|
Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en karmaşık, en tehlikeli günlerini yaşıyor... Düne kadar, bugünkü AK Parti iktidarına destek veren bazı gazeteler dahi, son gelişmeler karşısında Türk halkının kamp-lara bölünmesinden ve ciddi gerginliklerden söz edebiliyorsa, durum oldukça vahimdir! Bir yandan yüklü miktarda iç ve dış borçlar... Diğer yandan, PKK ile yürütülen ve henüz sonucun ne olduğunu anlayamadığımız askeri harekat... Yetmedi, türban kavgası! İşin ucunu bir yerden kaçırırsanız, ardından nelerin geleceğini kestiremezsiniz... Türkiye'de, türbanın Başbakanlık konutuna, ardından Çankaya'ya girmesine destek verenler, aslında bugünlerin hazırlayıcılarıdırlar... Düne kadar, "Hiçbir şey olmaz... Türkiye laiktir ve laik kalacak..." diyorlardı... Bugün ise gelişmeleri büyük bir endişeyle izliyorlar... Utanmasalar, işledikleri suçlardan dolayı çıkıp özür dileyecek, pişmanlıklarını dile getirecekler... Gözünü para hırsı bürümüş ufak bir azınlığın desteklemesi sonucunda türban, Çankaya'dan sonra üniversitelere giriyor... Meclis'ten geçirilen anayasa değişikliklerinin yorumu konusunda değişik görüşlerin olması, gerginliği daha da tırmandırıyor... Dünkü haber bültenlerinde okuduğumuza göre,rektörler, üniversitelere türban serbestisi getirecek anayasa değişiklikleri konusunda belirsizliklerin yaşandığını belirterek, şu tehli-keye işaret ediyorlar: "Öğrenciler kapıya dayanır ve tahrikler olursa ne yapacağız? Karar bize bırakılırsa kaos kaçınılmaz." Türkiye'nin son fotoğrafı hiç de hoş değil... Ne bugün, ne de gelecek için umut vermiyor... En önemli ekonomik işletmeleri, bankaları, hatta medya hisselerinin önemli bir bölümünü yabancılara satan, diğer yandan laiklikten uzaklaşan bir Türkiye, gelecek için umut veremez... İnsanları "türbanlı ve türbansızlar" diye kutuplara ayırmak, kardeşi kardeşe düşürmekten başka birşey değildir... Türk gençleri, 1970'li yıllarda, sağ-sol çatışmalarından büyük acılar çekti... Çıkan çatışmalar yüzünden yüzlerce genç ya hayatını kaybetti, ya da sakat kaldı... Yüzlercesi, eğitimini tamamlayamadı... Şimdi gündemde sağ-sol çatışması yerine türbanlı-türbansız tartışmaları var... Birileri sanki bilinçli bir şekilde kibriti çakmış, sonucunu seyretmeye çalışıyor... Böylesi bir kaos ortamında sonuç ne olur? Türkiye, türban kavgasıyla, PKK harekatıyla, dış borçlarla uğraşırken, bir süre sonra yabancıların 'kabul edilemez' talepleri gündeme gelir... Güney'deki seçimlerin 24 Şubat'ta tamamlanması sonrasındaki olası gelişmeleri gözlerimin önünden geçiriyorum ve ürküyorum... Üç yüz milyar Dolar veya daha fazla borcu olan, ekonomik kuruluşların yönetimini ve hisselerini yabancılara kaptıran bir Türkiye, meydana gelecek uluslararası baskılar karşısında ne kadar direnebilir?.. Çok zor bir süreç bizleri bekliyor... Böylesi bir süreçte, ekonominin ne olacağını kimse kestiremez... Bir de global krizin etkilerini dikkate almak zorundasınız... Dolar geçtiğimiz hafta 1.16 YTL dolayında seyrediyordu, dün 1.23 YTL'yi gördü... Bu şartlarda, döviz borcuna aman dikkat!!!
|