Ledra göz boyama
Özer Hatay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   20 Mart 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

"Bu sözler kime ait?" diye sorabilirsiniz.
Bu sözler "Simerini" adlı Rum gazetesine aittir.
Analizler sütununda Kostakis Antoniou imzasıyla yayınlan yazının başlığında "Uçurumu örtmek için Ledra göz boyaması" deniyor.
Söz konusu yazıda şunlar belirtilmektedir:
"Barikatların açılması işgalin onaylanmasından başka bir şey anlamına gelmiyor. Sözde iki toplum arasındaki temas ve iletişimi desteklediği yönündeki diğer duyumlar saçmalıktan başka birşey değildir.
Barikatlar açıldığından bu yana kumarhane ve alışverişlerin ötesinde, eğer iki toplum arasında başka herhangi bir temas olduysa buna bize söyleyin de bilelim.
Öte yandan kimse barikatları Rauf Denktaş'ın açtığını unutmasın ve herhangi bir kişinin, işgal taraftarının iki toplum arasındaki işbirliğini kolaylaştırmak için barikatları açtığını desteklemesi komiktir.
Yakın geçmişteki yorumumda da vurguladığım üzere, Ledra Barikatı'nın açılmasının ne var olan duruma herhangi bir katkı sağlaması ne de bölücü statükosundan birşeyin çıkması söz konusudur.
Güya birşeylerin olması ve barış sürecine gidilmesi sadece halkın gözünü boyama olacak."
Ve Simerini gazetesindeki yorum şöyle devam ediyor: "Talat-Hristofyas görüşmesinden hemen olumlu bir sonuç çıkması beklenmediği için başka bir perspektif yoktur. Yabancılar, yanılgılar yaratmak ve yanlış yönlendirmelerde bulunmak için Kıbrıslı Rumların ve Türklerin gözlerini boyuyorlar.
 Kıbrıs sorunu göz boyamayla çözülecek bir sorun değildir."
 Ve gazete analiz köşesinde devamla şunları yazıyor: "Kıbrıs sorunu; bunu çözmekle ilgilenenlerin sorunun özünü tartışmaları ve Türkiye'ye yapılacak baskıyla çözülecek."
 Göreceğiniz gibi, Rum tarafında sağcısı, solcusu hangi partiden olursa olsun, ağız birliği edercesine bu sözleri tekrarlamaktadırlar.
 Çözümden ne anladıklarını da her vesileyle, ve her yerde aynı sözlerle söylemektedirler.
Ve Simerini gazetesi 'Analiz' köşesinde şu sözleri tekrarlamakta ve şöyle demektedir:
"İlerleme görmek isteyenlerin tümünün Türkiye'nin üyelik sürecini kolaylaştıracak teknik hareketlilik yaratmaya yönelik değil, sorunu çözmeye yönelik gerçek planları varsa bunları gerçekleştirmelidirler."
Cuma günü başlaması beklenen diyaologlar için beklenti ve özentilerini bakınız nasıl noktalıyorlar.
"Cuma günü başlayacak diyaloglara çok dikkat etmeliyiz. İstenmeyen; sadece tehlikeli sonuçlarla  yeni bir çıkmaza sürüklenmemiz değil, Nisan 2004'deki kabus ikileminin aynısını yaratacak tuzağa düşmemizdir.
Diyaloglar araç değildir. İki taraf sorunu çözmek için diyaloglara istekle başlarsa, bu iyi birşeydir. Eğer bir tarafın aklının bir köşesinde diğerini ikilemlere sürüklemek ya da sabotaj varsa, o zaman diyaloglar lanetlenir."                   

   427 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Rum tarafının beklentisi
  17 Nisan 2008, Perşembe   Hristofyas'ın manevraları
  16 Nisan 2008, Çarşamba   YDÜ, kanser etkinliklerine dev bir adımla katılırken
  15 Nisan 2008, Salı   Hristofyas'ın hedefi Türkiye
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Lefkoşa ağlama duvarı olmamalı
  13 Nisan 2008, Pazar   Pazariyelik yazı
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Bütün hesaplar Türkiye üzerine kurulurken
  10 Nisan 2008, Perşembe   Rum yönetiminin derdine bakınız...
  09 Nisan 2008, Çarşamba   Haravgi'den al haberi
  08 Nisan 2008, Salı   Kışkırtıcı eylemlere dikkat