|
Papadopulos kaybetti diye sevinenleri şimdi başka dert sardı... İkinci turda kimin seçileceğinden çok, Papadopulos'un partisi DİKO'ya, sözde sosyalist EDEK'e, faşizmin sembolü Evroko'ya ve hepsinden önemlisi kiliseye verilecek tavizler hepimizi düşündürüyor... İkinci tur öncesinde EDEK Partisi ile Yeşiller'in, AKEL lideri Hristofyas'ı destekleyeceği açıklandı... Kilise ve EOKA dernekleri ise Kasulidis'e destek sözü verdi... Dünkü yazımı okuyanlar anımsayacaklar, Kasulidis'in, bi-rinci tur seçimler öncesindeki tavırları ağırlıklı olarak EOKA'cıları memnun etmeye yönelikti... Bir yandan Kıbrıs sorununu çözeceğini söylerken, diğer yandan Kıbrıslı Türklere güven vermeyen hareketlerde bulunuyordu... Miting alanlarını Yunan bayrakları ile süsleyen Enosis yanlılarına "Kıbrıs Yunandır" diyordu... Öyleyse Kasulidis, çözüm için tercih edilecek bir aday değildir... İçindeki ateşi heyecanlandığı bir anda dışarı vurmasaydı, O'nun 'evet' yanlısı bir kişi olduğuna inanabilirdik... Fakat, seçim öncesinde ve seçim sonrasındaki tavırları, erken uyanmamızı sağladı... Kilisenin ve EOKA derneklerinin çok hızlı bir şekilde Kasulidis'in yanında yer alacaklarını açıklamalarının nedeni de budur... Anımsayacağınız gibi, Başpiskopos Hrisostomos, bir süre önce yaptığı açıklamada, seçimlerden sonra Kıbrıs sorununun çözümü yönünde insiyatif alacaklarını ve uzmanlara bir çözüm planı hazırlatıp, bunu AB'ye taşıyacaklarını açıklamıştı... Kasulidis ise, üniversitelerle işbirliği yaparak, akademisyenlere plan hazırlatacağını söylemişti... Kısacası, Kilise ve Kasulidis aynı paralelde ilerliyor... Hedef, bir yandan Kıbrıslı Türklerle görüşür gibi yapmak, diğer yandan yeni çözüm planları üzerinde zaman harcamak... Bu süre zarfında, Türkiye'nin AB sürecini tehdit ve şantajlarla geriletmek, ya da tavizler koparmak... Kilisenin ve Kasulidis'in hazırlayacağı bir çözüm planı bizleri tatmin edecek mi? Şimdiden çok iddialı bir şekilde 'hayır' diyebiliriz... Dün seçim meydanlarında 'Kıbrıs Yunandır' diyen Kasulidis'in ve her zaman Enosis'i savunan kilisenin ortaya çıkaracağı planlar bizi tatmin edemez... Üstelik, dinin, siyasete alet edilmesine her zaman karşı çıkmış bir toplum olarak "kilise, siyasete niye karışıyor?" diye sormayacak mıyız? Peki Hristofyas farklı mı düşünüyor? DİKO'nun desteğini sağlamak için Temsilciler Meclisi Başkanlığı ile Dışişleri Bakanlığı görevlerini peşinen bu partiye teklif eden Hristofyas, diğerlerinden farklı bir politika izleyebilir mi? Bugün için 'izlemesini dilemekten' başka birşey yapamı-yoruz... Seçimlerden önce, Kıbrıs'ı, her iki toplumun da 'ortak vatanı' ilan eden Hristofyas'ın, lider seçildiği takdirde Enosis hedefiyle hareket edeceğine inanmak istemiyoruz... Kuşkusuz, 24 Şubat'ta sandıktan çıkabilirse... Son söz: Kıbrıs Türkleri olarak gerçekten kritik bir dönemeçteyiz...
|