saatler kala, AKEL lideri Dimitris Hristofyas'ı da etkileyerek, halkı 'hayır'a yönlendirmeyi başarmıştı...
'Hayır' sonrasında, Kuzey Kıbrıs'ta korkunç bir inşaat patlaması yaşandı...
İnşaat artışıyla birlikte Kuzey'in nüfusu neredeyse ikiye katlandı...
Ada artık 'kalıcı' bir bölünmüşlüğün eşiğine geldi...
İşte bu noktada, gerek AB, gerekse ABD, Kıbrıslı Rumlara son uyarıyı yaptı: Ya Papadopulos'u gönderin, ya da Taksim'i kabullenin...
Papadopulos, medyanın ve para babalarının desteğini alarak, koltuğunu korumak için büyük çaba harcadı...
Buna karşın, daha ilk turdan 'tumba' gitti...
İkinci tur seçimlere katılan Dimitris Hristofyas, Papadopulos'un partisi DİKO'nun desteğini alarak kazandı...
Bu desteği alabilmek için de muhakkak bazı tavizler verdi...
Fakat, diğer yandan Kıbrıs Rum ve Türk halkına, ayrıca dünyaya verdiği taahhütler vardır...
Kıbrıs sorununun çözümü konusunda "iki bölgeli, iki toplumlu, siyasi eşitlkiğe dayalı federasyonu" kabul etti...
Kıbrıs'ın, Türklerle, Rumların 'ortak vatanı' olduğunu söyledi...
Seçim öncesi ve seçim sonrası tüm mitinglerde,         rakibi Kasulidis gibi Yunan bayraklarını kullanmadı...
Ve sonunda kazandı...
Artık adanın kuzeyini ve güneyini 'kardeş partiler' yönetecek...
Yaklaşık 45 yıl devam eden hayallerin büyük bir kısmı gerçek oldu...
Bundan sonraki süreçte üzerlerine düşen, Kıbrıs sorununa kalıcı bir çözüm bulmak ve adanın tümünü AB üyesi yapmak...
Kıbrıslı Türklerin güvenlik endişelerini gözardı etmeden, gerçekci bir çözüm yapabilmek için konjonktür uygundur...
Hristofyas bunu da başaramazsa, hem AKEL'in sonu olur, hem de Kıbrıs kalıcı bir şekilde bölünmeye gider...
Bu son şanstır!!!

   451 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Bizimkilere örnek olsun
  17 Nisan 2008, Perşembe   Bir garip memleket
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Endişelendiren gelişmeler
  15 Nisan 2008, Salı   Hristofyas çok şanslıdır
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Kemancı ve zurnacı
  13 Nisan 2008, Pazar   Güney'e dondurma seferi
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Kendimiz etmişiz
  11 Nisan 2008, Cuma   Royters'e bile ambargo olur!
  10 Nisan 2008, Perşembe   Avrupa'ya kaç tercüman göndereceğiz?
  08 Nisan 2008, Salı   Uyanık olmak