|
|
|
|
|
"Bu sözler kime ait?" diye sorabilirsiniz. Bu sözler "Simerini" adlı Rum gazetesine aittir. Analizler sütununda Kostakis Antoniou imzasıyla yayınlan yazının başlığında "Uçurumu örtmek için Ledra göz boyaması" deniyor. Söz konusu yazıda şunlar belirtilmektedir: "Barikatların açılması işgalin onaylanmasından başka bir şey anlamına gelmiyor. Sözde iki toplum arasındaki temas ve iletişimi desteklediği yönündeki diğer duyumlar saçmalıktan başka birşey değildir. Barikatlar açıldığından bu yana kumarhane ve alışverişlerin ötesinde, eğer iki toplum arasında başka herhangi bir temas olduysa buna bize söyleyin de bilelim. Öte yandan kimse barikatları Rauf Denktaş'ın açtığını unutmasın ve herhangi bir kişinin, işgal taraftarının iki toplum arasındaki işbirliğini kolaylaştırmak için barikatları açtığını desteklemesi komiktir. Yakın geçmişteki yorumumda da vurguladığım üzere, Ledra Barikatı'nın açılmasının ne var olan duruma herhangi bir katkı sağlaması ne de bölücü statükosundan birşeyin çıkması söz konusudur. Güya birşeylerin olması ve barış sürecine gidilmesi sadece halkın gözünü boyama olacak." Ve Simerini gazetesindeki yorum şöyle devam ediyor: "Talat-Hristofyas görüşmesinden hemen olumlu bir sonuç çıkması beklenmediği için başka bir perspektif yoktur. Yabancılar, yanılgılar yaratmak ve yanlış yönlendirmelerde bulunmak için Kıbrıslı Rumların ve Türklerin gözlerini boyuyorlar. Kıbrıs sorunu göz boyamayla çözülecek bir sorun değildir." Ve gazete analiz köşesinde devamla şunları yazıyor: "Kıbrıs sorunu; bunu çözmekle ilgilenenlerin sorunun özünü tartışmaları ve Türkiye'ye yapılacak baskıyla çözülecek." Göreceğiniz gibi, Rum tarafında sağcısı, solcusu hangi partiden olursa olsun, ağız birliği edercesine bu sözleri tekrarlamaktadırlar. Çözümden ne anladıklarını da her vesileyle, ve her yerde aynı sözlerle söylemektedirler. Ve Simerini gazetesi 'Analiz' köşesinde şu sözleri tekrarlamakta ve şöyle demektedir: "İlerleme görmek isteyenlerin tümünün Türkiye'nin üyelik sürecini kolaylaştıracak teknik hareketlilik yaratmaya yönelik değil, sorunu çözmeye yönelik gerçek planları varsa bunları gerçekleştirmelidirler." Cuma günü başlaması beklenen diyaologlar için beklenti ve özentilerini bakınız nasıl noktalıyorlar. "Cuma günü başlayacak diyaloglara çok dikkat etmeliyiz. İstenmeyen; sadece tehlikeli sonuçlarla yeni bir çıkmaza sürüklenmemiz değil, Nisan 2004'deki kabus ikileminin aynısını yaratacak tuzağa düşmemizdir. Diyaloglar araç değildir. İki taraf sorunu çözmek için diyaloglara istekle başlarsa, bu iyi birşeydir. Eğer bir tarafın aklının bir köşesinde diğerini ikilemlere sürüklemek ya da sabotaj varsa, o zaman diyaloglar lanetlenir."
|
|
|
|
|
| |
21 Nisan 2008, Pazartesi |
Rum tarafının beklentisi |
| |
17 Nisan 2008, Perşembe |
Hristofyas'ın manevraları |
| |
16 Nisan 2008, Çarşamba |
YDÜ, kanser etkinliklerine dev bir adımla katılırken |
| |
15 Nisan 2008, Salı |
Hristofyas'ın hedefi Türkiye |
| |
14 Nisan 2008, Pazartesi |
Lefkoşa ağlama duvarı olmamalı |
| |
13 Nisan 2008, Pazar |
Pazariyelik yazı |
| |
12 Nisan 2008, Cumartesi |
Bütün hesaplar Türkiye üzerine kurulurken |
| |
10 Nisan 2008, Perşembe |
Rum yönetiminin derdine bakınız... |
| |
09 Nisan 2008, Çarşamba |
Haravgi'den al haberi |
| |
08 Nisan 2008, Salı |
Kışkırtıcı eylemlere dikkat |
|