Komitelerde kriter aranırken
Özer Hatay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   1 Nisan 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Rum gazetelerine göre komitelerde yer alacak kişiler; yani komite üyeleri için 3 kriter aranıyor.
Yıllardır Kıbrıs'ta Türk ve Rum liderleri veya görüşmecileri arasında şu veya bu şekilde görüşmeler yapıldı.
Ancak değişmeyen bir sistemin daha işin başında yürürlüğe girdiğini görüyoruz.
Nedir bu sistem diye merak ediyorsunuz.
Bu sistem, kapalı kapılar ardında yapılmakta olan görüşme-lerde konuşulanlar ve alınan kararların Rum gazeteleri tarafından duyurulmasıdır.
Kapalı kapılar ardında yapılan görüşmelerin tek taraflı açıklanması veya Rum görüşmecilerin mensup oldukları toplumun gazetelerinde yayınlanmasının mahsurunu kimse görmezlikten gelemez.
Komitelerde çalışacak elemanlarda aranan kriterlerden önce de görüşülenler ve konuşulanların, resmi ortak metinlerin dışında bu bilgilerin tek taraflı olarak Rum gazeteleri tarafından ve-rilmesi yanlışında ısrar edilmektedir.
Görülen odur ki, geçmişte yapılan toplumlar arası görüşme-lerde, hazırlık toplantısı vb. gibi durumlarda, Rum tarafından bilgi sızdırılma alışkanlığı yine devam edecektir.
Komitelerde çalışacak olanlarda aranan kriterler yayınlanırken, nelere uyulması gerektiği hususunda kararlar ve     bilgilendirme konusunda eğer bir şeffaflık var ise, bu tek taraflı olmamalıdır.
Politis ve Fileleftheros, kapalı kapılar ardında yapılan görüşmelerde konuşulanlar ve de alınan kararlar hakkında bilgilendirme yapmaya devam ediyor.
Bu tek taraflı bir bilgilendirme ise, eski yanlışlara ve ihlallere devam edeceğe benziyor.
Geçmiş yıllarda Kıbrıs dışında yer alan gizli toplantılarda da  konuşulanlar ve alınan kararlar genellikle Rum gazetelerinden yayılmaktaydı.
Buna gazetecilik becerisi deniyorsa ve de yine devam edecek ise o zaman bizler de bu konuda nasıl çalışacağımız konusunda bir karara varmalıyız.
Tek taraflı bilgilendirmeyle görüşmelerin geleceğinin nasıl sarsılacağını bilmek için kahin olmak gerekmez.
BM gözetiminde yapılacak görüşmeler sonrasında resmi açıklamalar yine BM görevlilerince açıklanacaktır.
Normal prosedür de böyle olacağına göre, bilgi sızdırma konusunda da eşitlik ilkesinin kullanılması kaçınılmaz bir zorunluluk olarak görülüyor.
Yazımı noktalamadan önce, De Soto'nun bir yazısında "Bir yanıltıcı başlangıç daha mı?" diye sorduğunu ve ''Anahtar tutanlar'' başlığını attığını belirtmek istiyorum.
Kıbrıs Özel Temsilcisi olarak 1999'dan 2004'e kadar Kıbrıs sorunuyla müzakereleri yürüten Alvaro De Soto'nun "International Herald Tribune" adlı gazetede bir makalesine yer verildi.
De Soto, Kıbrıs sorununun bir kilit olduğunu ve bu kilidin 4 anahtarı bulunduğuna dikkat çekiyor. Bu dört anahtardan kastettiği ise Kıbrıs Türk ve Rum tarafı ve Türkiye- Yunanistan'dır.
De Soto, görevli bulunduğu dönemdeki gelişmelerin hassas yönlerine de temas ederken, Kıbrıs sorunundaki hassasiyetleri bildiğini de göstermektedir.
Ve görüşmeden iyimser olmadığını vurgulamaktadır.
Görülen odur ki, BM özel temsilcileri ve diğer görevli BM mensupları tam gerçekleri öğrenmeye başladıkları zaman görevleri dolmakta ve yer değiştirmektedirler.
İşte yeni süreçte, yeni BM Özel Temsilcisi Pscoe göreve başlıyor.  

   438 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Rum tarafının beklentisi
  17 Nisan 2008, Perşembe   Hristofyas'ın manevraları
  16 Nisan 2008, Çarşamba   YDÜ, kanser etkinliklerine dev bir adımla katılırken
  15 Nisan 2008, Salı   Hristofyas'ın hedefi Türkiye
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Lefkoşa ağlama duvarı olmamalı
  13 Nisan 2008, Pazar   Pazariyelik yazı
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Bütün hesaplar Türkiye üzerine kurulurken
  10 Nisan 2008, Perşembe   Rum yönetiminin derdine bakınız...
  09 Nisan 2008, Çarşamba   Haravgi'den al haberi
  08 Nisan 2008, Salı   Kışkırtıcı eylemlere dikkat