|
Birkaç gün önce hemen yanıbaşımızda, YDÜ de, güz döneminde diploma almaya hak kazanan gençlerin töreni vardı. Her diploma töreninde yaşanılan heyecan, yılların emeğine dayalı bir ortam dalgalanıyordu, bayrak gibi. Dikkatimi çeken birkaç enstantaneden ilki, yabancı öğrenciler adına konuşan Filistinli bir öğrencinin sözleri, konuşmadan öte mağrur bir yakarıştı adeta. Kıbrısta Türklerin vermiş olduğu var oluş kavgasıyla kendi kavgalarını özleşleştiriyor ve sesini bir adım öteye taşıyabilmek için bir misyon üstlenmiş insanların vakarı içinde sözlerini tamamlıyordu. Orada yaşanılan, yaşatılan ortam bile Yakın Doğu Üniversitesinin ne denli önemli görevler üstlendiğini kanıtlar nitelikliydi. Buna karşın diploma törenine icabet eden sayın Milli Eğitim Bakanı Canan Öztoprak hanımın sözleri bana göre net değildi. Tabir yerinde ise konuşmaları, yaklaşımları "hem nal'a, hem mıh'a" vurur mahiyetteydi. Bir tarafta YDÜ de ortaya konan insan üstü gayretlere, ortaya konan devasa gelişmelere övgüler yağdırırken, diğer taraftan bu gelişmelere adeta korkak bir tereddütle gelmekteydi !. Halbuki gerek Tıp Fakültesi konusunda, gerekse yakında temelleri atılacak olan YDÜ Hastahanesi hususunda Güney Kıbrıs paniklemiş durumda. Esasen Üniversiteler konusunda, dolayısıyla "eğitim turizmi" bağlamında KKTC den ne denli gerilerde olduğunun bunalımını yaşamakta olan Güney Kıbrıs bu kez Yakın Doğu Üniversitesinin başlatmış olduğu Sağlık alanındaki atılımlar karşısında paniklemiş bir ortama girmiş. İnşaatı süratle devam etmekte olan Tıp Fakiltesi yanında yakın bir zamanda temelleri atılması beklenen Sağlık kompleksinin varlığı Rum kesiminin gözünü korkutmuş bulunmaktadır. Biz de ise yetkili merciler ayak sürümekte, derelerin denize akışını engelleme gafletine içine giren kesimlere şirin gözükme uğruna böylesi önemli girişimleri bir anlamda zamana bırakmakta, olayların seyrine göre tavır sergileyerek politika yapmaya çalışmaktadırlar. Halbuki politikaların Güney Kıbrısın feveranında gözlenmesi gerekmiyormu ? Rumların, Kuzeyde oluşan gelişmeler karşısında takındıkları isyanlarında, Kıbrıs Türkünün avantaj yakaladığı konulara Güneyin çomak sokması, KKTC de yapılanların doğruluğunun bir göstergesi olarak algılamak için ne üniversite, ne lise, ne de ortaokul bitirmenize gerek yok, hatta bakan , başbakan olmanıza bile gerek yok. Bir anahtarcı olsanız, çilingir olsanız, dülger olsanız, kaportacı bile olsanız, bunu anlamanıza yeter de artar bile !
|