|
|
|
|
|
Bugün Pazar... Köşemdeki yazımı toplumlararası görüşme-lerdeki anılarımdan seçtim. 40 yılı aşkın görüşmelerin tarihçesi de anılarımızla doludur. Bu anılardan birkaçını sizlere aktarmayı uygun gördüm. Toplumlararası görüşmeler ilk Beyrut'ta yer almıştı. Temenniler ve iyi niyet beklentileriyle geçti. Anılarımı daha ziyade 1974 sonrasından seçiyorum. Mutlu Barış Harekatı'ndan sonra ikinci harekatta tamamlanınca ilk görüşme Ledra Palas Hotel'de iki toplum lideri Rauf Denktaş ve Glafkos Klerides arasında yer aldı. Görüşme de Rum basını ağır basıyordu. İki toplum lideri-nin makam arabalarıyla görüşmenin yapılacağı yerde bekli-yordu. Ortam biraz gergindi. Rum gazeteciler kendi asli görevlerinin dışında bizimle de arada bir dalaşıyorlardı. Ve öfkeli durumlarını Rauf Denktaş'ın geldiği tarafa doğru giderek belli ettiler. Kendi aralarında soracakları soruları tartışırken, bir Rum gazeteci aşırıya kaçan dozda sorusunu yönelterek şöyle dedi: "Türk askeri ne zaman gidecektir?" Denktaş birden durakladı ve soruyu yönelten Rum gazeteciye, ''Türk askerine dua edin geldi de sizi de EOKA ve cuntacı tedhişçilerinden kurtardı'' yanıtını verdi. Ve görüşme alanına doğru yürümeye devam etti. Rum gazetecileri bu kez kendi aralarında tartışmaya başladılar. Ve soruyu soran arkadaşlarına ''Böyle soru sorarsan böylesine yanıt alırsın'' derken, basın mensuplarının bulunduğu yere haliyle bir sessizlik çöktü. 15 Temmuz 1974'te cunta darbesinde EOKA darbecileri ve Yunan cuntasından Rumların da toplu mezarlara gömüldüğü haberleri daha taptaze duruyordu. Görüşmeler ile ilgili bir başka anımız: 15 Temmuz darbesinde Nicos Sampson'un, darbeden sonra Başkanlık koltuğunda oturduğu 8 günden sonra Glafkos Klerides başa getirildi. Ve Rum tarafındaki dağınıklığı toparlamak için bir basın toplantısı düzenledi. Barış Gücü'nün araçlarında Rum Enformasyon Dairesi'nde Klerides'in basın toplanısına gittik. Etrafta hala daha tedhişçi Rumlar ellerinde silahlarla dolanıyorlardı. Bu ortamda bizler de toplantı yerine girdik. Rum gazetecileri bizi görünce hayretler içinde kaldılar. Ve Klerides'in toplantısı başladı. Bir Rum genci Klerides'in konuşmasını keserek bizim olduğumuz bölümü göstererek ''Türkler nasıl olur da aramızdadır? Onları burada nasıl turuyorsunuz?'' dedi. Klerides, bu ateşli gençlere dönerek, ''bu tür konuşmaların zamanı değil. Şimdi kendimizi toparlamak ve de Türklerle görüşmeye hazır olmak zamanıdır." dedi. Görüşmeler yıllarca devam ederken, Ledra Palas Hotel'de "toplumlararası görüşmelerin" yeri olmaya devam ediyordu. Toplantılara gazeteci olarak kendi bölgemizden BM askerlerinin kontrolünde Rum gazeteciler de kendi bölgelerinden BM askerleri kontrolünde geliyorlardı. Uzun yıllar Rum gazeteciler görüşmelere genellikle öfkeli gelirken, ilerleyen zaman içinde gelişlerinde azalmalar gözle görülür oldu. Zamanla iletişim geliştikçe görüşmelere daha ziyade haber almak amacıyla katılanların dışında yorumcu yazarların katılımı da azalmış oldu. Görüleceği gibi toplumlararası görüşmelere daha ziyade görsel ve işitsel medya katılıyor. Gazeteciler görüşmeleri daha ziyade TV'lerdeki naklen yayınlardan alıyorlar. Geçtiğimiz Cuma günkü Talat-Hristofyas görüşmesinde de durum pek değişik değildi. Görüşmede görsel ve işitsel basın ekseriyette idi.
|
|
|
|
|
| |
21 Nisan 2008, Pazartesi |
Rum tarafının beklentisi |
| |
17 Nisan 2008, Perşembe |
Hristofyas'ın manevraları |
| |
16 Nisan 2008, Çarşamba |
YDÜ, kanser etkinliklerine dev bir adımla katılırken |
| |
15 Nisan 2008, Salı |
Hristofyas'ın hedefi Türkiye |
| |
14 Nisan 2008, Pazartesi |
Lefkoşa ağlama duvarı olmamalı |
| |
13 Nisan 2008, Pazar |
Pazariyelik yazı |
| |
12 Nisan 2008, Cumartesi |
Bütün hesaplar Türkiye üzerine kurulurken |
| |
10 Nisan 2008, Perşembe |
Rum yönetiminin derdine bakınız... |
| |
09 Nisan 2008, Çarşamba |
Haravgi'den al haberi |
| |
08 Nisan 2008, Salı |
Kışkırtıcı eylemlere dikkat |
|