|
Kimseler ıkınıp sıkılmasın, kendini zora sokmasın, her dönemde, devletin parmağı olan her yapıda baştaki hükümetlerin ağırlıklı olarak dumanı tüttürülmüş, borusu öttürülmüştür. Hele devlet üniversitelerinde bu iş çok bariz bir şekilde gerçekleştirilmiş, mütevelli heyet marifetleriyle başta bulunan hükümet, ahtapotun kollarını anımsatırcasına özerk olması gereken yapıyı adeta at oynattığı cirit alanına döndürmüştür. Şu farkla ki; eskiden bu işler adabına uygun olarak gerçekleştirilir, sivri hadiselerin ortaya çıkmamasına özen gösterilirdi. Şimdilerde ise bunlara dikkat etmek gibi bir kavram kalmadı! Herşeyler uluorta ve korkusuzca yaplıyor! Biliyorsunuz bir süreden beridir LAÜ’de işler karışık. Kişi isimlerine itibar etmemeye çalışacağım ancak aynı zamanda Lefke Avrupa Üniversitesi mütevelli heyetinin de üyesi olan Güzelyurt Belediye Başkanı Mahmut Özçınar’ın, mütevelli heyetten alınıp, yerine, kendi kendini atama yaparak bir ilke imza koyan Hatice hanımın gelmesiyle birlikte işler adeta Arap saçına döndü. Bir süre önce bir televizyon programında UBP Güzelyurt milletvekili Türkay Tokel'le LAÜ'deki gelişmeleri de içeren bir söyleşi yapılıyordu. Tokel'in "üniversite işleri, üniversite kampüsünde çözümlenmelidir" mealindeki konuşmasına, canlı yayına telefonla katılan CTP Güzelyurt İlçe Başkanı, "tarafları uzlaştırmak için ilçe binasına çağırdık ve ilçede toplantı yaptık" diyordu. Bu ifadelerle CTP'nin çizmeleriyle olayın tam ortasında olduğu çok net bir şekilde ortaya çıkı-yordu. İki gün önce LAÜ'de olaylı bir eylem başlatıldı, süresiz greve gidildi. Eylem esnasında KTOEÖS Başkanı tutuklandı. Haklı, haksız, doğru, yanlış bunlara girmeyeceğim. Üniversitelerde sendikal faaliyet olurdu, olmazdı buna da girmeyeceğim. Tutuklama ve çıkan olaylar nedeniyle KTOEÖS gitti ve CTP merkez binasına siyah çelenk bıraktı. Bunun üzerine bir açıklamada bulunan CTP Genel Sekreteri Kalyoncu, "eylemin muhatabının CTP olmadığını, LAÜ'de yaşananlar protesto edilecekse siyah çelengin LAÜ Rektörlüğü'ne bırakılması gerektiğini, devlet işlerinin partiye mal edilmemesini, CTP olarak devlet işlerini partiye karıştırmamak için uğraştıklarını" belirtti. Halbuki, "Hatice hanım bize sormadan hiçbir şey yapamaz" ifadeleriyle karmaşanın gerçek adresinin neresi olduğu kuşkuya mahal vermeyecek şekilde ortaya çıkarken, benzer tür yaklaşımlarla şu küçücük ülkenin yaşanabilir olmaktan çıkarıldığının acaba farkında mısınız? Ağır kurvazörlerin hantal manevra kabiliyetini anımsatırcasına, başlarını kuma gömerek ortalarda "sütten çıkmış ak kaşık" tavrında davranmak o anı kurtarmaktan başka bir işe yaramıyor! Diğer taraftan Yakın Doğu Üniversitesi değişik dünya ülkeleriyle protokoller yaparak gerçek üniversite kimliğine yaraşır uygulamaları hayata geçirirken, ülkenin tanıtımı, üniversitelerin gelişimiyle bağlantılı ciddi adımları ortaya koyarken, bir devlet üniversitesinin düşürüldüğü durum, oluşan ortamlar, üzerinde ciddiyetle durulması gereken acı bir vakıadır!
|