Makarios ne söyledi ve ne yaptı?
İsmet Kotak

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   21 Nisan 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Rumlarla yeni bir başlangıç yapma iddiasında olanların, yakın tarihi iyi okumalarını dilerim. Birileri arkalarından koşturur olmalı ki, "Kıbrıs konusunda süratle anlaşmaya varmak" gerektiğini etrafa telkin etmeye ve kendi kararlarını halka mal etmeye çaba harcıyorlar. Oysa Rumların pek acelesi görünmüyor.  Bunu da Rum Dışişleri Bakanı Markos Kipriyanu yüzümüze söyledi. Çünkü Rumlar ara istasyonlarda ne olursa olsun, "nihai hedeflerinin Enosis" olduğunu bildikleri için hesaplarını buna göre yapmaktadırlar.
KKTC Cumhurbaşkanı M. A. Talat, eski sosyalist ayaklara basarak, "Şimdi, hemen çözüm" diyerek Kıbrıs Cumhuriyeti'ni, "Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti" olarak kabul ettiğini arkadaşı Hristofyas'a altın tepsi içinde ve kırmızı kurdeleli paket içinde sunsa ve KKTC'nin vefat ettiğini katmerli imza ile teyit etse de, bu girişimi Atina'dan ayarlanan bir oyunla geri itilecektir. Çünkü onlara göre "Enosis" gerçekleştirilmedikçe ara istasyonlarda durmak sakıncalı değildir.
***
Dersimizi iyi çalışmak zorundayız. Yaşanan tarih bize dersler saklamaktadır. Hristofyas, sonuçta Makarios'un çömezi bile olamaz. En yakını Kipriyanu olamadıktan sonra... Makarios tam bir tilki idi.
Gerisin geri 1959 Londra'sına gitmek ve Kıbrıs antlaşmalarının imzalandığı toplantıda söylenenleri anımsamak gerekmektedir. Makarios, onca müzakereden ve de hazırlanan belgelerden sonra, adada Türk askeri bulundurulacağı için antlaşmayı imzalamayacağını söylemişti. O odasına çıkarken, Karamanlis Atina'dan yola çıkmış ve Londra'ya ulaşmış, sabah toplantısına katılmıştı. O gece ne olmuşsa olmuş, iddia edildiği gibi  Makarios'un otel odasının kapısının altından, kalın ve büyük bir zarf atılmıştı. Bu bazı açıklamalar ve resimler içeriyordu.
İngiltere Başbakanı Harold Macmillan'ın başkanlığında toplanan, Londra Konferansı'nın imza gününde, Makarios, özetle şu konuşmayı yaptı:
"Bugün büyük bir gündür; pozitif düşünce, birliktelik ve işbirliği, olumsuzluklara, bölünmeye ve çatışmaya galip geldi. Bu anlaşma Kıbrıs için, İngiltere ile ve Rum ve Türkler arasında yeni bir başlangıçtır. Dün kesin karşı görüşlerim vardı. Ancak Türk toplumuna ve Türk liderliğine karşı inancın sihiri ile yaklaştım. Kesin inancım, samimi anlayışım, tam güvenle hareket ederek, çatışmaya yer bırakmayarak, itirazi kayıtlara ve yazılı garantilere gerek kalmayacağıdır. Kâlpten      inanmak sonucu tayin eder. Ben geçmişin tüm farklılıklarının unutulacağına eminim. Bunlar geçmişte kaldı.
Bu konferansın kapanışında şunu söylemek isterim: Bu antlaşma, Kıbrıs halkına barış, özgürlük ve refah yolunu açmaktadır. İki toplum, Tanrı'nın rehberliğinde, kendi çıkarlarına yakın ve birlikte çalışabilirlerse, adayı geliştirip, refaha kavuşturacaklardır".
***
Rumlarla kolkola girerek yeni ufuklara (?) yelken açmak iddiasında olanlar, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kuruluşunu sağlayan Londra Antlaşması'nın imzasında Makarios'un söylediklerini bir tarafa not etsinler ve ertesi gün neler yaptığını anımsasınlar...
***
Bunu masada açıklayan ve Allah'ın destek ve rehberliğinde barışın ve refaha açılan yolun göründüğünü söyleyen din adamı ve Kıbrıs Kilisesi'nin başı Makarios, Cumhurbaşkanı olunca ilk yaptığı açıklama, "400 yıl sonra bu ada eski sahiplerinin eline geri döndü" oldu.  Yani Bizans'ın mirasçısı Kıbrıs Rum Ortodoks Kilisesi idi... Nitekim Kıbrıs Cumhuriyeti adına, üzerinde sarı zemin üstüne siyah renkli, "çift başlı Bizans kartalı" bulunan posta pulu bastırdı. 
Ve verdiği ilk emir "Akritas Plânı'nın hazırlanması" oldu. Bu belge 7 Şubat 1967 tarihli Patris gazetesinin manşetinden başlayarak olduğu gibi yayınlandı. Bu gazete Grivas ve ekibine aitti. Belge daha sonra da Kleridis'in ünlü "Cyprus: My Deposition" kitabında yayınlandı. Sayfa 207'de gerekçeleri ve hedefleri ile birlikte yayınlandı. Akritas Plânı Türklerin bertaraf edilmeleri ve adanın Yunanistan'a bağlanma plânı (Enosis) idi. Bu plânın hazırlanmasının emrini, Londra Konferansı'nda Tanrı adına and içen Makarios verdi, Başkomutan oydu. Kleridis, Yorgacis, Papadopulos, Nikos Koççis görevler yüklenen komutanlardı. Bunların her biri "Kıbrıs Cumhuriyeti'nin" değişik makamlarında oturan ve güya bu Cumhuriyeti yaşatmak için and içen kişilerdi.
Akritas Plânı ile yeraltı örgütü kurulmakta ve Rum gençlerine silah temin edilerek, eğitimleri sağlanmakta idi. Bunlar artık gizli değildir. Rum kaynaklarınca da kanıtlanmıştır. Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası'nın tadiline ilişkin 13 madde, lâf ola masaya sürülmüştü. Silâhlanma çok önceleri başlatılmıştı...
***
Yazar Sir Harry Luke, basımı yeniden yapılan ünlü kitabında, bu konuşmanın ardından şunları not etti: "Kasım 1963'te ve daha sonra Kıbrıs Türk halkı Kıbrıs Cumhuriyeti'nden atıldı ve kendi köy ve mahallerinde kuşatma altına alındı. Herhangi bir limana da bağlantıları yoktu. Suçlandılar ve izole edildiler... Makarios, her zaman reddettiği "taksimi" nerede ise kendi elleri ile inşa etti".
***
Şimdi, 2008 yılında, Rumların çok samimi olduklarını yazan, televizyonlarda haykıran ve politik mevki-lerde bunu dillendirenlere sesleniyorum: Dostlar, tarihi gerçekleri not ediniz... Makarios, antlaşmanın mürekkebi kurumadan "Kıbrıs Cumhuriyeti'ne" ihanet etmişti; bakalım şimdikiler kaç gün ve kaç saat dayanacaklar? Biliniz ki Rum ve Yunanlı "Enosis"  olmadan durmayacaktır. Tarihi belgeler bunu gösterir. Girit gibi...

   1493 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  17 Nisan 2008, Perşembe   Denktaş soruyor: Selâmet mi, felâket mi?
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Türkiye'den su
  15 Nisan 2008, Salı   Hristofyas, "tencere dibin kara" demiş
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Muhalefet partileri bu gidişe el koymalı
  13 Nisan 2008, Pazar   PAZARLIK: Dondurmalı, Carrars'lı çözüm
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Komutan Başbuğ: KKTC bir gerçektir
  11 Nisan 2008, Cuma   Komutan Başbuğ, KKTC ve kırmızı çizgilerimiz
  10 Nisan 2008, Perşembe   Yatırımı iktidar özendirir
  09 Nisan 2008, Çarşamba   Bakir doğumu da reddettiler
  08 Nisan 2008, Salı   Hristofyas'ın oyun içinde oyunu