|
KKTC'de ilginç gelişmeler sürerken kafalar da karışmaktadır. Ekonomik akılla hiç örtüşmeyen marketlerin saat uygulaması ısrarla hayata geçirilmek istenirken serbest pazar ekonomisinin işleyişi ile bireysel hak ve özgürlüklere önemli bir darbe indirilmiş oluyor. Avrupa ilke ve standartlarını benimsediklerini her fırsatta dile getiren karar alıcılar 'sermaye karşıtlığı' duruşları ile gerçek siyasi kimliklerini ortaya koymaktadırlar. Rum tarafında turistik bölgeler dışında özellikle Lefkoşa'da marketlerin saatlerinde bazı sınırlamalar Kilisenin de etki-siyle halen devam etmektedir. AB'ye üye olduktan sonra Ortodoks Rum kesiminde bu uygulama tepkilere yol açarken Protestan İngiltere'de artık Avrupai normlar üstünlük sağlarken market ve alışveriş merkezlerinin 24 saat açık kalmaları yaygınlaşmaktadır. Lokmacı'nın açılışı için en ön saflarda mücadele eden Esnaf ve Zanaatkarlar Odası ve Başkanı Hürrem Tolga marketlerin saatlerindeki sınırlama kararının alınmasına da öncülük etmektedir. İşte bu noktada meselenin siyasi bir boyutu olduğu ortaya çıkıyor. Tartışmalar bir hayli kafa karışıklığına neden olurken hem yatırımcı, hem de tüketici bu belirsizlikten nasibini almıştır. KKTC Süpermerketler Birliği’nden sonra kurulan Marketler Birliği’ne geçen hafta Çağdaş Süpermarketler Birliği de eklenmiştir. Belki de özellikle kurdurtulan bu Birliklerin bazıları meselenin daha da karışmasına neden olmaktadırlar. Bir market sahibinin tek şubesinin 9 günlük uygulamayı baz alarak yapmış olduğu tahmine göre aylık hasıla kaybı 300 bin YTL, Maliye'ye ödenen KDV'de de 15 bin YTL azalma olmaktadır. Bunu tüm marketlere projekte ettiğinizde hiç de küçümsenmeyecek rakamlar ortaya çıkmaktadır. Metropol'ün bir gazete reklamında belirtildiği gibi 'pazarımızı kendi ellerimizle daraltmamalı, ekonomimize kendi ellerimizle taş koymamalıyız.' Ekonomik bakımdan onbinlerce müşterinin alışverişlerine sınırlama getirilmesi ciddi bir daralmanın işareti olup, kayıt dışılığa hizmet etmektedir. Saat sınırlaması dünyadaki alışveriş trendlerine ters, tüketici hak ve özgürlüklerinin sınırlanması ile 'keyifli' bir ortamda pozitif enerji depolanmasını engellemektedir. Bu uygulamanın Lokmacı Kapısı'nın açılacağı bir döneme rastgelmesi adeta sinir bozmakta, bazı şüphelerimize malzeme olmaktadır. 8 Temmuz sürecine bağlı olarak çok yanıltıcı bir biçimde 'çözüm' ümitleri pompalanırken acaba birleşik Kıbrıs'ta entegre bir ekonomi için uyum çalışmaları mı yapılmaktadır? Şüpheniz olmasın Lokmacı'nın açılmasıyla Kuzey'den daha da fazla müşteri kazanmak için Ledra Caddesi Rum tüccarlarca canlandırılacaktır. Böylelikle zaten fazlasıyla aleyhimize olan Güney'le ticaret dengesinin daha da aleyhimize gelişmesine neden olacaktır. Bu aşamada marketlerimizin saat uygulamasına getirilmek istenen sınırlamalar gerek Güney ile rekabet, gerek tüketici hak ve özgürlükleri, gerekse işletmelerin maliyetleri bakımından son derece zararlıdır. Erken kapanan marketler yerine insanlarımız Ledra Caddesi'nde alışveriş yapmayı tercih edebilecek, saatleri kısıtlanan marketlerin daha da artacak olan maliyetlerinin tüketiciye yansıması ile Güney daha da cazip hale gelecektir. KKTC'nin çok pahalılaştığını, sorumsuzca şişirilmekte olan kamu maliyesiyle bütçenin iyi yönetilmediğini, zorunlu olarak yapılmakta olan zamların enflasyonist bir ortam yaratmakta olduğunu ve Güney ile rekabet etmek zorunda olunduğundan gidişatın hiç de içaçıcı olmadığını sık sık bu sütunlarda dile getirmekteyiz. Bu açıdan değerlen-dirildiğinde marketlerin çalışma saatleri ile ilgili yasal düzenleme maliyetleri yükselteceğinden KKTC'nin rekabet gücüne zayıflatacaktır. Sınırların kalkmakta olduğu, rekabet unsurunun fevkalade önemli hale geldiği tüketim toplumunda artık hükümet edenler ekonomik akla ters olan, tüketici eğilimlerini dikkate almayan uygulamalarla ülke ekonomisine telafisi mümkün olmayan zararlar vermekte olduklarının bilincinde olmaları gerekmektedir.
|