Talihsiz tepki
Adnan Işıman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   30 Ocak 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yıllardır çok yakınlarımızın, bildik insanlarımızın sudan, hatta uyduruk gelebilecek nedenlerle bu dünyadan göç edişlerine şahitlik etmek talihsiz-liğini yaşıyoruz.
Hele son şu birkaç gün içinde, önce Taner, ardından Pars. Tanrıdan başka kim bilebilir ki, bakalım yarınlar nelere miras!
Hastanenin ilgisizliği, ambulans donanım yetersizliği bahane. Tıbbın elini kolunu bağlayan, hatta o doktorun en yakını bile olsa, doktoru çaresiz bırakan öylesine sağlıkla ilgili karmaşık dertler, sorunlar var ki!
Varsayalım ki, en bariz doktor hatalarında bile doktoru aklamaya çanak tutan belirsizlikler işte bunun arkasında siner ve gizlenir kalır.
Hani bir atasözümüz var; "hata, insanlar içindir" derler ya, doktorun  "ya ben de bir gün hataya düşersem" telaşı birçok konuyu hasırın altına yatırır.
Hipokrat yemini diplomaların yanında hep asılı duran, güzel çerçeveler içinde parlayan göstermelik bir yalandır.
Bunun altında yatan acı gerçek, kimsenin, kimseyi ısırmamak andıdır!
Dikkat ettiniz mi, olanlar, yaşanan acı sonuçlar, hastaya, hasta yakınının yanına hep kâr kalır!
Bilmem hatırlar mısınız, delikanlılık yıllarıma kadar yaşadığım süreçte "Hipokrat" yemini etmiş, kendini günün her allahın saatinde hastasına adamış idealist doktorlar, arabalarının arka camına "doktor" ibaresinin yazılı olduğu bir levha asarlar veya bunu arabalarının camına yapıştırırlardı.
İnanmayabilirsiniz ama doktor sayısı bugünkünün yüzde biri kadardı. Yolda bir kaza cereyan etse, olmadık ücra bir yerde sağlıkla ilgili bir olumsuzluk sergilense, arabasının arka camında "doktor" yazılı bu idealist insanlar hemen olaya müdahale eder, olaya şahitlik edenlerden takdir toplarlardı.
Zaman değişti, o günlerden bugüne değer yargılarımız gelişti. Hepimiz yeşilci olduk, yeşile özlem herşeyin önüne geçti.
Hem bu yeşil öyle çayır çimen yeşili değil, bu yeşil arada bir yakmakta hiçbir sakınca görmediğimiz orman yeşili de değil!
Bu yeşil, Dolar yeşili veya gökyüzü mavisi yerine Euro mavisi.
Kaza sonrasında yerde debelenen, can çekişen insanların yanından arabasıyla hiçbir şey olmamış, sade bir vatandaş edasıyla geçerken şöyle uzanıp bakan Hipokrat yeminli insanlar, nöbetçi olmadığı gerekçesiyle istirahati uğruna ölümle sonuçlanan olaylara kayıtsız kalınmasına adeta zemin hazırlandı.
Nöbetçi doktorluk görevini evinde yatarak tutanlar olduğu sır olmaktan çıkmış durumda. Sağlık Bakanı istediği kadar "Sağlık Yasası" diye para-lansın dursun, bu yasayı takan olmadıktan sonra neye yarar!
Şimdi de bir başka düşünce yapısı oluştu, Yakın Doğu Üniversitesi’nin sağlıkla ilgili atılımlarına, sadece ülkemiz boyutunda değil, Ortadoğu çapında düşünülen yatırımlarına rant gailesi içinde takoz koymaya, temsil ettikleri kuruluşun yönetimlerinden istifa ederek tehdit unsuru yaratmaya yönelik girişimler başlatıldı.
Üniversitede görev yapan hocaların söz konusu meslek kuruluşlarına üye olmadan meslek icra ettikleri başlıca tepki konusu.
Kaldı ki ülkemize yıllardır Türkiye’den gelen, çeşitli tıbbi müdahaleleri gerçekleştiren uzman kimselerin doktor birliklerine üye olup olmadıkları sözkonusu bile edilmedi.
Buna karşın YDÜ’deki hocaların üye olma hazırlıkları tamamlandığı günlerde yönetimden istifa gerekçe gösterildi, üye müracaatları geri çevrildi.
İnsanın aklına şu soru geliyor: "Acaba tatlı gelirler tehlikede mi?"

   466 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   UBP’de yaklaşan kasırga
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Gaflet mi yoksa ihanet mi?
  14 Nisan 2008, Pazartesi   İş bitirici olmak önemlidir, yetenek gerektirir
  11 Nisan 2008, Cuma   Komutanım hoş geldiniz, siz bizden daha iyisini bilirsiniz
  09 Nisan 2008, Çarşamba   Çiftlik
  07 Nisan 2008, Pazartesi   Aç-kapa, aç-kapa..!
  02 Nisan 2008, Çarşamba   İster istemez biz de hapşıracağız
  31 Mart 2008, Pazartesi   Bremen mızıkacıları
  28 Mart 2008, Cuma   Hristofyas ve Ankara'dan nefret edenler
  28 Mart 2008, Cuma   Lokmacıda dekorlar hazırlanırken