Biz böyle miydik?
Reşat Akar

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   23 Şubat 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kıbrıs Türkü'nün sıkıntılı günlerini kimse unutmuş değildir...
Herkes gibi, rahmetli babam ayda 30 Kıbrıs Lirası maaşla ev geçindiriyordu...
Herkes gibi onun da 'bakkal defteri' vardı...
Bir ay içinde alınan eşyalar o deftere yazılırdı ve ay başında maaşı aldığı gün babamızın ilk işi, o defterdeki hesabı ka-patmak olurdu...
Bir kurş borca giren Kıbrıslı Türk'ün yüzü kızarırdı...
Yoklukla geçen o sıkıntılı günlerde, hırsızlık, soygun ve cinayet gibi olaylar yok denecek kadar azdı...
Şimdi gazete sayfalarını çevirdikçe okuduklarınız karşısında şaşırıp, kalıyo-ruz...
56 yaşındaki adamın, Belça'dan 358 gram pastırma alıp, parasını ödemeden kaçması, fakirliğin ve açlığın sonucu mudur, yoksa yılların alışkanlıklarından mı kaynaklanıyor?
Yol kenarına park eden bisikletin çalınması...
Arkadaş kavgasında bıçakların konuşması...
Araba hırsızlıkları ve kundaklamalar...
Bunlar, eskiden kalma alışkanlıklar mıdır, yoksa ithal kültürün bir sonucu mudur?
Kıbrıs'ın yarım asırlık sürecinde 60 tane aracın yakıldığını iddia edebilecek hiç kimse yoktur...
Ancak son 6 yıllık sürede 628 aracın kundaklanması bir gerçektir...
Öğrencilerin, tekme-tokat, kavga içinde sınava girdiklerine ne zaman tanık olduk arkadaşlar?
Böylesi bir ortamda gençlik yetiştirmenin nelere mal olduğunu düşünen ve önlem talep eden var mıdır?
Hemen her gün karşılaştığımız uyuşturucu davaları hiç mi bizleri etkilemiyor?
"Rumlar'da da var" diyerek, dehşet verici bir olayı bu kadar basite indirmekle, kendi çocuklarımızın geleceğini kararttığımızın farkında mıyız?
Bu ülkenin bütün derdi, daha çok maaş, daha lüks araba, yüzme havuzlu villa mıdır arkadaşlar?
Sayılı zenginler arasına girmek midir en büyük şeref?
Yarın bir çözüm olduğunda, bizleri hangi sınıfa koyacaklarını şahsen çok merak ediyorum...
İngiltere ve diğer AB ülkelerinde yaşayan zencilerin, Pakistanlı ve Hintlilerin sınıfına mı gireceğiz?
Yoksa onlardan daha da kötü bir sınıfa mı gireceğiz?
Siyasetçisi, gazetecisi, sendikacısı, öğretmeni, öğrencisi ve velisiyle...
Uyanmaz ve bu tehlikeli gidişat karşısında sesimizi yükseltmezsek...
Bir süre sonra akacak gözyaşları fayda etmeyecek arkadaşlar...
Bizler böyle değildik...
Bugünleri yaşamak için direnmedik...
Yolda önümüzü kesen, suçlu olduğu halde el-kol işaretiyle namusumuza küfreden araç sürücüleriyle yeni yeni tanışı-yoruz...
Özlemini çektiğimiz ve hak ettiğimiz düzen bu muydu?
Lütfen cevap veriniz...
Bu muydu özlemini çektiğimiz düzen?

   416 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Bizimkilere örnek olsun
  17 Nisan 2008, Perşembe   Bir garip memleket
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Endişelendiren gelişmeler
  15 Nisan 2008, Salı   Hristofyas çok şanslıdır
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Kemancı ve zurnacı
  13 Nisan 2008, Pazar   Güney'e dondurma seferi
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Kendimiz etmişiz
  11 Nisan 2008, Cuma   Royters'e bile ambargo olur!
  10 Nisan 2008, Perşembe   Avrupa'ya kaç tercüman göndereceğiz?
  08 Nisan 2008, Salı   Uyanık olmak